2. Hukuk Dairesi 2011/10663 E. , 2012/19379 K. MAHKEMESİ :Eskişehir 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.4.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.7.2012 günü temyiz eden davalı M. K.vekili Av. E.C.Ç. Y. ve karşı taraf davacı M.A.K.vekili Av. H. S. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikt…
**2. Hukuk Dairesi 2011/10663 E. , 2012/19379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Eskişehir 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.4.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.7.2012 günü temyiz eden davalı M. K.vekili Av. E.C.Ç. Y. ve karşı taraf davacı M.A.K.vekili Av. H. S. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Eşte bulunan hastalığın butlan sebebini oluşturması için diğer eşin veya alt soyunun sağlığı için ağır (vahim) bir tehlike oluşturması gerekir. Hastalığın bulaşıcı veya soyaçekim sebebiyle sonraki nesle geçmesi durumunda vahim durumundan söz edilir (TMK.md.150/2). Davalı kadın sınırlı zeka düzeyine sahip olup 2001 ve 2007 tarihleri arasında epilepsi tedavisi gördüğü, halen ilaç kullanmadığı ve EEG incelemelerinin normal olduğu mahkemece alınan sağlık kurulu raporuyla saptanmış olup bu sebeple evlenme ve evliliği sürdürme yeterliliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Bu açıklama karşısında Türk Medeni Kanununun 150/2. maddesinin aradığı koşullar gerçekleşmemiştir. Davanın reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin M.'den alınıp M.'e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 10.07.2012 (salı) KARŞI OY YAZISI Davalının evlenmeden önce mevcut olan "epilepsi" hastalığını davacıdan gizleyerek evliliği gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Bu hastalık davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike teşkil ediyorsa evliliğin iptali sebebi olur (TMK.m.150/2). Söz konusu hastalığın davacı veya altsoyunun sağlığı için vahim bir tehlike arz edecek nitelikte olup olmadığı, ancak tıbben berilenebilecek bir husustur. Davalı hakkında alınan raporda bu konuda bir açıklama ve tespit bulunmamaktadır. O halde rapor, hüküm için yeterli değildir. Davalıda evlenmeden önce mevcut olduğu belirlenen epilepsinin, altsoy için ağır bir tehlike arz edip etmediği yönünden uzman bilirkişi raporu alınmadan, bu hususa yanıt vermeyen raporla yetinilmesi doğru değildir. Bu bakımdan belirtilen husus hakkında araştırma yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa ve azınlığa katılmıyorum KARŞI OY YAZISI Davacı koca, davalı eşin kendisi ile ilgili gerçekleri söylemediğini, davalının epilepsi tedavisi gördüğünü, şizo-afektif teşhisi konulduğunu ve hafif mental retardasyon (sınır zeka seviyesinde) olduğunu nikahtan sora öğrendiğini, bu durumu bilmesi halinde davalı ile bu evliliği gerçekleştirmeyeceğini beyan ederek özellikle Türk Medeni Kanununun 149/2 ve 150. maddeleri gereğince evliliğin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davacının, davalının epilepsi tedavisi gördüğünü şizo-afektif teşhisi konulduğunu ve sınır zeka düzeyinde olduğunu nikahtan sonra öğrendiği subuta ermiş davacı, davalının bu durumlarını bilse davalı ile nikah yapmayacağını kanıtlamıştır. Dosya kapsamından ve tanık beyanlarından davacı lehine Türk Medeni Kanununun 149/2. madde koşullarının oluştuğu düşüncesindeyim. Evliliğin iptali kararı verilebilmesi için ayrıca Türk Medeni Kanununun 150. maddesindeki koşulların aranmasına gerek olmadığı kanısındayım. Açıkladığım nedenlerden dolayı değerli çoğunluğun ve değerli diğer muhalif üyenin görüşlerine ve gerekçelerine katılmıyorum.