(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13020 E. , 2006/13069 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.10.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar ve…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13020 E. , 2006/13069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.10.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davalılar arasındaki 27.3.1998 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan yapıdaki zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümün temlik alınması nedeniyle tapu kayıt iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir. Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde arsa sahibi yükleniciye bir bakıma yaptığı eserin bedeli olan yapıdaki bazı bağımsız bölümlerin mülkiyetini geçirme vaadinde bulunur. Aksine sözleşme yoksa yapı tamamlandığında yükleniciye mülkiyetin geçirilmesi vaat olunan bağımsız bölüm tapusu doğrudan yüklenici tarafından istenebileceği gibi yüklenici kazandığı şahsi hakkını üçüncü bir kişiye devredebilir ve bu devir nedeniyle mülkiyet nakli üçüncü kişi tarafından da talep edilebilir. Yükleniciden şahsi hakkını temellük eden üçüncü kişi arsa sahibine karşı halefi durumundaki yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini, yükleniciye karşı da temlik ilişkisini kanıtlamak zorunda olduğundan bu gibi davalarda arsa sahibine husumet yöneltilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, arsa sahibi ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Açıklanan nedenlerle arsa sahibi davalının husumet itirazları yerinde değildir. Borçlar Kanununun temlik sözleşmesinin şeklini düzenleyen 163.maddesine göre temellük iddiasının yazılı şekilde kanıtlanması gerekir. Başka bir deyişle temlik yazılı şekle uyularak yapılmamışsa muteber olmaz. Somut olayda; davacının dayandığı “taşeron Muammer Akdoğan ile üyeler arasındaki anlaşma metnidir” başlıklı belge alacağın temliki sözleşmesi değildir. Bu belgenin alt tarafında sonradan yazılan yazı altı davalı yüklenici tarafından imzalanmadığından HUMK.nun 298. maddesi uyarınca yine davalı yükleniciyi bağlamaz. Açıkçası, her ne kadar yüklenici davalı dava konusu zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümü sözlü satış anlaşmasıyla davacıya sattığını ancak satış bedelinin ödenmediğini savunmuşsa da Yasanın emrettiği biçim koşuluna uygun yazılı temlik anlaşması bulunmamaktadır.