Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/14463 E. , 2024/16319 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/14463 Karar No : 2024/16319 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve..
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/14463 E. , 2024/16319 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/14463 Karar No : 2024/16319 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ile öngörülebilirlik ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yasama ve yürütme organlarının kişileri suçlu bulma ve cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, ölçülülük ilkesine riayet edilmediği, terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliği bulunduğu ve dava konusu uyuşmazlık hakkında da uygulanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza niteliğinde olması nedeniyle adil yargılanma hakkına ilişkin tüm güvencelerin sağlanması gerektiği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının... CBS sayılı dosyasıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma şüphesiyle ceza soruşturmasının devam ettiği belirtilmiş ise de davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının yargılandığı... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda yer alan; "...Tanık S.E. soruşturma aşamasında; '...bu sohbet grubu ile sohbetler 17/25 Aralık sürecine kadar devam etti. Bu sohbetlerde dini sohbet ve Fetullah Gülen'in vaazları seyrettiriliyor kitapları okutturuluyordu. 17/25 Aralıktan sonra daire başkanlığından atamalar oldu. Bu sohbet grubu dağıldı. Sonrasında eğitim dairede Uluslararası Eğitim Şubede görevli Ş.K isimli polis memuru ataması gerçekleşmeyen eğitim dairede kalan kişiler ile yeni bir sohbet grubu oluşturduk. Bu sohbet grubunda ben, ..., benimle aynı şubede çalışan M.Y, Güvenlik Daire Başkanlığında çalışan A.M. vardı. Grubun organizasyonunu ... yapardı. Sohbetler değilik zamanlarda herkesin evinde olurdu. Sohbeti ... verirdi. Bazen de dışarıdan sivil ... bize sohbet verirdi.' şeklinde ifade verip sanığı teşhis etmiş, talimat mahkemesinde; 'Sanıkla birlikte dini sohbetlere gittik. Beraber POMEM Şube Müdürlüğünde görev yaptık. ... Cumhuriyet Başsavcılığında beyanda bulundum. Kendisini teşhis ettim.' şeklinde beyanda bulunmuş, mahkememizde; 'Sanık ile Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Daire Başkanlığında birlikte çalıştık. Sanık, ben, A.M. ve Ş.K. ile birlikte dini sohbetler yapıyorduk. Bu sohbetleri yapan kişi Ş.K. idi. Bu sohbetler örgütsel sohbetler değildi. Hakkımda aynı suçtan yargılama yapıldı. HAGB kararı aldım, karar kesinleşti. Benim hakkımda garsondan ele geçen dijital materyallerden kodlama vardı. Hatırladığım kadarıyla kodum EA idi. Ancak sohbetlere dışarıdan ... olarak bildiğim K.K ara sıra gelirdi ve o da dini sohbet verirdi.' şeklinde beyanda bulunmuştur. ...Sanık ile aynı yerde görev yapan, sanık ile arasında husumet bulunmayan ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan aldığı HAGB kararı kesinleşen tanık S.E'nin beyanına göre sanığın örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, tanık Salih, sanığın ceza almaması için kovuşturma aşamasında sanık lehine olacak şekilde beyanlarını değiştirip katıldıkları toplantıların örgütsel toplantı olmadığını iddia etse de soruşturma aşamasındaki ifadesi dosya kapsamına daha uygun, ayrıntılı ve samimi bulunarak mahkememizce tanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edildiği...'' şeklindeki beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.