Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı ve %10 oranında hissedarı olduğunu, şirketin şu anda--------- davalı ... olduğunu, bu hususun müvekkilinin davet edilmediği 27/03/2019 tarihli genel kurul kararında alınan karar neticesinde ilan edildiğini, müvekkilinin ---------sorunlar ve işleyişi hakkında-------- defalarca ihtarname gönderilmesine rağmen bir cevap alamadığını, müvekkilinin ------ yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ancak herhangi olumlu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin ana sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince nama yazılı payların, pay sahibi tarafından satışı halinde diğer pay sahiplerinin öneriye öncelikle muhatap olma haklarının bulunduğunu, bu hükme rağmen davalı şirketin dava dışı pay sahiplerinin ana sözleşmenin 8. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak ve müvekkilinin öncelik hakkını ihlal ederek kendi paylarını yine dava dışı ... ve ...'e devrettiklerini, davalı şirket yönetim kurulunun, hisselerin devri işlemlerini esas mukaveleye aykırı olarak kabul ettiğini ve şirket pay defterine tescil ettiğini, ... ve ...'a yapılan hisselerin devrine ilişkin işlemlerin pay defterine tescilinin yolsuz olduğunu, bu yolsuz tescilin iptali için İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1130 E. Sayılı dosyası ile açtıkları davanın derdest olduğunu, HMK 165. maddesi hükmünce söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediklerini, adı geçen yeni paydaşlarca 18/08/2015 tarihinde şirketin olağanüstü genel kurulunun toplanarak kararlar alındığını, pay devrinin yolsuz olması nedeniyle yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu; diğer yandan söz konusu genel kurula çağrının TTK'nın 414. maddesinde öngörülen usulde yapılmadığını ve davacının toplantıya katılamadığını, sermaye ve oy çokluğuna sahip ortakların haksız kararlarıyla diğer pay sahiplerinin zararına karar alması halinde bu kararların da iptal kabiliyetini haiz kararlar olacağını, dava dışı ... ve ...'ın kötü niyetle hareket ettiklerini, şirketin çok değerli olan bir taşınmazının ... A.Ş.'ye (Eski ünvan: ... A.Ş.) teminat olarak devredildiğini, dava dışı ... ve ...'ın amacının, finansal kiralama şirketinin borcunu ödeyerek oteli yok pahasına satın almak olduğunu, alınan kararların pay sahiplerinin zararına neden olması nedeniyle dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini belirterek, 18/08/2015 tarihli olağanüstü genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, çağrının usulüne uygun olmaması ve alınan kararların dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi (İstanbul ... ATM ... Esas) 23/02/2016 tarihli celse 3 nolu ara kararı ile; TTK.448 md.gereğince iptali talep edilen davalı şirketin 18/08/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların yürütmesinin ve uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Fer'i müdahiller tarafından ibraz edilen dilekçeler ile, 23.02.2016 tarihli celse 3 nolu ara kararı gereği 18.08.2015 tarihli Genel Kurul kararlarının uygulanması hakkında tedbiren durdurulması kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi 09/09/2021 tarihli ara kararı ile;,,, tedbirin kaldırılmasını isteyen feri müdahillerin dava konusu yapılan ve yürürlükleri tedbiren durdurulan şirket genel kurul kararları ile yönetici atandıkları, dolayısı ile tedbirin kaldırılmasını talep etmekte HMK'nın 396.maddesinin yollamasıyla, aynı yasanın 394.md gereğince hukuki yararlarının bulunduğu; dava konusu yapılan ve yürütülmelerinin durdurulmasına karar verilen genel kurul kararlarının yürürlüğü halinde davacının giderilmesi olanaksız, yaklaşık ispat kuralları gereği ispatlanmış bir zararının bulunmadığı; davanın kabulü halinde haklarının geriye doğru her zaman elde edilmesinin olanaklı olduğu; kaldı ki, bekletici mesele yapılan davaların reddedildiği, bu durumda tedbirin devamında davacının korunmaya değer üstün bir hakkının bulunmadığı gerekçesi ile, feri müdahillerin taleplerinin KABULÜ ile, davalı şirketin 18/08/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve dava konusu yapılan kararlarının yürütülmelerinin tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkemece 23/02/2016 tarihli duruşmadaki ara kararla verilen ihtiyati tedbirin, HMK'nın 396/1.maddesi gereğince teminatsız olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbirin kaldırılması kararına itiraz eden davacı vekili 16/09/2021 tarihli dilekçesi ile; tedbire itiraz eden feri müdahillerin şirkette hissedar olduklarını ispatlayamadıklarını, davalı şirketin sahibi olduğu otelin satılması halinde durumun telafisinin mümkün olmadığını, ihtiyati tedbirin, şirkete ait taşınmazın satışının yetkisiz olan fer'i müdahiller tarafından yapılmasının engellenmesi için istendiğini, gelinen aşamada feri müdahillerin her türlü işlemi yapabilir hale geldiklerini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 09/09/2021 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin karara itirazlarının kabulü ile tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.