8. Ceza Dairesi 2023/4854 E. , 2024/892 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/695 E., 2015/397 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin sanık ... Cumhuriyet Savcısı yönünden süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, müşteki kurum vek…
**8. Ceza Dairesi 2023/4854 E. , 2024/892 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/695 E., 2015/397 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin sanık ... Cumhuriyet Savcısı yönünden süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, müşteki kurum vekilinin temyiz talebi yönünden ise yokluğunda verilip 22.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, müşteki kurum vekilinin temyiz isteğinin süresinde olmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.10.2013 ile 11.11.2013 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında eziyet ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası (a,e) bendleri uyarınca dava açılmıştır. 2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararı ile; sanık hakkında eziyet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası (a,e) bendleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; mağdurun usulüne uygun dinlenilmediğine, mağdurun usulüne uygun dinlenip her iki suçun unsurlarının değerlendirilmesine, mağdur babasının duruşmadan haberdar edilmesi gerektiğine, sanığın sabıkasız olduğuna ve erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği gibi sebeplere ilişkindir. Müşteki kurum vekilinin temyiz isteği; cezanın az olduğuna suçun unsurlarının oluştuğuna beraat kararı verilmemesi gerektiğine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği; suçun sübutuna dair suçu işlemediği gibi sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın kızı olan mağduru tahta ve elleriyle vurup darp ettiği, mağdura pense atarak yaralanmasına neden olduğu, ayaklarının altını bıçak ile çizerek tuz bastığı bu suretle kasten yaralama ve eziyet yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Müşteki Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden; Yargılama sırasında usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilen müşteki kurumun davaya katılma talebinde bulunmadığından katılan sıfatı olmadığı ve müşteki kurum vekilinin yokluğunda verilip 22.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır. B. Sanık hakkında eziyet yapma suçu yönünden kurulan hükme dair Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden; Sanık savunması, mağdur beyanı ve adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde mağdurun ayak altına bıçak ile kesi atıldığı ve tuz bastığına dair beyanının adli muayene rapor içeriği ile ve tanık beyanı ile örtüşmemesi, eziyet suçun oluşması için oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmakla yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde bulunmamıştır. C. Sanık hakkında kasten yaralama suçu yönünden kurulan hükme dair Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz talebi yönünden; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan hüküm tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli kararına yönelik müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cumhuriyet Savcısının eziyet suçuna dair temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Cumhuriyet savcısının ve sanığın kasten yaralama suçuna dair temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.