2. Hukuk Dairesi 2025/6565 E. , 2026/1578 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2017 E., 2025/454 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, yoksulluk nafakasının sürekli hükmedilm…
2. Hukuk Dairesi 2025/6565 E. , 2026/1578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2017 E., 2025/454 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, yoksulluk nafakasının sürekli hükmedilmesi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece davalı- karşı davacı erkeğe yüklenen ''evin kilidini değiştirdiği'' vakıasının yer ve zaman içermeyen, sebep ve saiki belli olmayan soyut tanık beyanı ile ispatlanmış olduğunun kabul edilemeyeceği, ispatlanmayan iş bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, ancak erkeğin sabit görülen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları değerlendirildiğinde de boşanmaya sebep olan olaylarda yine tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, irat biçiminde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının hükmolunan yoksulluk nafakasının toptan olarak ödenmesi hususunun değerlendirilmemesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının hükmolunan yoksulluk nafakasının toptan olarak ödenmesi hususunun değerlendirilmemesi yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.