Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/150 E. , 2024/1771 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/150 Karar No : 2024/1771 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... İSTEMLERİN_ÖZETİ : Danıştay Onuncu Dairesince verilen 03/06/2020 tarih ve E:2019/2882, K:2020/1565 sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanu…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/150 E. , 2024/1771 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/150 Karar No : 2024/1771 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... İSTEMLERİN_ÖZETİ : Danıştay Onuncu Dairesince verilen 03/06/2020 tarih ve E:2019/2882, K:2020/1565 sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... mirasçıları olduklarını beyan eden davacılar tarafından, 1994 yılında terör olayları nedeniyle boşaltılan Tunceli ili, Pülümür ilçesi, ... köyünde bulunan mal varlıklarına 2001-2014 yılları arasında devam eden terör olayları nedeniyle ulaşamadıkları iddiasıyla 2001-2014 yılları arasında uğradıklarını ileri sürdükleri zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapılan 12/02/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 5233 sayılı Kanuna, 5666 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. madde uyarınca, 19/7/1987 tarihi ile 5666 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 30/05/2007 tarihi arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle meydana gelen zararlar nedeniyle en son 30/05/2008 tarihine kadar başvuruda bulunulabileceği, diğer bir ifadeyle, söz konusu süre kısıtlamasının sadece 30/05/2007 tarihinden önceki yıllara ilişkin zararlar yönüyle olduğu, 30/05/2007 tarihinden sonra malvarlığına ulaşamama nedeniyle meydana gelen zararlar için ise böyle bir kısıtlamanın bulunmadığı, davanın, 30/05/2007 tarihinden önceki döneme ilişkin zararlar ile söz konusu tarihten sonrasına yönelik zararlar olarak iki kısımda irdelenmesi gerektiği, 30/05/2007 tarihinden önceki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, 30/05/2007 tarihinden önceki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar nedeniyle 5233 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesi uyarınca en son 30/05/2008 tarihine kadar başvuruda bulunulması gerekirken, bu tarihten çok sonra yapılan başvurunun süresinde olmadığı, anılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 30/05/2007 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar yönünden ise, söz konusu döneme ilişkin olarak malvarlığına ulaşamamadan kaynaklı zararlar açısından, anılan Köyün girişe yasak bölge ilan edilip edilmediği, yerleşime açılıp açılmadığı, köyde ikamet eden veya etmek isteyen kişilerin güvenliklerinin sağlanıp sağlanmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, konuya ilişkin olarak Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında açılan davada yapılan ara kararına istinaden davalı idare tarafından sunulan Tunceli İl Jandarma Komutanlığının 24/04/2014 tarihli yazısında; "Tunceli İl Merkezi ile İlçelerinde 2001-2013 yılları arasında terör olayları nedeniyle idarece veya kendiliğinden daha önceden boşaltılıp halen aynı nedenle boş olan ve terör olayları nedeniyle geri dönüş imkanı bulunmayan Köy ve Mezraların bulunmadığı, güvenlik nedeniyle giriş ve çıkışı yasak olan yerlerin olmadığı, terör ve terörle mücadele kapsamında malvarlığına ulaşamama gibi herhangi bir engelin (yasaklama, güvenlik sağlanamaması, gibi) bulunmadığının" hususlarının belirtildiği, anılan yazının ve diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıların köylerine geri dönüş imkanının olduğu gibi köye giriş ve çıkışın yasak olmaması nedeniyle davacıların köyüne geri dönmemesinin nedeninin terör olayları yada terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler olmadığı sonucuna varıldığından, 30/05/2007 tarihi ile başvuru tarihi arasındaki döneme ilişkin olarak malvarlıklarına ulaşamadıklarından bahisle uğranıldığını iddia eddilen zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun incelendiğinde, terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini bakımından iki ayrı başvuru süresinin düzenlendiği, 5233 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde, 19/07/1987 tarihi ile Kanunun yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihi arasındaki döneme ilişkin zararlar bakımından, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvuru yapılmasının öngörüldüğü, anılan maddede belirtilen bir yıllık süre içinde müracaat edemeyen hak sahiplerinin mağduriyetlerinin önlenmesi ve söz konusu zararların sulh yolu ile karşılanması amacıyla 03/01/2006 tarih ve 26042 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 28/12/2005 tarih ve 5442 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesi ve 5233 sayılı Kanuna, 30/05/2007 tarih ve 26537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5666 sayılı Kanunla eklenen Geçici 4. maddesi ile Kanun kapsamındaki zararların ödenmesi istemiyle idareye yapılacak başvuru sürelerinin uzatıldığı, sözü edilen yasal düzenlemelere göre, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihi arasındaki dönemde terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararların karşılanması istemiyle en geç 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvurulabileceği, 5233 sayılı Kanunun 6. maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararların karşılanması istemiyle, zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün ve her halde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulabileceği, bu sürelerden sonra yapılacak başvuruların kabul edilmeyeceğinin hükme bağlandığı, buna göre, 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararlar bakımından Kanunun 6. maddesinde belirlenen süreler içinde, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihleri arasında meydana gelen zararlar bakımından ise 5233 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinde öngörülen süre içinde idareye başvurulabileceği, davacıların ... mirasçıları (dosyada bulunan veraset ilamı ile dava dilekçesinin incelenmesinden, başvuruda sehven ... mirasçıları yazıldığı anlaşılmaktadır) olarak Tunceli Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yaptıkları başvuruda 2001 ve 2014 yılları arasında Tunceli ili, Pülümür ilçesi, Kaymaztepe köyünde bulunan mal varlıklarına devam ettiğini iddia ettikleri terör olayları nedeniyle ulaşamadıklarını ileri sürdükleri, dava dilekçesinde de belirtilen süre aralığında devam eden terör olayları nedeniyle babalarından intikal eden mal varlıklarına ulaşamadıkları iddialarını tekrar ettikleri ve 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının karşılanması talebiyle 12/02/2014 tarihinde Tunceli Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yaptıkları başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptalini talep ettikleri, bununla birlikte davacıların mirasbırakanı ...'ın Tunceli Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 08/12/2005 tarihli havalesini içeren dilekçeyle Tunceli ili, Pülümür ilçesi, Kaymaztepe köyünün 1993 yılında terör nedeniyle boşaldığı iddiasıyla uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle başvuruda bulunduğu, bu başvuruya yönelik Tunceli Valiliği 4 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 17.718,71 TL teklifte bulunulduğu, ...'ın ölümü nedeniyle aynı davacılar tarafından açılan davada anılan işlemin ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, ardından Tunceli Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 44.828,00 TL teklifte bulunulduğu ve bu miktar üzerinden sulhname imzalandığı, 31/07/2012 tarihinde de ödemenin gerçekleştiği, bu arada aynı mirasçıların (davacıların) bahse konu 44.828,00 TL teklif içeren işlemin yedi yıllık arazi ve ağaç zararlarına karşılık geldiği, bu zararlarına yönelik teklif edilen bedel için sulhnamenin imzalandığı ancak ödenmeyen 2001-2010 yılları arasındaki ağaç ve arazi zararları bakımından ihtirazi kayıtlarını ve taleplerini belirtmeleri gereğinin doğduğunu ileri sürerek 2001-2010 yılları arasındaki mülkiyete ulaşamama durumunun dikkate alınıp arazi ve ağaç zararlarının ödenmesi talebiyle Tunceli Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığına başvuruda bulundukları ve bu başvurularının sulhname ile tüm zararlarının karşılandığı belirtilerek ... tarih ve ... sayılı cevap ile reddedildiği iddiasıyla dava açtıkları, açılan davanın akıbetinin ise Mahkemece araştırılmadığı ve kararın 30/05/2007 tarihinden önceki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme kısmında bu hususlar dikkate alınmadan ve sulhname imzalandığı göz önünde bulundurulmadan karar verildiği, bununla birlikte Mahkemece 30/05/2007 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar yönünden yapılan değerlendirmenin ise, 5233 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında bir değerlendirme içermediği, bir diğer anlatımla davacıların başvuruda bulundukları tarihin tespiti ile başvuru tarihinden geriye doğru 1 yıllık dönemle sınırlı olarak ve belirlenen bu dönemde zarar talep edilen yerleşim biriminin terör nedeniyle boşalıp/boşaltılıp boşalmadığı/boşaltılmadığının yanısıra anılan yerleşim biriminin geri dönüşe imkan sağlar şekilde yerleşime uygun hale getirilip getirilmediğine, 5233 sayılı Kanunda zarar tazmini için öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik değerlendirme içermediği, bu halde belirtilen eksiklikler giderilip 5233 Kanunda terör eylemleri ve/veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini bakımından öngörülen ve yukarıda değinilen iki ayrı başvuru süresine de dikkat edilerek değerlendirmede bulunulup bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve değerlendirmeyle verilen kararda hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacıların temyiz istemlerinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalı idareye başvuru tarihinden geriye doğru 1 yıllık süre ibaresinin düzeltilmesi gerektiği, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 2007-2013 yılları arasındaki zararlar için iptal yönünde kararları bulunmakta iken Onuncu Dairenin düzeltme istemine konu kararının çelişkiye neden olduğu, her yıl için dava açılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu, süregelen zararda sürenin 1 yılla sınırlı kalmaması gerektiği, 2007-2013 yılları arası için iptal kararı verilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı idare tarafından, 12/02/2014 tarihinden geriye dönük olarak 12/02/2013 tarihine ve daha önceki tarihlere yönelik araştırmada uyuşmazlığa konu köye yönelik yasaklama ya da engelleme olmadığının tespit edildiği, yapılan araştırmalar ve yazışmalar sonucu elde edilen bilgi ve belgelere göre köyün 1992 yılında boşaldığı ve 1999 yılında yerleşime açıldığı, köye dönüş ve rehabilitasyon projesi kapsamında köyden 1 kişiye 2004 yılında 20 adet arılı kovan ve malzeme desteği verildiği, Pülümür İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahasında 2001-2013 yılları arasında terör veya terörle mücadele kapsamında idarece yasak bölge ilan edilen köy ve mezra bulunmadığı, karayolu ile ulaşımın mümkün olduğu, ikamet eden kişilerin güvenliklerinin sağlandığı, ikamet etmek isteyenlerin de güvenliklerini sağlanacağı, 2011 ve 2014 yıllarındaki seçimlerde köyde bulunan 13 seçmenin oy kullandığı, 2012 ve 2013 yıllarında köyde terör olayı meydana gelmediği, 2007 ile 2015 yılları arasında yasaklama olmadığı, 2007 yılından itibaren köyde 3 hanenin yaşadığı, 2010 yılında 10, 2011 yılında 13, 2012 yılında 9, 2013 yılında 10 nüfusun bulunduğu, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılarında çiftçi kayıt sisteminde vatandaşların kaydının olduğu, doğrudan gelir desteğinden yararlanan vatandaşların bulunduğu, hayvancılık desteği alan vatandaşın olduğu, uyuşmazlığa konu köy ve mezralarında çeşme suyu kullanılırken 2012 yılında şebeke suyu bağlandığı, 2007-2013 yılları arası ve halen yolunun bulunduğu, köyde 2 adet elektrik aboneliğinin bulunduğunun belirtildiği, benzer dosyalarda idare mahkemelerince davanın reddine karar verildiği iddialarıyla Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının düzeltilmesi istenilmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının karar düzeltme isteminin reddi, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının karar düzeltme isteminin reddi; davalı idarenin karar düzeltilme dilekçesinde ileri sürülen nedenler ise 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 03/06/2020 tarih ve E:2019/2882, K:2020/1565 sayılı kararı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, ... mirasçıları olduklarını beyan eden davacılar tarafından, 1994 yılında terör olayları nedeniyle boşaltılan Tunceli ili, Pülümür ilçesi, Kaymaztepe köyünde bulunan mal varlıklarına 2001-2014 yılları arasında devam eden terör olayları nedeniyle ulaşamadıkları iddiasıyla 2001-2014 yılları arasında uğradıklarını ileri sürdükleri zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapılan 12/02/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanunun kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanunun "Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması" başlıklı 6. maddesinde, "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına, ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir." denilmektedir. Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacıların mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır. Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alındığında, davacılar tarafından süregelen müdahale iddiası bulunduğundan, başvuruda zararın başlangıç tarihi olarak belirtilen 2001 yılı ile idareye başvurunun yapıldığı 2014 yılı arasındaki dönem yönünden köyün boş olup olmadığı araştırması yapılması gerekmektedir. Davalı idarenin karar düzeltme dilekçesine ek olarak dosyaya sunduğu belgelerin incelenmesinden; Tunceli ili Pülümür İlçesi Kaymaztepe köyü ve mezraları ile ilgili başvuru tarihi olan 12/02/2014 tarihinden geriye dönük 12/02/2013 tarihine kadar olan dönem ile bu tarihlerin öncesi ve sonrasına yönelik yapılan araştırmalarda bahse köy ve mezralarında 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadele Kapsamında herhangi bir yasaklama ve engelleme olmadığının tespit edildiği, Pülümür Kaymakamlığı İlçe Özel İdaresinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen tabloda Kaymaztepe köyünün 1992 yılında boşaldığının ve 1999 yılında yerleşime açıldığının bildirildiği, Pülümür Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğü Asayiş ve Kozmik Büro Şefliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısının ekinde Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi kapsamında Pülümür ilçesine bağlı birçok köye yardımların yapıldığının, bahse konu Kaymaztepe köyünden 1 vatandaşa 2004 yılında 20 adet arılı kovan ve malzeme desteği verildiğinin belirtildiği, Pülümür İlçe Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında; "Pülümür İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahasında 2001-2013 yılları arasında terör ve terörle mücadele kapsamında idarece yasak bölge ilan edilen köy ve mezra bulunmadığı, köy ve mezralara karayolu ile ulaşım mümkün olup, bu köylerde ve mezralarda ikamet eden kişilerin güvenliklerinin sağlandığını, ikamet etmek isteyen kişilerin ise güvenliklerinin sağlanacağı” hususlarının bildirildiği, Pülümür İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan tablolarda 30/03/2014 mahalli idareler genel seçimi sandık alanları kontrol listesinde Kaymaztepe köyünde 13 seçmen sayısının olduğu, Yüksek Seçim Kurulunun web sayfasında bulunan seçim arşivlerinde 12/06/2011 tarihinde yapılan 24. dönem milletvekili genel seçiminde 1036 sandık numarası ile Pülümür ilçesi Kaymaztepe köyünde 13 vatandaşın oy kullandığı, 30/04/2014 Mahalli İdareler Genel Seçiminde ise 14 vatandaşın oy kullandığı bilgilerine yer verildiği, Tunceli İl Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, “Pülümür İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde bulunan köy ve mezralarda 2001-2013 yılları arasında terör olayları nedeniyle idarece veya kendiliğinden daha önce boşaltılan halen aynı nedenle boş olan ve terör olayları nedeniyle geri dönüş imkânı bulunmayan köy ve mezraların bulunmadığı, güvenlik nedeniyle giriş ve çıkışa yasak olan yerlerin bulunmadığı, mal varlığına terör ve terörle mücadele kapsamında ulaşılamama gibi herhangi bir engelin (yasaklama, güvenliğin sağlanamaması gibi) bulunmadığı” hususlarına yer verildiği, Tunceli İl Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısının ekinde gönderilen tabloda 2012 yılı ile 2013 yıllarında Tunceli ilinde meydana gelen terör olaylarını gösteren çizelgede Pülümür ilçesinde 9 olay meydana geldiğinin (teslim olma, karakola taciz vb.), Kaymaztepe köyünde herhangi bir terör ve terörle mücadele kapsamında bir olay meydana gelmediğinin belirtildiği, Tunceli İl Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısının ekinde gönderilen tablolarda Pülümür ilçesine bağlı köy ve mezralar ile ilgili yapılan araştırmalarda Kaymaztepe köyünün 2007 ile 2015 yılları arasında İdare tarafından herhangi bir yasaklamaya tabi olmadığının, köy merkezinde 2007 yılından günümüze kadar 3 hane yaşadığının belirtildiği, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Malatya Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen tablolarda Kaymaztepe köyü nüfus sayıları araştırma tutanağında 2010 yılında 10, 2011 yılında 13, 2012 yılında 9 ve 2013 yılında 10 vatandaşın kaydı gözüktüğü, Tunceli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen tablolarda Pülümür ilçesi tarımsal verilerinde Kaymaztepe köyünde çiftçi kayıt sistemine 2012 yılında 2, 2013 yılında 3, 2014 yılında 4 ve 2015 yılında 2 vatandaşın kayıtlı olduğu, doğrudan gelir desteği olarak 2012 yılında 3, 2013 yılında 3, 2014 yılında 4 ve 2015 yılında 2 vatandaşın faydalandığı, tarımsal destekleme olarak 2012 yılında 3, 2013 yılında 3, 2014 yılında 6 ve 2015 yılında 4 vatandaşın faydalandığı, 2014 yılında Kaymaztepe köyünden 1 vatandaşın hayvancılık desteği aldığı hususlarının ortaya konulduğu, Tunceli İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısını ekinde gönderilen tablolarda Kaymaztepe köy ve mezralarında çeşme suyu kullanıldığı, 2014 yılında ise Kaymaztepe köyüne şebeke suyu bağlandığının görüldüğü, Tunceli İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının ekinde gönderilen tablolarda Kaymaztepe köyünün 2007 ile 2013 yılları arasında ve halen yolunun olduğunun bildirildiği, Fırat Elektrik tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde gönderilen tablolarda Kaymaztepe köyünde 2 adet elektrik aboneliğinin olduğunun bildirildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, başvuruda zararın başlangıç tarihi olarak belirtilen 2001 yılı ile idareye başvurunun yapıldığı 2014 yılı arasındaki dönemde uyuşmazlığa konu köyde güvenlik ortamının sağlandığı, ikamet etmek isteyen kişiler için terör ya da terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerden kaynaklı güvenliği tehdit eden olay ve durumların yaşanmadığı, köy sakinlerinin köye dönüş ve rehabilitasyon projesi kapsamında desteklemeler aldığı, köyün yerleşime uygun hale getirilmesi amacıyla gerekli altyapı çalışmalarının yapıldığı, köyde yol, su, elektrik gibi hayatın idamesi için zaruri olan hizmetlerin sunulduğu, bu itibarla davacının köye dönmemesinin söz konusu yerde güvenliğin sağlanmaması, köyün yerleşime uygun halde olmamasından kaynaklanmadığı, köye dönüş iradesinin bulunmamasından kaynaklandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olup İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Davacılar tarafından yapılan temyiz yargılama giderinin ve karar düzeltme yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin iadesine, 4. Dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.