3. Ceza Dairesi 2017/16178 E. , 2018/10734 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Mağdurun soruşturma aşamasında bildirdiği adresine çıkartılan çağrı kağıdının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği, zorla getirme emri ile de adresinde bulunamaması nedeniyle hazır edilemediği, mağdurun beyanının alınmasından vazgeçilerek, soruşturma aşamasın…
**3. Ceza Dairesi 2017/16178 E. , 2018/10734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Mağdurun soruşturma aşamasında bildirdiği adresine çıkartılan çağrı kağıdının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği, zorla getirme emri ile de adresinde bulunamaması nedeniyle hazır edilemediği, mağdurun beyanının alınmasından vazgeçilerek, soruşturma aşamasında alınan beyanının sanığın hazır olduğu duruşmada okunduğu ve sanığın, mağdurun ifadesinin doğru olduğunu belirterek, aşamalarda alınan beyanlarında da üzerine atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmakla, kendisine ulaşılamayan mağdurun ifadesinin alınması zorunlu görülmeyerek, 5271 sayılı CMK'nin 235. maddesi gereğince beyanının alınmasından vazgeçilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki 4 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Mağdurun yaralanmasına ilişkin, İskenderun Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan rapor içeriğinin yetersiz nitelikte olduğu, sağ femur ortada 1-2 cm. genişlikte, 1-2 cm. derinlikte yer alan ve sütür atılan kesinin, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda tereddüt yarattığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanık savunması ve bunu doğrulayan mağdur anlatımına göre, arkadaş olan sanık ve mağdurun olay günü karşılaştıklarında, mağdurun, sanığın üzerindeki bıçağı incelemek için istediği, sanığın vermemesi üzerine mağdurun "bıçağı bana sokamazsın" dediği, sanığın "sokarım" demesi üzerine mağdurun "sende bıçak sokacak yürek yok, sen yapamazsın" demesine sinirlenen sanığın, mağduru bıçakladığı olayda, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, 3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2010 tarih ve 2009/243 Esas - 2010/267 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin kararın 07.06.2010 tarihinde kesinleştiği ve 02.08.2011 tarihinde infaz edildiği, bu tarihten itibaren TCK'nin 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık tekerrür sürenin geçmesinden sonra 13.10.2014 tarihinde incelemeye konu suçun işlenmiş olması nedeniyle, söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanması, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 5) Mağdur hakkında İskenderun Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, bıçakla yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği kabul edilerek, yasal olmayan gerekçe ile TCK'nin 86/1. maddesi gereğince hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 06.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.