9. Ceza Dairesi 2023/6361 E. , 2023/6951 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/424 E., 2023/38 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükü…
**9. Ceza Dairesi 2023/6361 E. , 2023/6951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/424 E., 2023/38 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarihli ve 2019/232 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararı ile sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/1308 Esas, 2020/1461 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2021/19260 Esas, 2022/5718 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin esası incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/424 Esas, 2023/38 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve ayrıca sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.05.2023 tarihli ve 9-2023/33024 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekili Sanıklar hakkında verilen cezanın üst hadden uygulanması gerektiğini, dosya kapsamında takdiri indirim yapılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Sanık ... Müdafii Mağdurenin gerçek yaşının bilimsel olarak tespitinin zorunlu olduğunu, sanığın hükmolunan cezalarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi gereğince artırım yapılmış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, mağdure beyanlarının itibar edilebilir nitelikte olmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Sanık ... Müdafii Mağdurenin çelişkili beyanlarının hükme esas alındığını, çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini, ikrarın karar verilmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, sanığın ikrar mahiyetindeki beyanı ile mağdurenin hazırlık aşamasında verdiği beyanlarının birbiri ile uyuşmadığını, sanık hakkında somut bir delil bulunmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; "Toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, ATK raporu, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; Sanık ... ... hakkında yapılan değerlendirmede; Sanık ... ...'ın katılan ile uzun süreden beri komşu olması nedeniyle tanışıklılığı bulunduğu, katılan ... ...'ın uzun bir süredir babaannesi ... ...'a ait konutta kardeşi ... ile birlikte yaşadıkları, katılan ... ...'ın sürekli olarak evden ayrılması üzerine yapılan aramalarda katılanın sık sık sanık ... ... isimli şahsın yanında bulunduğu, katılanın babaannesi ... ...'ın bu durumdan rahatsız olması sebebiyle sanık ... isimli şahsı defaatle uyarmasına rağmen sanığın katılan ile irtibat kurmaya devam ettiği, 2016 yılından itibaren sanığın katılanın vajinal bölgesine organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunmaya başladığı, sanığın zaman zaman katılana para vererek kendisine kıyafet gibi çeşitli hediyeler almak suretiyle katılanı etkilemek ve sempatisini kazanmak amacıyla özel bir çaba sarfettiği, sanığın genel itibariyle Erbaa ilçe merkezinde bulunan bir bağ evinde katılan ile cinsel birliktelik kurduğu, 2017 yılı içerisinde de sanığın katılanın vajinal bölgesinden organ sokmak suretiyle değişik zaman dilimlerinde birden fazla zincirleme şekilde cinsel istismar da bulunmaya devam ettiği, 2018 yılı Mayıs ayları içerisinde sanığın boş bir arsa önünde kendisine ait araç içerisinde katılan ... ile bulundukları esnada katılanın dudağından öpmek suretiyle istismarda bulunduğu, bu husususun tanık ... oğlu ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı ile doğrulandığı, yine 02/09/2018 günü öğleden sonraki vakitlerde sanığın Erbaa ilçesi sınırları içerisinde bulunan bir bağ evine katılanı götürerek vajinal bölgesine organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu, sanığın 2018 yılı Ağustos ayının son haftaları ... vakitlerinde evinin bahçesinde bulunduğu esnada katılana bir kap içerisine idrarını yapması talebinde bulunması üzerine katılanın idrarını bir kap içerisine yaptıktan sonra sanığa verdiği, sanığın bu kap içerisinde bulunan idrarı, idrar testine döktükten sonra çubuk üzerinde iki kırmızı renkte çizgi belirdiği, sanığın o an itibariyle katılanın gebe olduğunu tespit ettiği, katılanın ablası ...'ın 31/08/2018 günü oyun oynadığı esnada kolunun ağaç dalına takılması üzerine yaralandığı, pansuman malzemelerini almak üzere arkadaşı ... ile birlikte sanık ... isimli şahsın ikametine gittikleri ve ikamet içerisinde gebelik testi için kullanılan aparatı gördükleri, sanık ...'in Erbaa ilçesinde pazarcılık işi ile iştigal ettiği ve 01/09/2018 günü katılanın ablası ...'nın katılan ...'yu sanık ... ... isimli şahsın yanında görmesi üzerine yanlarına doğru giderek sanığa hitaben '... bana testin kendisine ait olduğunu ve testinde senin yaptığını hamile olduğunu söylemişsin' şeklinde konuştuğunu, sanığın ise kendisine 'Ben ...'yu alıp buralardan götüreyim çocuğu doğursun ben çocuğa bakar büyütürüm.' şeklinde cevap verdiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmalarında katılanla cinsel birliktelik yaşadığını kabul etmediğini, ancak sanığın savcılık huzurunda verdiği savunmalarında ilk başlarında mağdurenin gebe olduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmişse de ifadesinin ilerleyen bölümlerinde mağdurenin babaannesi ... ...'ın kendisini telefonla arayarak mağdurenin gebe olduğunu söyleyerek bir miktar para talebinde bulunduğunu iddia ederek mağdurenin ablası ...'ın Cumartesi Pazarı olarak tabir edilen yere gelerek kardeşi ...'nun hamile olduğunu tarafına söylediğini belirttiği, sanığın kovuşturma aşamasına alınan savunmasında ise sadece bir kez nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde katılan ile birlikte olduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanığın savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik çelişkili ve tutarsızlıklar içerdiğinden sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, katılan ... ...'ın 04/09/2018 tarihli Erbaa Devlet Hastanesin'den aldırılan Genel Adli Muayene Raporun'da; ' Ebe eşliğinde yapılan muayenede hymenal ringin (kızlık zarı) salim olmadığı, 7 hafta 3 gün ile uyumlu bebek kalp atımı olan gebeliği olduğunun' tespit edildiği, Tokat Dr. ... Aykan Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 11/10/2018 tanzim tarihli raporuna göre; katılan ... ...'ın ' Sınır Zeka ' olduğunun görüldüğü ve yaşı, yapılan poliklinik muayenesi, alınan gelişim öyküsü,uygulanan psikometrik testler, yaşı ve gelişim düzeyi doğrultusunda yapılan değerlendirmede; -Sınır zeka düzeyinde olmasının akli muhakemesini yaşına göre düşürdüğü ve etkilediği, -Suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği(farik ve mümeyyiz olmadığı), -Bedeni ve ruhi yönden kendisini savunabilecek durumda olmadığı, -Fiilin ahlaki redatine müdrik olmadığı, -Verdiği ifadelere yaşı ve zeka seviyesi doğrultusunda itibar edilebileceği kanaatine varıldığının belirtildiği, sanık ...'a ait Samsung marka beyaz renkli 357508/05/518596/2 IMEİ numaralı cep telefonu ve içerisinde takılı vaziyette bulunan sim kartı üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre; sanık ...'a ait cep telefonunun zaman çizelgesi üzerinde mağdurenin ablası ...'a ait *** *** **** nolu telefon numarası ile 17/08/2018- 15/10/2018 tarihleri arası arama ve mesaj kayıtları içerisinde toplamda ellidokuz defa görüşmenin gerçekleştiğini tespit edildiği, daha sonra mağdurenin annesi ... ...'in talebi doğrultusunda mağdurenin gebeliğinin sonlandırılmasına karar verildiği, bu çerçevede Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Doğum ve Hastalıkları Polikliniği tarafından mağdurenin gebeliği sonlandırılarak cenin üzerinde inceleme yapılmak üzere bir kap içerisinde muhafaza altına alınarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, mağdure ... ...'a yönelik çocukların Cinsel İstismarı suçu kapsamında soruşturması ayrı yürütülen Suça Sürüklenen Çocuk ... ... ile bu dosya sanıkları ... ile ...'ın DNA örnekleri alınarak ceninin biyolojik babasının tespiti amacıyla mukayese edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumunca cenin üzerinde yapılan moleküler inceleme ışığında sanık ...'ın %99.99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğinin tespit edildiği, bu nedenle sanığın cinsel istismara konu eylemlerde bulunmadığına dair savunmalarının tamamen gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktığı, katılanın yaşanan suça konu hadiseleri mevcut yaşıtları nazara alındığında belli bir uyum içerisinde çelişkisiz, tutarlı, ayrıntılı bir şekilde izah etmesi, katılanın gerçekleşen suça konu eylemleri yer, zaman ve mekan belirterek ayrıntılı bir şekilde anlatmış olması, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında katılan beyanlarının kuvvetli delil olarak nitelendirilmesi, katılanın sanık ...'in kendisi ile yirmi-otuz defa cinsel ilişkiye girdiğine dair anlatımları ve İstanbul Adli Tıp Kurumunca cenin üzerinde yapılan moleküler inceleme ışığında sanık ...'ın %99.99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğine dair rapor da dikkate alındığında sanığın savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmeyeceği, bu suretle sanığın katılana yönelik 2016 yılı içerisinde değişik zaman dilimlerinde katılana yönelik nitelikli cinsel istismar suçuna konu eylemlerde bulunduğu, her ne kadar 2016 yılı içerisinde gerçekleşen suça konu nitelikli istismar eylemlerinin net olarak tarihi tespit edilememiş ise de 6763 sayılı yasanın yürürlük tarihinin 02/12/2016 olması ve mağdure 6763 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce 27/02/2016 tarihinde on iki yaşını doldurduğundan TCK'nın 103/2-2. Cümle maddesinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, 2017 yılı içerisinde de sanığın katılana yönelik suça konu eylemlerinin ısrarla devam ettiği ve mezkur tarihte 8.sınıfta eğitim-öğrenim gören katılana yönelik bu tarih içerisinde değişik zaman dilimlerinde organ sokmak suretiyle istismar ettiği, yine 04/09/2018 tarihli Erbaa Devlet Hastanesinden aldırılan Genel Adli Muayene Raporunda gebelik süresinin 7 hafta 3 gün olduğu hususu değerlendirildiğinde 2018 yılı Temmuz ayı içerisinde sanık Alaadin'in katılanın vajinal bölgesine cinsel organ sokmak suretiyle istismar eyleminde bulunduğu ve en son aynı şekilde nitelikli olarak organ sokmak suretiyle 02/09/2018 tarihinde katılan ... ile cinsel birliktelik yaşadığı, he ne kadar sanık Müdafi sanığın katılanın yaşı hususunda hataya düştüğünü ve mağdurun gerçek yaşının tespit edilmesini istemiş ise de, İstanbul Adli Tıp Kurumunun 29/06/2020 tarih ve 2020/1485 sayılı raporuna göre mağdurun 2018 yılında 14 yaş içerisinde olduğunun ve 14 yaşını bitirmediğinin bildirilmesi, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılanın yaşı hususunda hataya düştüğüne dair bir iddiasının bulunmaması, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılanı 20 yıldır komşusu olması nedeniyle tanıması, Tokat Dr. ... Aykan Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 11/10/2018 tanzim tarihli raporuna göre; katılan ... ...'ın 'Suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği (farik ve mümeyyiz olmadığı)' belirtilmesi, yine katılanın diğer bir dava dosyası olan Mahkememizin 2019/60 esas sayılı dosya kapsamında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19.02.2020 tarihli raporda da 'katılanın Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma' suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği" bildirilmesi karşısında, sanığın katılanın yaşını bilebileceği, zaten katılanın suç tarihlerinde ortaokul öğrencisi olması da dikkate alındığında sanığın katılanın yaşı hususunda hataya düşme ihtimalinin olmadığı, ayrıca katılan ... ...'ın suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinden (farik ve mümeyyiz olmadığı) katılanın gerçek yaşının tespitinin sonuca etkisi olmayacağı, bu suretle sanığın mağdureye yönelik 2016-2017-2018 tarihleri arasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocukların cinsel istismarı eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği anlaşılmıştır... Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; Sanık ile katılan arasında akrabalık ilişkisinin bulunması sebebiyle sanığın eşi ile sık sık katılanın ikamet ettiği konuta ziyaret amaçlı gelip gittikleri, sanığın katılan ile Instagram isimli uygulama üzerinden yazışarak konutuna gelmesine dair davette bulunduğu, 2017 yılı Temmuz ayları içerisinde sanığın ikametine tek başına gelen katılan ile evin yatak odası bölümünde sanığın cinsel organını katılanın anal bölgesine sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, 2018 yılı içerisinde katılan ...'nun sanığın ikametine geldiği ve sanığın eşi ... ...'ın evin mutfak kısmında bulunduğu esnada evin tuvalet bölümünde sanığın katılanın vajinal bölgesine cinsel organını sokmak suretiyle istismar ettiği, sanığın eşinin pazar günleri köye gitmesi sebebiyle katılanı ikametine çağırarak genel itibariyle pazar günleri istismar eyleminde bulunduğu, katılanın anlatımlarında sanığın ikametinin yatak odası bölümü içerisinde yer alan eşyalar hakkında ayrıntılı olarak bilgiler verdiği, sanığın soruşturma aşamalarında alınan savunmalarında katılan ile cinsel birliktelik yaşadığına ilişkin ikrarı göz önüne alındığında sanığın katılana yönelik 2017-2018 tarihleri arasında gerçekleşen cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği, ayrıca katılanın yaşanan suça konu hadiseleri mevcut yaşıtları nazara alındığında belli bir uyum içerisinde çelişkisiz, tutarlı, ayrıntılı bir şekilde izah etmesi, katılanın gerçekleşen suça konu eylemleri yer, zaman ve mekan belirterek ayrıntılı bir şekilde anlatmış olması, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında katılan beyanlarının kuvvetli delil olarak nitelendirilmesi, katılanın sanığın kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğine dair anlatımları dikkate alındığında sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmeyeceği, katılan ... ...'ın 04/09/2018 tarihli Erbaa Devlet Hastanesin'den aldırılan Genel Adli Muayene Raporun'da; ' Ebe eşliğinde yapılan muayenede hymenal ringin (kızlık zarı) salim olmadığı,7 hafta 3 gün ile uyumlu bebek kalp atımı olan gebeliği olduğunun' tespit edildiği, Tokat Dr. ... Aykan Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 11/10/2018 tanzim tarihli raporuna göre; katılan ... ...'ın ' Sınır Zeka' olduğunun görüldüğü ve yaşı, yapılan poliklinik muayenesi, alınan gelişim öyküsü,uygulanan psikometrik testler, yaşı ve gelişim düzeyi doğrultusunda yapılan değerlendirmede ; -Sınır zeka düzeyinde olmasının akli muhakemesini yaşına göre düşürdüğü ve etkilediği, -Suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği(farik ve mümeyyiz olmadığı), -Bedeni ve ruhi yönden kendisini savunabilecek durumda olmadığı, -Fiilin ahlaki redatine müdrik olmadığı, -Verdiği ifadelere yaşı ve zeka seviyesi doğrultusunda itibar edilebileceği kanaatine varıldığının belirtildiği, he ne kadar sanık Müdafi sanığın katılanın yaşı hususunda hataya düştüğünü ve mağdurun gerçek yaşının tespit edilmesini istemiş ise de, İstanbul Adli Tıp Kurumunun 29/06/2020 tarih ve 2020/1485 sayılı raporuna göre mağdurun 2018 yılında 14 yaş içerisinde olduğunun ve 14 yaşını bitirmediğinin bildirilmesi, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılanın yaşı hususunda hataya düştüğüne dair bir iddiasının bulunmaması, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında katılanın yaşının küçük olduğunu bildiğine yönelik savunması, sanığın katılan arkabası olması nedeniyle uzun süre tanıması, Tokat Dr. ... Aykan Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 11/10/2018 tanzim tarihli raporuna göre; katılan ... ...'ın 'Suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği (farik ve mümeyyiz olmadığı)' belirtilmesi, yine katılanın diğer bir dava dosyası olan Mahkememizin 2019/60 esas sayılı dosya kapsamında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19.02.2020 tarihli raporda da 'katılanın Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği' bildirilmesi karşısında, sanığın katılanın yaşını bilebileceği, zaten katılanın suç tarihlerinde ortaokul öğrencisi olması da dikkate alındığında sanığın katılanın yaşı hususunda hataya düşme ihtimalinin olmadığı, ayrıca katılan ... ...'ın suç tarihi itibariyle mağdur kaldığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinden (farik ve mümeyyiz olmadığı) katılanın gerçek yaşının tespitinin sonuca etkisi olmayacağı, bu suretle sanığın mağdureye yönelik 2017-2018 tarihleri arasında çocukların cinsel istismarı eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği anlaşılmıştır...." gerekçeleriyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ile sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/424 Esas, 2023/38 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.