12. Ceza Dairesi 2016/2265 E. , 2017/6255 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 22/3, 62/1,52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsam…
**12. Ceza Dairesi 2016/2265 E. , 2017/6255 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 22/3, 62/1,52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olaydan 9 dakika kadar sonra 0.51 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, saat 21:15 sıralarında idaresindeki otomobil ile meskun mahalde yer alan bölünmüş yolun sağ şeridinde seyrederken kontrolsüz bir şekilde sola doğru dönüş yapmak için manevra yapması neticesinde kendisiyle aynı istikamette seyreden motorsiklet sürücüsü ile çarpışması sonucu katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmasına neden olduğu olayda, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, dosya kapsamından 0.51 promil alkollü olan sanık hakkında böyle bir tespit yapılmadığı bu haliyle tespit edilen alkol miktarı gözetildiğinde sanığın güvenli sürüş kabiliyetinin alkol nedeniyle kaybedildiğinin kabulünün mümkün olmadığı sanığın alkol derecesi itibariyle bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeyerek sanık hakkında fazla ceza tayini, Kabule göre de; Sanığın üzerine atılı suç CMK'nın 253. maddesince, uzlaşma kapsamında olup, mahkemece CMK'nın 254. maddesi uyarınca uzlaştırma hükümleri uygulanmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.