Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6866 E. , 2024/4798 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6866 Karar No : 2024/4798 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozul…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6866 E. , 2024/4798 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6866 Karar No : 2024/4798 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının banka hesabına, bir dönem ortağı olduğu ... Tekstil ve Kozmetik Ürünleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2011 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı olan davacı adına tanzim edilmiş ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği sonucuna varılan olayda, şirket adına düzenlenen ..., ..., ..,..., ...,..., ..., ...ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği ve değinilen ödeme emirlerine konu alacağın kesinleşerek davacıdan tahsil edilebilir aşamaya geldiği dolayısıyla bu ödeme emirlerine konu alacaktan kaynaklanan hacizlerde hukuka aykırılık görülmediği, şirket adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emri içeriği borcun vadesinin 2011 yılı olduğu dikkate alındığında 31/12/2017 tarihinde tahsil zamanaşıma uğradığı, ... , ... ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın ise şirketin tüzel kişiliği sona erdikten sonra yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağından değinilen borcun usulüne uygun biçimde tahakkuk ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu haczin şirket adına düzenlenen ..., ...,...,...,..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden dava reddedilmiş, ..., ...,... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten alınamayacağı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, asıl borçlu şirketle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı zira borcun ait olduğu dönemde görevi nedeniyle hukuken ve fiilen ticaret yapması ve şirkete ortak olmasının mümkün olmadığı, alacağın usulüne uygun kesinleşmediği ve zamanaşımına uğradığı, kendisine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, uygulanan haczin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idare temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının bir dönem ortağı olduğu ... Tekstil ve Kozmetik Ürünleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2011 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına haciz uygulanmıştır. Davalı idarece haczin dayanağı olarak sunulan ödeme emirlerinin, 01/11/2018 tarihinde davacının ikametgah adresi olarak gösterilen "... Mahallesi, ... Sokak, ... Sitesi, ... Blok, No:... D:... Salihli/MANİSA" adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. madde uyarınca tebliğ edildiğini gösterir tebliğ alındısı sunulmuş, davacının MERNİS kayıtlarının incelenmesinden ise 24/10/2018 ila 28/02/2020 tarihleri arasında adresinin "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Hizan/BİTLİS" olduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu, aynı Kanun'un yine 7601 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik 102. maddesinin 5. fıkrasında; bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda, bulunamama durumunun o adresten geçici ayrılmaları da kapsadığı, durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin, davacının MERNİS kayıtlarına göre ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Hizan/BİTLİS olan ikametgah adresinde tebliği yoluna gidilmeksizin 04/07/2013 tarihinde ayrıldığı ... Mahallesi, .. Sokak, ... Sitesi, ... Blok, No:... D:... Salihli/MANİSA adresinde tebliğinin, 213 sayılı Kanun'da yer alan tebligat hükümlerine uygun olduğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla dava konusu hacizde hukuka uygunluk görülmediğinden davayı, dava konusu haczin şirket adına düzenlenen ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısım yönünden yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması; dava konusu haczin kaldırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare temyiz isteminin de bu nedenle reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; dava konusu haczin kaldırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.