7. Ceza Dairesi 2024/4306 E. , 2024/9182 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1131 E., 2024/635 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini …
**7. Ceza Dairesi 2024/4306 E. , 2024/9182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1131 E., 2024/635 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi, müsadere talebine hasren, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'ın eşinin temyiz istemi, sanığın Irak'ta olması nedeniyle hak kaybına uğramaması için hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiin temyiz istemi, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ...'nun sürücüsü olduğu, diğer sanık ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı aracın durumundan şüphelenilmesi üzerine güvenlik güçlerinin dur ihtarında bulunduğu, ihtara uymayan aracın takip sonucu durdurulmasına müteakip araçta Mardin Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1409 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada suç ve suç unsuru olabilecek eşyaya rastlanmadığı ancak aracın belli bir süre boyunca karanlık alanda kalmasından şüphelenilerek, geliş istikâmetindeki toprak yol üzerinde yapılan incelemede, su tahliyesi amacıyla yapılan menfez içerisinde, üzeri otlarla kapatılmaya çalışılmış siyah poşetler içerisinde toplam 696 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar soruşturma aşamasındaki savunmalarında, ele geçen sigaraları satmak amacıyla satın aldıklarını kabul etmiş olmalarına karşın kovuşturma aşamasındaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Her ne kadar sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekmekte ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın eşi ile sanık ... müdafin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Suç tarihi itibarıyla suçtan zarar gören ve kamu davasına katılan kılınan Gümrük İdaresi olması karşında, gerekçeli karar başlığında Tarım ve Orman Bakanlığının da katılan olarak yazılması ve vekâlet ücreti kısmında da katılan ... İdaresi açıkça belirtilmeyerek, vekâlet ücretinin "katılan kuruma" verilmesinden bahsedilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, isabetli bulunmamıştır. B. Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik Nakil aracının kayıtlı olduğu şirket ortağının 26.02.2014 tarihli talimat yolu ile alınan beyanında, aracı yaklaşık bir yıl kadar önce... isimli bir şahsa sattığını ancak devrini gerçekleştiremediğini beyan etmesi karşısında, adı geçen... isimli şahıs araştırılıp beyanı alınarak sonucuna göre nakil aracının iadesi ya da müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde aracın hakkaniyet gereği iadesine karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ...'ın eşi ile sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden vekâlet ücretine ilişkin bendinde yer alan "kurum" ibaresi çıkartılarak yerine "Gümrük İdaresi" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.