12. Ceza Dairesi 2021/10108 E. , 2023/1692 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemin…
**12. Ceza Dairesi 2021/10108 E. , 2023/1692 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarih ve 2017/439 (E) ve 2019/286 (K) sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarih ve 2019/4058 E. 2020/550 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.11.2021 havale tarihli ve 2020/68910 sayılı, "Temyiz Talebinin Esastan Reddi" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiilerinin Temyiz İsteği; 1. Adli Tıp Kurumu raporunun dosyadaki delillerin tümü dikkate alınmadan sadece belirli bir kısım delillere göre kusur değerlendirmesi yapılmış olduğundan gerçek kusur durumu ortaya konulmamış olduğuna, 2. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 3. Sanığa atfedilecek bir kusur bulunmadığından müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiği halde müvekkilin cezalandırılması yönünden karar verilmesi ayrıca asli kusurlu ve bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabul edilmiş olması gerçek duruma ve dosyadaki delil durumuna uymadığına, 4. Gerçekte yaşananlara ve dosyadaki delil durumuna uymayan hatalı Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine, 5. Müvekkille ilgili verilen cezanın ertelenmesi ve para cezasına çevrilmesi yönünde lehe kanun maddeleri uygulanmaması ve şoförlük yapan müvekkilin işini yapmasını engelleyecek şekilde sürücü belgesinin geri alınması usul ve kanuna aykırı olduğuna, 6.Tayin edilen cezanın fazla olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarih ve 2017/439 (E) ve 2019/286 (K) sayılı kararı ile; "...Sanık, kazanın olduğu kavşağa uygun süratle ve yeşil ışığın yandığı sırada girdiği, fakat maktul sürücünün kullandığı aracın aniden yola çıkması sonucunda kazanın olduğu yönünde savunma yapmış ise de, olay günü kazanın olduğu kavşağa sanığın aracı ile girdiği sırada trafik ışığının sanığın geldiği istikamete doğru yeşil yandığına dair herhangi bir delil olmadığı gibi, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu, dosya kapsamında bulunan ifadeler, trafik kazası tespit tutanağı, kroki, kaza fotoğrafları, CD kayıtları, özellikle de tanık ...'un beyanından, kazanın, sanığın yüksek hızla gelip seyir yönüne yanan kırmızı ışıkta kavşağa girip, yeşil ışıkta geçiş yapan, ölen ...'in idaresindeki araca çarpması sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, Yargıtay'ın benzer olaylarda kırmızı ışıkta durmayıp geçme sırasında kazaya sebebiyet verilmesi durumunda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair kararlarının olduğu, bu nedenlerle sanığın eyleminde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Her ne kadar tanık ... 'nın olay tarihi 06/04/2017 tarihi olmasına rağmen olay tarihinden çok sonra soruşturma aşamasında 10/05/2017 tarihinde keşif aşamasında dinlenildiği ve beyanlarının diğer tanık ...'un beyanları ile birebir çelişkili olduğu görülmüş ise de, Şahin Dolbu'nun olayın birebir tanığı olduğu tanığın beyanında 'Yeşil ışığın yanmasını bekledik. Yeşil ışık yandı, yeşil ışık yanınca 3 tane ... hareket etti, o sırada üçüncü sıradaki ... kaza yapan eski kaza uzun ... marka araçtı. Benim önümdeki iki ... yeşil ışığın süresi bittiği için hareket edemedi ancak üçüncü aracın yeşil ışıkta çıktığına eminim. Kaza ... yeşil ışıkta geçtikten sonra meydana geldi.' şeklindeki birebir görgüye ve bilgiye dayanan beyanı göz önüne alındığında, tanık ... 'nın kazanın tam oluş anını resmettiği, kaza sırasındaki mevcut kırmızı ışık durumunu değerlendirdiği ve algıladığı anlaşılmakla..." gerekçeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş olduğu, bu karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 2. 06.04.2017 tarihli uzman doktorlar marifetiyle gerçekleştirilen olay yeri inceleme ve ölüm muayene tutanaklarından, ölenlerin trafik kazasına bağlı alınan künt travma neticesinde muhtemel beyin ve iç kanama sonucu trafik kazasına bağlı sebeple öldüklerinin belirlendiği görülmektedir. 3. ... Devlet Hastanesine ait 29.09.2017 tarihli doktor raporunda; kazada yaralanan katılan ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'nın ise yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığının belirtildiği anlaşılmıştır. 4. Trafik kaza tespit tutanağına göre; olay mahallinin yerleşim yeri dışı, gündüz vakti, havanın yağmurlu, yolun düz, yüzeyi ıslak olduğu, tır aracına ait 94 metre fren izi olduğu, kazanın meydana gelmesinde sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde yer alan "araçlarının hızını kavşağa yaklaşırken azaltmamak," hükmü ile 47/1-b maddesinde yer alan "kırmızı ışık kuralına uymamak" hükmünü ihlal ettiğinin, müteveffa ...'nin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, olay yeri inceleme raporunda da, fren izninin 94 metre olduğunun ve orta şerit çizgisi üzerinden kavisli şekilde son bulduğunun, önce 50 hız sınırının sonrasında da 70 yazılı levhaların bulunduğunun ve trafik ışıklarının çalışır vaziyette bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 5. Soruşturma aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 15.05.2017 tarihli trafik bilirkişisi raporunda; kazanın oluşumunda önem arz eden ışık ihlali ile ilgili kamera ve görüntü kaydı ile maddi delil bulunmadığından her iki ... sürücüsü ile ilgili olarak kusur dağılımının yapılamadığı, fakat 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu yönetmeliğinde bulunan sürücülere ait diğer kusurlardan olan 57/1-a "kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak ve trafik işaretlerine uymamak kuralını ihlal ettiği" kanaatine varıldığı, maktul ... hakkında ise ışık ihlali yaptığına dair kusur dağılımının yapılamadığının ve çarpma noktasından sonra sanığın aracına ait 26 metrelik lastik ve sürtünme izinin olduğunun tespit edildiği görülmektedir. 6. Yargılama aşamasında alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesinin 10.04.2019 tarihli, raporunda; "...A-Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki tır aracı ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, kavşağa ve yaya geçidinin olduğu yere yaklaştığında hızını düşürüp müteyakkız olması, seyir yönüne kırmızı ışığın yandığını dikkate alarak kavşağa girmeden aracını durdurması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, takograf çıktısı, tespit edilen fren izi ve olayın oluş şeklinden de anlaşıldığı gibi yüksek hızla seyretmiş olup hız ve ışık kural ihlalleri ile neden olduğu olayda asli ve tam kusurludur. B-Maktül sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında seyir yönüne hitap eden yeşil ışıkta aracını hareket ettirerek kavşaktan geçmek isterken hızla gelip kırmızı ışıkta geçen sanık idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen olayda etkenlik arzedecek herhangi bir trafik kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru yoktur..." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. 7. Tanıklar K.H., Ş.D., T.Ç., E.T., A.V.'nin anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, kaza yeri fotoğrafları, sanığın alkolsüz olduğuna dair alkol tespit tutanağı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. 8. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve savunmasında özetle; "...Olay günü arkadaşım rahatsızolduğundan dolayı tırı bakıma götürdüm, bakımı yaptırdıktan sonra elektrikçiye götürdüm. Arkadaşım geldi onunla görüştüm. Olay günü hava yağışlı ve kapalıydı. ... istikametinden Havsa istikemetine giderken ışıklar istikametinde yeşil yanıyordu bana tam kavşağa geldiğinde krem renkli aracın benim yoluma sınır duruyordu. Işıkları geçmişti ve görmeyecek vaziyetteydi. Krem aracın önüme geçmesiyle frene basmam aynı zamanda oldu. Ancak hava yağışlı olduğu için ... kaydı ve çarpmaya engel olamadım. Ondan sonra olay meydana geldikten sonra tırı geri çekip aracı stop ettirdikten sonra inip araca baktım. Önden oturanların emniyet kemerleri bağlı değildi, şoförün yanındaki kişi kapının açılmasıyla yere düşmüş, arkadaki kişiler bir kişi sıkışıktı, bir kişi de aracındışına çıkıp yerde oturuyordu. Ona siz ne yaptınız diye sordum. Ondan sonra 155'i aradım, ondan sonra 112'yi aradım, ancak 112'ye ulaşamadım. Polis ve ambulans geldi. Benim ışıkları girdiğim esnada süratimde azdı, süratim hatta 50 KM idi..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 10.04.2018 tarihinde katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 10. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarih ve 2019/4058 E. 2020/550 K. sayılı kararı ile; "...5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesinde trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin hükme bağlandığı, Yerel Mahkemece takdirin sürücü belgesinin geri alınması yönünde kullanılmasına karşın işlenen suçla ve takdir ve tayin olunan ceza ile orantılı olmayacak ve dolayısıyla TCK'nın 3/1. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup; Bu itibarla sanık müdafiinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, Hükmün TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına dair paragrafında "TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin "3 YIL SÜREYLE GERİ ALINMASINA;" ibaresinde yazılı olan "3 YIL" ibaresinin çıkarılarak, çıkarılan ibare yerine "2 YIL " yazılması suretiyle..." gerekçeleriyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü saat 16:30 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... çekici plakalı dorseli tır aracı ile meskun mahal dışında, gündüz vakti, ıslak zeminli asfalt kaplama yolda ... yönünden gelip bölünmüş Devlet Karayolu üzerinden Havsa yönünde seyirle olay yeri ışık kontrollü kavşağın olduğu yere geldiğinde, kırmızı ışık ihlali yaparak sağından gelip karşı tarafa geçmek üzere kavşağa giren ölen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına, kendi aracının sağ ön köşe kısımları ile ışıklı kavşak içinde çarpması sonucu, sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan eşi ...'nin öldüğü, aynı aracın arka kısmında yolcu olarak bulunan katılan ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılan ...'nın ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları olaya ilişkin Mahkemece kabul edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Kusur Durumu Yönünden; Olay günü saat 16:30 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... çekici plakalı dorseli tır aracı ile meskun mahal dışında, yağmurlu havada, gündüz vakti, ıslak zeminli asfalt kaplama yolda ... yönünden gelip bölünmüş Devlet Karayolu üzerinden Havsa yönünde seyirle olay yeri ışık kontrollü kavşağın olduğu yere geldiğinde, kırmızı ışık ihlali yaparak sağından gelip karşı tarafa geçmek üzere kavşağa giren ölen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına, kendi aracının sağ ön köşe kısımları ile ışıklı kavşak içinde çarpması sonucu, sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan eşi ...'nin öldüğü, aynı aracın arka kısmında yolcu olarak bulunan katılan ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılan ...'nın ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları olayda; kazanın oluşumunda, sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki tır aracı ile seyir sırasında yola gereken dikkatini vermesi, kavşağa ve yaya geçidinin olduğu yere yaklaştığında hızını düşürüp müteyakkız olması, seyir yönüne kırmızı ışığın yandığını dikkate alarak kavşağa girmeden aracını durdurması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği gibi yüksek hızla seyrederek hız ve ışık kural ihlalleri ile tamamen kusurlu şekilde neden olduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 10.04.2019 tarihli raporunun tanık anlatımları ile oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiilerinin Adli Tıp Kurumu raporunun dosyadaki delillerin tümü dikkate alınmadan sadece belirli bir kısım delillere göre kusur değerlendirmesi yapılmış olduğundan gerçek kusur durumu ortaya konulmamış olduğuna, sanığa atfedilecek bir kusur bulunmadığından müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiği halde müvekkilin cezalandırılması yönünden karar verilmesi ayrıca asli kusurlu ve bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabul edilmiş olması gerçek duruma ve dosyadaki delil durumuna uymadığına, gerçekte yaşananlara ve dosyadaki delil durumuna uymayan hatalı Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, katılanların beyanları ve tanık anlatımları, ölenler ve yaralananlar hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiilerinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Tayin Edilen Ceza Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre iki kişinin ölmesine, iki kişinin de yaralanmasına neden olan ve tamamen kusurlu olduğu Mahkemece kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafilerinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4. Sürücü Belgesinin Geri Alınması Süresinin Fazla Olduğu Yönünden; 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesinin hakimin takdirinde bulunduğu, tamamen kusurlu olarak iki kişinin ölümüne, iki kişinin de yaralanmasına sebebiyet veren sanığın, taksirinin yoğunluğu ve neticenin ağırlığı göz önüne alındığında, sürücü belgesinin iki yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafilerinin şoförlük yapan müvekkilin işini yapmasını engelleyecek şekilde sürücü belgesinin geri alınması usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 5. Lehe Hükümlerin, Erteleme ve Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden; Mahkemece, mahkûmiyet hükmü kurulması hâlinde lehine olan kanun maddelerinin uygulanması talep edilen sanık hakkında, "...Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine taktiri indirim sebebi kabul edilerek..." biçimindeki gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesi uygulandığı, ayrıca sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "sanığa verilen hapis cezasının 2 yıldan fazla olduğu ve yasal şartlar oluşmadığından", 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlere ilişkin olarak, sanığın eylemini bilinçli taksir ile işlediğinden yasal engelden dolayı uygulanamayacağı, Mahkemece "Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, kusurunun ağırlığı ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alındığında takdiren TCK'nın 50 maddesi gereğince para cezasına ve miktar itibariyle diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına", 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri yönünden de, "sanığa verilen hapis cezasının 2 yıldan fazla olduğu ertelenmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiilerinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarih ve 2019/4058 Esas 2020/550 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.