12. Ceza Dairesi 2025/4807 E. , 2026/117 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebli…
12. Ceza Dairesi 2025/4807 E. , 2026/117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hüküm ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres [bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres] esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 1/8. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümleri gereğince tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemleri tamamlanmalıdır. İncelenen dosyada, yokluğunda verilen kararın, sanığın doğrudan mernis adresine tebligata çıkarıldığı, mazbataya "tanınmıyor" olduğu yazılarak tebligatın mahalle muhtarının imzasına 24.07.2014 tarihinde teslim edildiği, (2) nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, anılan kanuni düzenlemeler uyarınca tebliğin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmış ise de, sanığın infaz dosyasının incelenmesinde Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı ilamat ve infaz bürosu tarafından çıkarılan davetnamenin sanığa bizzat 30.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 09.10.2014 tarihinde teslim olması ile cezasının infazının başladığı ve infazın tamamlanarak 03.11.2014 tarihinde yerine getirme fişi düzenlediği bu haliyle sanığın karardan haberdar olduğunun anlaşıldığı, sanığın kanuni süresinden yaklaşık on yıl sonra eski hale getirme ve temyiz isteğinde bulunduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde ''Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” şeklindeki emredici düzenleme ile Kanun koyucu tarafından kişilere tanınan hakların belli sınırlar içinde kullanılması ve hakkın kötüye kullanılmasının da hukuk düzenince hiçbir şekilde korunmayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, sanığın hakkındaki mahkumiyet kararından haberdar olmasının ardından, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra sanık tarafından yapılan 25.01.2024 tarihli temyiz ve eski hale getirme talebinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.