6. Hukuk Dairesi 2014/1717 E. , 2014/2290 K. MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/01/2013 NUMARASI : 2011/108-2013/2 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi…
**6. Hukuk Dairesi 2014/1717 E. , 2014/2290 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/01/2013 NUMARASI : 2011/108-2013/2 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin M.. İ.., Y.. K.., ??? ada, ....../, ..../, .../, .../, .../, .../, .../ ve ... parsellerde kayıtlı tarlalarını 2010 sezonunda davalıya çeltik ekimi için kiraya verdiklerini, davalının ekmiş olduğu çeltik mahsulünü sulamak için kullandığı elektrik bedelini elektrik şirketine ödememesi sebebi ile derin kuyu pompasını çalıştıran elektrik trafosunun elektriğinin kesildiğini, sulama imkanı kalmayan tarlalarını 2011 yılı sezonunda kiraya veremediklerini, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/11 D. iş sayılı dosyası ile yapılan tespite göre taşınmazlarını kiraya verememesinden dolayı 14.726,00 TL maddi zararı olduğunu belirterek zarar miktarının delil tespiti masrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, elektrik abonelik sözleşmesinin dava dışı E.. D.. tarafından imzalandığını, taraf sıfatı olmadığından davanın reddi gerektiğini, davaya konu taşınmazların 2010 yılında kiralandığını ve söz konusu trafo kullanılarak sulama yapıldığını, abone E.. D..'in de aynı trafodan elektrik alarak kendi yerlerini suladığını, kendi payına düşen miktarı E.. D..'e ödemesine rağmen bu paranın E.. D.. tarafından elektrik şirketine yatırılmadığını, taşınmaz E.. D.. ile kendisine kiralandığı halde E.. D..’in kendi payına düşen elektrik parasını da ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya arasında bulunan 03/03/2010 tarihli kira sözleşmesine göre kiralanan .... ada, .../, .../, .../, ..../,.../,.../,.../,.../,..../,... ve .... nolu parseller zirai amaçla kullanılmak üzere 30/11/2010 tarihine kadar 10.000 TL bedelle davalı H.. Ö..’e kiralanmıştır. Davacının talebi üzerine Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/11 D.iş sayılı dosyasında 09/08/2011 tarihinde yapılan delil tespiti sonucunda elektrik mühendisi bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda; ... nolu parsel üzerinde bulunan trafonun aboneliğinin E.. D.. adına olduğu, 07/01/2011 tarihinden itibaren trafonun enerjisinin kesik olduğu ve mühürlendiği belirtilmiş, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda taşınmazların çeltik ekimi için uygun olduğu, dava konusu ve komşu arazilerde genellikle çeltik yetiştiriciliği yapıldığı, taşınmazların yakınında bulunan derin kuyu pompasının çalışmadığı, çeltik ekimi için hazırlanıp özel ürün arazisi durumuna getirilen, çeltik ekimi için kiralanmak istenen taşınmazların, çeltik ekimi için belirlenen ortalama bedele göre elektrik kesintisinden meydana gelen zararın 14.726 TL civarında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; trafonun kullanımından kaynaklanan elektrik borcundan dolayı davalının kullandığı elektrik miktarı kadar sorumlu olacağını, sorumluluğunun E.. D.. ile birlikte ve yarı yarıya olduğunu, davacının uğradığı zarardan dolayı sorumluluğunun zarar miktarının yarısı kadar olacağını belirterek davanın kısmen kabulü ile 7363,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Sözleşmeden kaynaklanan borçlar, sözleşmenin tarafları arasında şahsi borç doğurur. Sözleşmenin tarafı olmayan, 3. kişilere karşı sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulamaz. Taraflar arasında düzenlenen 03/03/2010 tarihli tarla kiralama sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan tarlalar zirai amaçla kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Mahkemece verilen hükmün gerekçesinde tarafların sözleşme ile, kira bitiminde taşınmazı teslim sırasında davalının kullanmış olduğu elektriğin borcunu tamamen kapatacağının kararlaştırıldığı ve bu konunun davada uyuşmazlık konusu olmadığı belirtilmesine rağmen tazminat talebine dayanak oluşturan sulama kesintisine neden olan elektrik trafosunun davalı ile dava dışı E.. D.. tarafından birlikte kullanıldığı bu sebeple elektrik borcundan dolayı sorumluluğun da davalı ile E.. D..’e ait olduğu, davalının sorumluluğunun belirlenen tazminat miktarının yarısı ile sınırlı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98.maddesinin yaptığı yollama ile sözleşme ilişkilerinde de uygulanması gereken 44. maddesinde; “Mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir. Eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim, hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme ile zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarara uğrayan kimse de kusurluysa, diğer bir deyişle zarara uğrayan kimse normal bir insanın kendi menfaatlerini korumak için sakınması gerekli bir eylemde bulunmamışsa “birlikte (müterafik) kusur” söz konusudur. Olayımızda davacı tarafından davalının elektrik borcunu ödememesinden dolayı taşınmazda bulunan trafonun elektriklerinin kesilmesi nedeni ile kiralananın sulanamaması ve bu sebeple de yeniden kiralanamaması nedeni ile tazminat talep edilmektedir. Mahkemece davalının davacı tarafa tazminat ödemesi gerektiği kabul edilmiş olmasına rağmen kararda Eski BK.nun 98. maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince tazminat miktarından indirim yapılması gerekip gerekmediği tartışılmamıştır. Öte yandan hükme esas alınan delil tespiti bilirkişi raporunda taşınmazların özel ürün arazisi olarak öncelikle çeltik ekimi için kiralanması haline hasren tazminat hesabı yapılmış olup taşınmazların mevcut haliyle sulama imkanı olmaksızın kuru tarım yapılmak üzere veya çeltik dışında başka bir ürünle ilgili ziraat yapılmak üzere kiraya verilip verilemeyeceği, bu takdirde kira miktarının ne kadar olabileceği hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.