8. Ceza Dairesi 2024/3319 E. , 2024/9597 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/409 E., 2023/304 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ı…
**8. Ceza Dairesi 2024/3319 E. , 2024/9597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/409 E., 2023/304 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2021/401 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/409 Esas, 2023/304 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve kanuna uygun olması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Ticaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, arama kararı alınmadan sanık ve kullanıcı ... üzerinde arama yapıldığına, ikamette yapılan aramada iki hazurun bulundurulmadığına bu nedenle ikamette ele geçirilen uyuşturucunun delil olarak kullanılamayacağına ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucunun içerisindeki bonzai miktarının yüzde olarak hesaplanmasının gerektiğine ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'da ele geçen uyuşturucunun sanık tarafından kullanıcıya satıldığı ve sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuların sanık tarafından ticaret amacıyla bulundurulduğu iddiasına ilişkindir. 2. Hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler bulunan sanığın ikametine suç tarihinde arama yapılabilmesi amacıyla gidildiğinde ikamet önünde sanıkla hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'nın görüldüğü ve kullanıcının üzerinden mavi poşet içerisinde daralı 5,5 gram ve sanığın ikametinde yapılan aramada daralı 1.2 ve 57 gram bonzai olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 3. Sanığın kollukça müdafii huzurunda alınan savunmasında tanık ...'ya suç tarihinde bir paket bonzai verdiğini ikrar ettiği anlaşılmıştır. 4. Sanığın idrar örneğinde yapılan incelemede uyuşturucu tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 5. Sanık ve tanık ...'da ele geçirilen maddelerin 03.06.2021 ve 06.07.2021 tarihli ekspertiz raporlarında MDMB-4en-PINACA içerdiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır. 6. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerinin sarılı bulunduğu materyaller üzerinde parmak izi tespit edilemediği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Fiziki takip yakalama muhafaza altına alma tutanağı, kriminal raporlar, sanık hakkında alınan bilgiler ile uyumlu fiziki takip tutanağı ve bunlarla uyumlu tutanak tanığı anlatımları, tanıkta ele geçirilen uyuşturucu maddelerle aynı nitelikte ve fazla miktarda uyuşturucu maddenin aynı gün sanığın ikametinde ele geçirilmesi, sanığın aşamalardaki savunmalarında tanığa uyuşturucu madde verdiğine yönelik ikrarı ile tanık ...'nın aşamalardaki beyanları uyarınca sanığın eyleminin sabit olduğu, suça konu maddenin sentetik kannabinoid olması nedeniyle cezasında yarı oranında arttırım yapıldığı, sanığın savunması haricinde dosya kapsamındaki diğer delillerin sanığın mahkumiyeti için yeterli olduğu ve bu suretle uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılan etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde suçta kullanılan eşyaların müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı bu suretle sanığın ikametinde iki parça halinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliğinde oldukları, mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacakları düşünülebilecek olmakla birlikte, sanığın tüm aşamalarda arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmesi hususları hep birlikte gözetildiğinde söz edilen usuli eksikliğin muhakemede bir bütün olarak adil yargılama hakkını ihlal etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; 1. Tanık ...'nın beyan ve teşhisi dışında aleyhinde mahkumiyete yeter delil bulunmadığı aşamada, tanıkta ele geçen uyuşturucuyu tanığa bedelsiz olarak kendisinin verdiğini beyan etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan sanığa verilecek cezadan 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Şahit numunelerin müsaderesine karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/409 Esas, 2023/304 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.