8. Ceza Dairesi 2017/17770 E. , 2018/5572 K. Bina çökmesine, toprak kaymasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.02.2017 tarihli ve 2017/4136 soruşturma, 2017/5855 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2017 tarihli ve 2017/1449 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına gö…
**8. Ceza Dairesi 2017/17770 E. , 2018/5572 K.** **"İçtihat Metni"** Bina çökmesine, toprak kaymasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.02.2017 tarihli ve 2017/4136 soruşturma, 2017/5855 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2017 tarihli ve 2017/1449 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; şüphelinin müştekiye ait evin bitişiğinde yaptığı inşaat ve kazı çalışması sebebiyle müştekinin evinin duvarı yıkıldığı ve evin oturulamaz hale geldiği sabit olduğu halde, soruşturma konusu olayda atılı suçun kasten işlenen suçlardan olması, olayda kastın bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 171/1-b maddesinde tanımı yapılan taksirle bina çökmesine, toprak kaymasına neden olma suçu bakımından gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açmaya yeterli delil bulunması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.06.2017 gün ve 2017/4527 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2017 gün ve KYB/2017-38321 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçilerden ...'in mülk sahibi, oğlu olan ...'in ise oturduğu evin yanında şüphelinin yetkilisi olduğu firmanın yaptığı inşaat faaliyeti sırasında şikayetçilere ait evin duvarının çökmesi sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.02.2017 günlü kararda şüphelinin üzerine atılı suçun kasten işlenebileceğinin ve şüphelinin kastının bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Muhakemeleri Kanununda; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. Md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad) sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir. Soruşturmaya konu olayda; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüphelinin eylemi yalnızca TCK.nun 170/1-b. madde ve fıkrasında düzenlenmiş olan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu açısından değerlendirilerek şüphelinin kastı olmadığından soruşturma konusu olaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş; karara yapılan itiraz üzerine de itiraz mercii tarafından karar usul ve yasaya uygun bulunarak itirazın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında TCK.nun 171/1-b madde ve fıkrasında yer alan genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan kovuşturma yapılması için yeterli delil bulunduğu gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; yasanın öngördüğü şekilde kovuşturma yapılmasının sağlanması için itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 21.03.2017 gün, 2017/1449 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.