Başvuru, kişilik haklarına saldırı niteliğinde sicil raporları düzenlenmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının; buna ilişkin açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kişilik haklarına saldırı niteliğinde sicil raporları düzenlenmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının; buna ilişkin açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/2/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Samsun Canik Türk Telekom Müdürlüğünde kapsam dışı tekniker olarak çalıştığı dönemde başvurucu hakkında gizli olarak düzenlenen 2002 yılına ait sicil ve başarı değerlendirme raporunda birinci sicil amiri tarafından "Çalışmaları vasattır.", ikinci sicil amiri tarafından "Vasat bir personeldir." şeklinde değerlendirmelere yer verilmiş ve başvurucunun sicil notu yetmiş üç olarak belirlenmiştir.Başvurucu, söz konusu ifadelerin somut ve nesnel olmadığı gerekçesiyle 2002 yılı sicil raporunun iptali talebiyle Samsun İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Samsun İdare Mahkemesi, 15/10/2009 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde, başvurucunun vasat olarak değerlendirilmesine dayanak olarak herhangi bir somut olay, bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Söz konusu karar, Danıştay İkinci Dairesinin 30/5/2011 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, 2002 yılı sicil raporunda yer alan mesnetsiz ve soyut ifadelernedeniyle elem duyduğunu, kasıtlı olarak yazılan ve ağır hizmet kusuru oluşturan bu ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek 000 TL manevi tazminat talebiyle 9/9/2011 tarihinde Samsun İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Samsun İdare Mahkemesi, 19/4/2013 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, sicil ve başarı değerlendirme raporunun maktu bir form olduğu, bu formda yer alan hususların tek tek notlanarak başvurucu hakkında yetmiş üç puan verildiği ve çalışmalarının vasat olduğu yönünde amirlerince görüş açıklandığı belirtilmektedir. Kararda, her ne kadar çalışmaların vasat olarak değerlendirilmesine neden olarak herhangi bir somut olay, bilgi ve belge gösterilmediği gerekçesiyle söz konusu sicil raporu hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de bu hususun kendiliğinden hizmet kusuru olarak nitelendirilemeyeceği ve manevi tazminata hükmedilmesini gerekli kılan koşulların oluşmadığı şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir. Başvurucunun itiraz talebi Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 19/9/2013 tarihli kararıyla reddedilmiş ve karar onanmıştır. Karar düzeltme talebi de aynı Mahkemenin 19/12/2013 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Nihai karar 20/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." 2577 sayılı Kanun'un "Tebligat ve cevap verme" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu hakların kullanılmasına ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan müdahaleler dışında, kamu makamları tarafından hiçbir müdahale yapılamaz." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kişilerin itibarının kişisel kimliklerinin ve psikolojik bütünlüklerinin bir parçası olduğunu ve Sözleşme'nin maddesi kapsamında korunduğunu belirtmektedir (X ve Y/Hollanda, B. No: 8978/80, 26/3/1985, § 22; Pfeifer/Avusturya, B. No: 12556/03, 15/11/2007, § 35). AİHM'e göre bu durumda kişilerin şeref ve itibarlarına yönelik saldırının belirli bir ağırlık düzeyine ulaşması ve kişisel yararlara zarar verici nitelik arz etmesi gerekir (A./Norveç, B. No: 28070/06, 9/4/2009, § 64).