14. Hukuk Dairesi 2018/1650 E. , 2020/2775 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/07/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisind…
**14. Hukuk Dairesi 2018/1650 E. , 2020/2775 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/07/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu ... Mahallesi 8154 parsel sayılı taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi gereğince iptali ile davacı Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı, çekişme konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 15/01/2013 tarihli karar Dairemizin 14/11/2013 tarih ve 2013/12054 Esas, 2013/14333 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece 15.04.2014 tarihli karar ile direnme nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Direnme kararı üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulu 20/01/2016 tarihli karar ile mahkeme kararının yeni hüküm olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyayı Dairemize göndermiştir. Dairemizin 29/04/2016 tarih, 2016/5031 Esas, 2016/5224 Karar sayılı ilamı ile hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 27/05/2004 tarihli 5178 sayılı Kanunun 5. maddesi ile ayrıca 03/06/2007 tarihli 5685 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile; "Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.