Başvurucu, bir elektronik iletide kullandığı sözlerden dolayı tazminat ödemeye mahkûm edilmesi nedeniyle Anayasa’nın 26. maddesinde koruma altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün ve Anayasa’nın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, bir elektronik iletide kullandığı sözlerden dolayı tazminat ödemeye mahkûm edilmesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinde koruma altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün ve Anayasa’nın maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 19/12/2012 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 24/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 23/1/2014 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 24/1/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünü 25/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/3/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 7/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu olayların geçtiği tarihte, Ankara Üniversitesinde Profesör ve Rektör Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Aynı üniversitede görevli diğer bir profesör olan O.Ö. 2158 kişinin üye olduğu bir elektronik ileti gurubunda üniversite yönetiminin icraatlarını eleştirmiştir. O.Ö’nün eleştirileri şu şekildedir:“Turnikelerin kaldırılması ile ilgili birkaç soru: Daha önce turnikelerin kaldırılması, öğretim üyeleri ve öğrenciler tarafından defalarca istenmiş olduğu ve bu konudaki rahatsızlıklar dile getirildiği halde yönetim neden hep sessiz kaldı? Şimdi birdenbire kaldırılmasının nedenini yönetim bize açıklayabilir mi? Bu hareket bir seçim yatırımı mı? Soruların cevaplanması umudu ile.” Başvurucu O.Ö.’nün eleştirilerine cevap olarak onun elektronik ileti hesabına 8/2/2011 tarihinde şu içerikli bir elektronik ileti göndermiştir: “Sayın O.Ö, ilginç mesajınızı kişiliğinizin aynası olarak algılıyorum. Hani bazı insanlar vardır, ne yapılırsa yapılsın aşağılık duygularının yansısı olarak tepki verirler ya sizinki de öyle bir şey. Bu iş seçim yatırımı değildir. Sizin kime oy vereceğiniz de kimsenin umurunda değil inanın. Biz yönetim olarak yapılması gerekeni yapılması gerektiği zamanda yapıyoruz” O.Ö., başvurucunun yalnız kendisine göndermiş olduğu elektronik iletiyi 9/2/2011 tarihinde elektronik ileti gurubuna atarak guruba dâhil tüm üyelerin görmesini sağlamıştır. O.Ö., başvurucu aleyhine 23/2/2011 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 21/6/2011 tarihinde “Davalının verdiği cevapta; davacıya iltifatta bulunulmamıştır, tartışmaya tarafların mensubu olduğu akademik camianın seviyesine uygun veya orta halli insanların anlayışına uygun şekilde iştirak edilmemiş, tereddüde yer bırakmayacak şekilde davacının girdiği tartışmadaki düşüncelerin, aşağılık duygularının yansıdığı kişiliğin aynası olarak görülerek hakaret edilmiştir. İki kişi arasında özel yazışmada cevap olarak gönderilmemiş aksine Ankara Üniversitesi öğretim mensubu 2158 kişiye açık haberleşme sitesine gönderilmiştir. Tasvip edilmeyen bir düşünceye veya açıklamaya hakaretle cevap verilmiştir. Üniversitede öğretim üyesi olan bir kimseye veya ünvanı olmayan herhangi bir kimseye rektör yardımcısı bir akademisyen tarafından aşağılık duygusu taşıdığı ithamı o kişiyi üzer ve kişilik haklarını ihlal eder, tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak B.K maddesine göre manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir” gerekçesi ile başvurucunun davacıya 3500,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/10/2012 tarihli ilamı ile onanmıştır. B. İlgili Hukuk 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “sorumluluk” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür.”