T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/128 KARAR NO : 2025/873 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27.08.2017 tarihinde ----- Havalimanı şantiye sahası içinde davalılardan ----- firmasına ait ------- plakalı aracın ------ plakalı araca ç…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/128 KARAR NO : 2025/873 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27.08.2017 tarihinde ----- Havalimanı şantiye sahası içinde davalılardan ----- firmasına ait ------- plakalı aracın ------ plakalı araca çarpması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, hasarın meydana geldiği günkü şantiye raporları diklekçemiz ekinde ve davalı ------ nolu hasar dosyasında mevcut olduğunu, davalılardan araç sürücü olan ---- ile araç sahibi ------kusurları sebebiyle meydana geldiğini, araçta meydana gelen hasar değer kaybı ve hasar bedelinden sorumlu olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Daval---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: ---- plakalı araç müvekkil şirket tarafından 22.08.2017/2018 vadeli ------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, değer kaybı, bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirttiğini, davacı aracının 10 yaşın üzerinde ve 75.000 km'nin üzerinde olup olmadığı hususunun değer kaybı sorumluluğu açısından değerlendirilmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın ekleri kısmında aşağıdaki durumlarda değer kaybı talepleri teminat dışında bırakıldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı------vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından davadan önce Müvekkil şirkete maddi tazminat sebebiyle başvuruda bulunulduğunu, başvuru ile müvekkili şirket nezdinde ------ numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan incelemeler neticesinde, davaya konu kazanın şantiye sahasında meydana geldiği tespit edildiğini, kazanın meydana geldiği şantiye sahası 2918 sayılı Kanunun anılan, maddesinde yer alan karayolu sayılan yerlerden sayılmadığından, davacı tarafın talebi reddedildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------. vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından 25.04.2018 tarihli toplantı ile unvan değişikliğine dair karar verilmiş olup; müvekkilinin yeni unvanı -------- olduğunu, davacı taraf, müvekkili şirket ile ilgili asılsız iddialarda bulunmuş ancak iddia ettiği olgularla ilgili hiçbir delil sunmadığını, mesnetsiz ve kifayetsiz nedenler ile dava ikame edilmesi usule, hakkaniyete, uluslararası sözleşmelere, hukuk genel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizin 06/04/2021 Tarih ve -----Esas ---- Karar sayılı kararı ile davanın kabulü karar verildiği, ---- BAM ----. HD.---- Esas------ Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. Dava, 27/08/2017 tarihli kaza sebebiyle uğranılan hasara ilişkin maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Her ne kadar dava dilekçesinde değer kaybının talep edildiği de belirtilmişse de eldeki dosyada dava dilekçesi ile yapılan harçlandırmanın yalnızca hasar tazminatına ilişkin olduğu ;değer kaybı yönünde herhangi bir harçlandırılmış talep olmadığı görülmüş ve yargılama hasar tazminatı talebi dikkate alınarak yürütülmüştür.Araç trafik kayıtları ile hasar dosyası celp edilmiştir. Davalı------kazaya karışan davacının alacağı temlik aldığı dava dışı kazaya karışan araca ait aracın kasko sigortacısı, davalı----- kazaya karışan davalıya ait aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, davalı ----araç işleteni, davalı ----- ise kazaya karışan haksız fiil sorumlusu araç sürücüsü olduğu görülmüştür.10/09/2020 tarihli duruşma ara kararı doğrultusunda davalı vekilinin kusur raporuna ilişkin itirazı nedeniyle dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdiine karar verilmiştir. 25/09/2020 tarihli Adli Tıp Kurumunca gönderilen müzekkere cevabında olay ile ilgili İş Kanunu hükümleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, daire görev alanı dışında kaldığından işlem görmeksizin mahkememize iadesine karar verilmiştir. 12/11/2020 tarihli duruşma ara kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu tarafından şantiye de gerçekleşen kaza nedeniyle İş Kanunu hükümleri göz önüne alınarak bu hususun görev alanlarına girmediği belirtilmişse de 2918 sayılı ktk nın 2/a maddesi uyarınca karayolları dışındaki alanlarda kamuya açık olan yerlerde de KTK hükümlerinin uygulanacağı, nitekim Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ---- Esas ------ Karar 26/02/2015 tarihli kararının da bu yönde olduğu gözetilerek kazanın olduğu yerin 2918 sayılı KTK 2/a maddesi uyarınca KTK hükümlerini uygulanacağı yer kabul edilerek Adli Tıp Kurumundan tekrardan kusur raporu istenmesine karar verilmiştir. 31/12/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda olay yerinin şantiye (çalışma sahası) olduğu, bu mahalde çalışma alanına dair iş güvenliği tedbirleri ile çalışma güvenliğinin sağlandığı ve bu sebeple salt KTK'ya göre taraflarınca kusur izafesi yapılması mümkün olmadığını, çeşitli durumlarda park, bahçe ve tarla vb. gibi halkın kullanımına açık olan kamu alanlarında taraflarınca rapor tanzim edilmesi mümkün olsa da, iş güvenliği yönetmeliğinin de geçerli olduğu ve kamuya sınırlı açıklıkta olan şantiye alanlarında kusur izafesi yapılmadığı şeklinde taraflarınca rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce istinaf ilamı da dikkate alınarak bilirkişi heyetinden alınan son raporda özetle; "1-Aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olması hususları yönünden değerlendirilmiştir. 2-Dava konusu 27.08.2017 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında zarar gören ------- plakalı aracın sayın bilirkişi tarafından tespit edilen "35.000,00TL + KDV" hasar onarım tutarından; Davalı ----- Sigorta Şirketi'nin ------ plakalı aracın ZMSS/Trafık sigortacısı olarak; dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihte ZMSS/Trafîk Poliçesi araç başı maddi teminat limiti olan 33.000,00TL'ye kadar sorumluğunun bulunduğu, söz konusu limitin tüketilmesi sonrasında, Davalı ----- Şirketi tarafından düzenlenen ZMSS/Trafik sigorta poliçesinde yer alan "Artan Mali Sorumluluk Kombine Tek Limit" teminat limiti olan 250.000,00TL'ye kadar ve Davalı------tarafından düzenlenen kasko poliçesinde yer alan "İMM (Birleşik)" teminat limiti olan 100.000,00 TL'ye kadar sorumluluklarının bulunduğu; Dava konusu ---- plakalı araçta meydana gelen hasar onarım tutarının tamamından, ----- plakalı aracın maliki Davalı -----. ve araç sürücüsü Davalı ------- müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. Eldeki uyuşmazlık incelendiğinde uyuşmazlığa konu trafik kazasından kaynaklanan alacak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Davalı sigortalar ise ise haksız fiile sebep olan aracın ZMM sigortacısı olması ve diğer sigortanın zarara uğrayan aracın kasko sigortacısı olması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 6.Kitap Birinci kısmında yer alan 1401.vd maddeleri uyarınca sorumlu olacaktır. Öncelikli olarak çözülmesi gereken husus trafik kazasının meydana geldiği yer itibariyle KTK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, kazanın iş kazası veya trafik kazası olarak mı değerlendirileceği hususudur.2918 sayılı KTK'nın 2.maddesi şu şekildedir : '' Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanun hükümleri uygulanır.'' .Nitekim eldeki dosya incelendiğinde kazanın meydana geldiği yerin şantiye sahasının kullanımı için kullanılan şantiye içerisindeki yolda meydana geldiği görülmekle KTK 2/a maddesi uyarınca kazanın meydana geldiği yer itibariyle KTK hükümlerinin uygulanabilir olduğu kanaatine varılmıştır.Nitekim Yargıtay -----.Hukuk Dairesinin-----Sayılı kararında benzer durumdaki bir uyuşmalık hakkında KTK hükümlerinin geçerli olacağı belirtilmiştir.Hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte olan 30/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda kusur ve hasara yönelik yapılan teknik değerlendirmelere itibar edilmiş olup; davalı----- plakalı araç sürücüsünün manevra yaparken KTK 67/A maddesini ihlal etmekle tam kusurlu olduğu ve bilirkişi raporu ile hasar miktarının 41.300,00 TL olarak tespit edildiği görülmüş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temerrüd tarihi ise işleten ve sürücü açısından haksız fiil hükümleri uyarınca kaza tarihi, Zmm sigortacısı açısından başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonrası, kasko sigortacısı açısından ise başvuru tarihinden 45 gün sonrası olarak kabul edilmiştir.Yargılama sırasında davalı ----- şirketi iflas etmiş ise de iş bu iflas kararının ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesinin-----. Sayılı kararı ile kaldırıldığı görülmüş ve -----.İflas dairesinin ------ İflas dosyasında iflas tasfiyesinin bölge adliye mahkemesi kararı uyarınca kapatıldığını bildirir müzekkere gönderdiği görülmekle iflas kararının kaldırılması sonucunda davalı ------- şirketi yönünden verilen durmaya ilişkin ara karar kendiliğinden hükümsüz hale gelmiş ve yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hasara ilişkin tespitlere itibar edilerek ayrıca zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısı ile ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı sorumluluk ilkesi gereği davalı genişletilmiş kasko sigortacısı ----- yönünden, tazminatın ZMMS poliçe limiti olan 33.000,00 TLyi aşan kısmı yönünden sorumlu tutularak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; 41.300,00 TL hasar tazminatının davalı------ ve ------Açısından 28/08/2017 tarihinden itibaren; davalı ------Yönünden 02/10/2017 tarihinden itibaren; davalı --- Yönünden 05/02/2018 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan(davalı ----. 33.000,00 TL'yi aşan kısım itibariyle sorumludur.) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 2.821,20 TL harçtan peşin alınan 825,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.995,67 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 825,53 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı ----- ve ------ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.040,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar------- VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 4.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.385,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.985,10 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.967,82 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.