4. Hukuk Dairesi 2022/7609 E. , 2025/4246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/494 E., 2022/714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/552 Esas 2019/675 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl
**4. Hukuk Dairesi 2022/7609 E. , 2025/4246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/494 E., 2022/714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/552 Esas 2019/675 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Turkuvaz Medya Yayın Hizmetleri A.Ş.'nin yayın sahibi olduğu A Haber televizyon kanalında "Ajans Hafta Sonu" isimli programda 05.08.2017 tarihinde "İşte Mimarlar Odasının Gerçek Yüzü" başlığı ile yapılan yayın nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yayının davalılar ... ve ... tarafından hazırlandığını, programda sarf edilen söz ve ifadeler değerlendirildiğinde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili, saldırının durdurulması ve hükmün yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yayında cumhurbaşkanı ve dönemin belediye başkanının beyanlarının yorum katılmaksızın basın özgürlüğü sınırları içerisinde kamuoyu ile paylaşıldığını, yayında kamu yararı bulunduğunu, ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 05.08.2017 tarihli Ajans Hafta Sonu programındaki söz ve isnatların, davacı meslek odasının uygulamaları ve işleyişine ilişkin ağır eleştiri mahiyetinde olduğu, kişilik haklarına ve odanın mesleki itibarına haksız saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yayının, odanın bazı icraatlarına ve yaşanan olaylara yönelik basına da yansıyan açıklamaların eleştirisi niteliğinde olduğu, basın özgürlüğüne sınırlama getirilmesinin gerekli olmadığı, davacı ... Odasına yönelik sert eleştiri niteliğinde yayın yapıldığı, kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu programın müvekkili hakkında bir karalama kampanyasına dönüştürülerek birçok kez kanalda ve internet sitesinde yayınlandığını, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, müvekkili tüzel kişiliğe yönelik saldırı niteliğinde olduğunu, kamuoyu nezdinde güvenilirliğinin ve kurumsal itibarının zedelendiğini, özle biçim arasında dengenin bozulduğunu, iftira niteliğinde açıklamalara yer verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 05.08.2017 tarihinde A Haber Televizyon Kanalında yayınlanan "Ajans Hafta Sonu" isimli programda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, saldırının durdurulması ve hükmün yayınlanması talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yayında yer alan söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.