T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:08/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:16/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzeri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:08/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:16/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 18/06/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı kamyonun müvekkili ...'ın kullanımında, ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı dorsenin davalılardan ...'in kullanımında olduğunu, bahsedilen tarihte davalının müvekkiline ait kamyona sol arka köşeden çarpması suretiyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı ...'in kullanımında olan ... plakalı çekici ile Denizli'den Afyonkarahisar yönünde seyir halinde iken güvenlik şeridinde yolcu almak için bulunan davacıya ait ... plakalı kamyona sol arka köşeden kendi aracının ön taraf ve sağ kapı kısmından çarpması neticesinde her iki aracında şarampole uçtuğunu, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağı ile davalı ...'in 2918 Sayılı KTK'nin 84. maddesinde belirtilen sürücülere ait asli kusurlardan olan park için ayrılmış yerlerde ve taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park etmiş araçlara çarpmak kuralını ihlal ettiğini, müvekkili ...'ın ise herhangi bir kusurunun olmadığı yönünde olduğunu, kazaya karışan taraflar hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve ... no.lu soruşturma sonucu davacı hakkında kusuru bulunmadığı sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı ... hakkında 11/07/2012 tarih ... esas sayısı ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlendiğini, kaza mahallinde yapılan keşif sonucu alınan trafik bilirkişi raporunda da davalının 2918 Sayılı Kanun’un 46/1-a ve 84. maddelerinin ihlali nedeni ile asli (tam) kusurlu bulunduğunu, davacının ise kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ... E. ... K. sayılı ve 30/05/2013 tarihli kararı ile davalının 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ehliyetinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verildiğini, karar gereği cezasının ertelendiğini, söz konusu kararın 10/07/2013 tarihi itibariyle kesinleştiğini, olayın oluş şekli, tutanaklar ve bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacıya çarpan davalının asli (tam) kusurlu olduğunun ortada olup davalı sigorta şirketinin de davalıya ait araca ... Poliçe no.lu trafik sigorta poliçesi yapmış olmasından dolayı söz konusu kazadan kaynaklı olarak davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin Denizli Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın süresi içinde açıldığını, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin sağ kolu zedelendiğini, sağ omzundaki köprü kemiğinde kırık olduğunu, yaralamanın BTM ile giderilemeyeceği teşhisi konulduğunu, müvekkilinin Denizli Özel ... Hastanesinde fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniğe başvurduğunu, 01/08/2012 tarihinden itibaren 30 gün süre ile 30 seans fizik tedavi gördüğünü, davacının işbu iyileşme süreci boyunca çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü ve masraflarını kendisinin karşıladığını, müvekkilinin sağ omzunda meydana gelen eklem kırığının iyileşmesinin zaman aldığını ve bu süreçte çalışamadığı için zarara uğradığını, kaza sonrası müvekkiline ait ... plakalı kamyonda hasar meydana geldiğini, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin taşıma işi ile uğraştığını, geçimini kamyon ile yaptığı taşıma işlerinden kazandığını, kamyonda meydana gelen hasar sebebi ile çalışamamasından dolayı zarara uğradığını, müvekkilinin uzun süre çalışamadığını, kolunda ve omuzunda mevcut ağrılar nedeni ile acı çektiğini, uzun bir süre yemek yemekte ve yazı yazmakta zorlandığını, tek kolu ile günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, bu zaman zarfında manevi olarak da yıprandığını, bu nedenlerle artırılmış haliyle 31.201,93 TL maddi (hasar bedeli, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı), 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/06/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigorta şirketi yönünden poliçedeki sorumluluk miktarı ve klozları ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle anılan davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, davacının eksik tedavi evraklarını temin etmeden arabuluculuğa başvurduğunu, tam olarak usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olduğundan davanın, “dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bedeni zararlarda 225.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalısının kusuru ile üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında davacının tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ilişkin tazminat talebi ile sair tedavi giderleri taleplerinden sorumlu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, tarafların kusur durumlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenzilini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre rapor alınmasını, Tazminat oranı ve miktarının tespiti için aktüer bilirkişiden TRH 2010 Mortalite Tablosunda yer alan verilere göre rapor düzenlenerek gerçek zararın tespit ettirilmesini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kabulü ile 9.252,81 TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 27/07/2012 tarihinden itibaren, davalılar ... ile ... Lojistik Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 18.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; 1.384,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 19.064,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.449,12 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 27/07/2012 tarihinden itibaren, davalılar ... ile ... Lojistik Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 18.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; 1.500,00 TL araç mahrumiyet zararı, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 6.500,00 TL'nin davalılar ... ile ... Lojistik Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti'den kaza tarihi olan 18.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ... AŞ (Eski ... Sigorta AŞ) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. 6102 sayılı TTK'nin 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri belirtilmiştir. Feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Dolayısıyla tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk âlemindeki varlığı sona eren (münfesih) şirketin şikayetin tarafı olmak ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında yargılama yapılması ve karar verilmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası sonrasında mümkündür. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup bu hususun hâkim tarafından re'sen göz önünde bulundurulması zorunludur. Somut olayda iflas eden davalı işleten şirket ile ilgili olarak iflasın kapanmasına karar verildiğinden ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Terkin edilmekle tüzel kişiliği sona eren davalı işleten şirketin işbu davada taraf olması mümkün değildir. Bu husus aynı zamanda kamu düzeni ile ilgilidir. O halde ilk derece mahkemesince İİK'nin 255. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin gereken kararı alıp sunması için davacı vekiline usulünce ihtar yapılarak süre verilmesi gerekmektedir. İflasın kapanması kararının kaldırılmasından sonra ise savunma hakkı kapsamında iflas idare memurlarına dava dilekçesi ve gerekçeli karar usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli ve tebliğ işleminden sonra davanın esası hakkında yeniden karar verilmelidir. Bu itibarla, istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemiz kaldırma kararında belirtilen usule ilişkin eksiklikler yerine getirilip yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 2- Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 16/01/2026 tarihinde karar verildi. ...