Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4218 E. , 2024/3090 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4218 Karar No : 2024/3090 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Davacı ... tarafından, İstanbul ilinde ikamet ettiği, ekonomi politikaları ve kanunlar ile oluşan ekonomik kriz sebebiyle yoksulluğa düştüğü, kira artışının enflasyon oranı ve serbest piyasa koşulları göz önüne alınarak belirlenmesi gerekirken sahibi olduğu evin kirasına en fazla %25 oranında zam yapabil…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4218 E. , 2024/3090 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4218 Karar No : 2024/3090 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Davacı ... tarafından, İstanbul ilinde ikamet ettiği, ekonomi politikaları ve kanunlar ile oluşan ekonomik kriz sebebiyle yoksulluğa düştüğü, kira artışının enflasyon oranı ve serbest piyasa koşulları göz önüne alınarak belirlenmesi gerekirken sahibi olduğu evin kirasına en fazla %25 oranında zam yapabilmesi ve bu oranın enflasyon oranlarının çok altında olması nedeniyle maddi durumunun bozulduğundan bahisle enflasyona karşı yoksulluğa düşmesine sebep olduğu belirtilen %25 kira zammı sınırının enflasyon oranında düzenlenmeyen tüm süreçler için tazminata hükmedilmesi, 2021 sözleşme tarihi itibari ile hukuksal sürecin oluşturduğu tahribat ve zaman süreci için 150.000,00 TL, enflasyon ve gelir eşitsizliği ve adaletsizliği ile yoksulluğa düştüğü belirtilerek mal varlığı ve geçiminde azalma sebebiyle ilgili politika ve kanunlardan sorumlu Ekonomi Politikaları Kurumunca ihlal edilen maddi ve manevi hakları gereği 350.000,00 TL, manevi süreç içinde zarar gören yatırım döngüsü ve yaşam şartları gözetilerek enflasyonun oluşturduğu zarar için 300.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kuruluna karşı açılan davada, İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 30/04/2024 tarih ve E:2024/741, K:2024/589 sayılı karar ile Ankara 12. İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 14/06/2024 tarih ve E:2024/952, K:2024/1081 sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin sırasıyla, (a) zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili; (b) zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, (c) diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idari mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Geçici 2. maddesinde, "Konut kiraları bakımından 2/7/2023 ilâ 1/7/2024 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranının yüzde yirmi beşin altında kalması halinde değişim oranı geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir. Bu fıkra hükmü, 344 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkim tarafından verilecek kararlar bakımından da uygulanır." kuralı yer almaktadır. Ayrıca, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları'nı düzenleyen Dördüncü Kısmında yer alan 20. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Ekonomi Politikaları Kurulu" Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yer alan politika kurulları arasında sayılmış; "Ekonomi Politikaları Kurulu" başlıklı 25. maddesinde de, "a) Ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek, b) Ekonomik konularda araştırmalar yapmak, c) Küresel ve ulusal ekonomi ve kalkınma konuları ile ilgili gelişmeleri izlemek, değerlendirmek, gerektiğinde araştırmalar yapmak, ç) Ekonomik güvenlik ve ekonomik savunmaya ilişkin ilke ve esasların tespitine, güncelleştirilmesine yönelik politika önerileri oluşturmak, d) Gerektiğinde gelir azaltıcı veya harcama artırıcı önerileri izlemek ve değerlendirmek, uygun görülenler hakkında etki analizlerini yapmak, e) Bölgesel gelişme alanında ulusal düzeyde genel politikaların ve önceliklerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak, önerilerde bulunmak, f) Kamu ve özel sektör tarafından yapılan yatırımların süreçlerini hızlandırma amacıyla öneriler geliştirmek, g) İhracata dönük üretim stratejilerine yönelik politika önerileri geliştirmek, ğ) Ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik stratejilerin ve eylem planlarının oluşumuna katkıda bulunmak, h) Faizsiz finans sisteminin daha hızlı ve sağlıklı geliştirilmesi ile ülkemizin uluslararası finans merkezi vizyonuna katkı sağlanması amacıyla politika önerileri geliştirmek, ı) Finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek sistemik risklerin belirlenmesi, izlenmesi ve bu tür risklerin azaltılması için gerekli tedbir ve politika önerilerini tespit etmek, i) Gümrük ve iç ticaret politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak, j) Devlet desteklerinin ilke ve esaslarının belirlenmesi amacıyla politika önerileri geliştirmek." Ekonomi Politikaları Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ilinde ikamet eden davacı tarafından, "ekonomi politikaları ve kanunlar ile oluşan ekonomik kriz sebebiyle yoksulluğa düştüğünden, kira artışının enflasyon oranı ve serbest piyasa koşulları göz önüne alınarak belirlenmesi gerekirken sahibi olduğu evin kirasına en fazla %25 oranında zam yapabilmesi ve bu oranın enflasyon oranlarının çok altında olması nedeniyle maddi durumunun bozulduğundan, yasa ile getirilen %25 oranındaki kira artışı sınırlamasının taşınmaz sahipleri zararına ve kiracılar yararına olduğu için kamu yararına yönelik bir sınırlama olmadığından, ülkemizdeki yoksulluk sınırı oranında gelir elde edemediğinden, tek gelirinin kira geliri olduğundan" yakınılarak %25 kira zammı oranının enflasyon oranında düzenlenmemesi ve izlenen ekonomi politikaları sebebiyle gerçekleşen enflasyon yüzünden yoksulluğa düştüğünden bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık toplam 800.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu olayda, bahse konu Politika Kurulunun görevlerinin değerlendirme, araştırma, analiz etme, politika önerileri geliştirme, görüş sunma, tavsiyede bulunma gibi icrai nitelikte olmayan politik görevler olduğu, söz konusu görevlerin gerek siyasi işlevi, gerekse politik iş mahiyeti itibarıyla idari işlem olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından uğrandığı ileri sürülen zararların, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na 7456 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen ve yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaların bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeden ve ülkenin ekonomik istikrarıyla ve ekonomik konularla ilgili ulusal ve küresel ölçekte belirlenen, araştırılan, geliştirilen ve uygulanan ekonomiye ilişkin hükümet politikalarından kaynaklandığı, bir başka ifadeyle uğranıldığı iddia edilen bu zararların kaynağını bir idari uyuşmazlığın oluşturmadığı, başka bir anlatımla yasal düzenlemelerin ve hükümet politikalarının yönetimin etki alanı dışında olması sebebiyle bir idari uyuşmazlık olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla ortada zararı doğuran bir idari uyuşmazlık bulunmadığı dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına olanak olmayan tazminata konu iş bu uyuşmazlığın çözümünde; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, davacının davanın açıldığı tarihte ve halen ikamet ettiği İstanbul ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemelerinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın İstanbul 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 12. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.