Ceza Genel Kurulu 2026/179 E. , 2026/221 K. "" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 185-201 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle 10 yıl, katılan ...'e yönelik eylemi bakımından ise 11 yıl hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Muş 1. Ağır Ceza Mahk…
Ceza Genel Kurulu 2026/179 E. , 2026/221 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 185-201 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35/2, 53... . maddeleri uyarınca katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle 10 yıl, katılan ...'e yönelik eylemi bakımından ise 11 yıl hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2023 tarihli ve 24-114 sayılı hükümlere yönelik sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 13.06.2023 tarih ve 1099-569 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 03.02.2025 tarih ve 7057-666 sayı ile; "Dosya kapsamına göre; sanık ve katılanlar ... ve ... arasında öldürmeyi gerektirecek önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığı, ani gelişen kavga ortamında katılanların hedef alınan bölgelerinin hayati bölgeler olmadığı, meydana gelen yaralanmaların hayati tehlikeye neden olmadığı, sanığın elinde öldürmeye elverişli vasıta olduğu hâlde, özellikle katılan ... yere düştükten sonra elde etmek istediği sonucu alma imkânı varken bu katılana yönelik eylemine devam etmediği, katılan ...'a yönelik kovalamaca sonrasında öldürücü bölgeleri hedef alacağına dair savunmasının aksine şüpheden uzak delil bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, her iki katılana yönelik kastının yaralamaya yönelik olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddesindeki ilkeler uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenerek silahla kasten yaralama suçlarından hükümler kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde her iki katılana yönelik ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hükümler kurulmak suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ise 22.05.2025 tarih ve 185-201 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu hükümlerin, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2025 tarihli ve 97153 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.02.2026 tarih ve 8377-922 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu mu yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; sanığın temyiz talebi hususunda tebliğnamede bir görüş belirtilmediğinden Özel Dairece bu hususta ek görüş bildirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildikten sonra direnme kararına ilişkin değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir. III. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 08.01.2025 tarihli ve 368-9 sayılı içtihadı ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtay Kanunu'nun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 37. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm temyiz edenlere ve temyiz edilen tüm hükümlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğname düzenlenmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin, sanık tarafından 17.11.2025 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2025 tarihli ve 97153 sayılı tebliğnamesinde temyiz edenler arasında sanığın belirtilmediği, Özel Dairece yapılan incelemede de sanığın temyiz isteminin yer almadığı ve direnme kararına konu hükümlerin bu hâliyle Ceza Genel Kuruluna gönderildiği anlaşılan dosyada; Özel Dairece inceleme yapılabilmesi için, öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca direnme kararına konu hükümlere yönelik diğer temyiz edenler tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin yanı sıra sanığın 17.11.2025 tarihli temyiz isteminin de değerlendirildiği bir ek tebliğname düzenlendikten sonra tüm temyiz istemlerinin birlikte ve tek seferde incelenmesi gerektiğinden dosyanın ek tebliğname düzenlenmesi için Özel Dairece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.02.2026 tarihli ve 8377-922 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, sanığın temyiz talebine yönelik ek görüş bildirilmesi ve direnme kararına konu hükümlere yönelik temyiz denetimi yapılması için Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.