10. Hukuk Dairesi 2025/11177 E. , 2025/17642 K. "" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2450 E., 2025/1352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/331 E., 2022/352 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlan…
10. Hukuk Dairesi 2025/11177 E. , 2025/17642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2450 E., 2025/1352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/331 E., 2022/352 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2011 yılı Ekim ayından itibaren 2017 yılı Ağustos ayına kesintisiz biçimde davalının işletmekte olduğu 06... plakalı dolmuşun şoförlüğünü yaptığını ve 6.000,00TL ücret aldığını, ancak hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini belirterek davacının 01.10.2011-01.08.2017 tarihleri arasına 6.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zaman zaman asıl şoförlerin mazeretinin olduğu dönemde yedek şoför olarak davalının aracında çalışmış olabileceğini, ancak hizmet akdine dayalı ve sürekli bir çalışmanın olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili çalışma olgusunun ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; dinlenilen kamu tanığı ... ve ... ile davalı tanığı ... ve ...'ın verdikleri beyanlarda davalıya ait 06... plaka sayılı aracın uyuşmazlık döneminde davalı ve oğlu tarafından dönüşümlü olarak kullanıldığı, davacının dolmuş duraklarında ara şoförlük yaptığı yani asıl şoförlerin sağlık sorunları vs. ihtiyaçları olduğu günlerde veya saatlerde yerine sefere çıktığı, her ne kadar davacı adına davalıya ait araç nedeniyle kesilen trafik idari para cezaları var ise de davalı adına da aynı araçta kesilen idari para cezalarının bulunduğu, davacının davalıya ait araçta hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ispatlanamadığı kanısına varılarak davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 15.10.2002- 27.07.2012 tarihleri arasında ... Makina Tic. A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı iş yerinden sigortalı bildirimlerinin yapıldığı, davalıya ait iş yerinden yapılan bildiriminin bulunmadığı, davalıya ait şehir içi yolcu taşıma mahiyetindeki ... sicil numaralı iş yerinin 01.11.2017 tarihinde kanun kapsamına alındığı, dava konusu minibüsün davalı adına tescilli olduğu, tanık beyanlarının alındığı, davacının asıl şoförlerin sağlık sorunları vs. ihtiyaçları olduğu günlerde veya saatlerde yerine sefere çıktığının belirlendiği, davacı ve davalı arasında devamlılık arz eder şekilde hizmet akdinden kaynaklanan işçi-işveren ilişkisi olmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının davalıya ait minibüste çalışırken aldığı trafik cezalarının dikkate alınmadığını, dinlenen tanık beyanlarının doğru değerlendirilmediğini, işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların da davacının çalışmalarını doğruladıklarını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada davacı, 01.10.2011-01.08.2017 tarihleri arasında 6.000,00 TL ücretle davalı işveren nezdinde şoför olarak geçen çalışmalarının tespitini istemiştir. Dosya içinde yer alan davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; davacının talep ettiği dönemin bir kısmını da kaplar şekilde dava dışı ... Makine Tic. A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı işyerinden 15.10.2002 -27.07.2012 tarihleri arasında bildirimleri olduğu, davalı iş yerinden bildirimi bulunmadığı, ilki 13.11.2012 tarihinde olmak üzere davacı adına davalıya ait 06... plakalı araca ilişkin düzenlenmiş trafik cezalarının mevcut olduğu, dinlenen bir çok tanığın da davacının çalışmasını doğruladığı ancak Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan davacının davalıya ait araçta hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesis edilmiş ise de Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bu doğrultuda Mahkemece öncelikle, nizalı dönem içerisinde davacı şoför olarak çalıştığını iddia ettiğinden davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanakları da dikkate alınarak yeteri kadar tanık dinlenmeli, davacının çalışması olup olmadığı hususu netleştirilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmeksizin eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi yerinde olmadığından hüküm bozulmalıdır. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.