7. Ceza Dairesi 2023/7835 E. , 2024/113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/945 E., 2021/372 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret kararının onanması, bozma A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri
**7. Ceza Dairesi 2023/7835 E. , 2024/113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/945 E., 2021/372 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret kararının onanması, bozma A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, temyiz inceleme isteğinin reddine dair mahkemenin 28.04.2021 tarihli ve 2020/945 Esas sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2013/398 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hapis cezasından çevirme 3.000,00 TL adlî para cezası ve gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.03.2018 tarihli ve 2015/24009 Esas, 2018/2461 Karar sayılı ilâmıyla; "...Suç tarihi itibariyle eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; UYAP kayıtları da dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, sanık hakkında, temyiz incelemesine esas bu davaya konu suç ile aynı nitelikte başka dosyanın da bulunduğu anlaşılmakla; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.02.2012, iddianame tarihinin ise 14.03.2012 olduğu, aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/26531 Esas numarasında kayıtlı aynı mahkemenin 2013/944 E. - 2014/174 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 20.01.2012, iddianame tarihinin ise 08.03.2013 olduğu, Dairemizin 2015/5383 Esas numarasında kayıtlı aynı mahkemenin 2012/174 E. - 2013/330 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 19.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.06.2012 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamında bahsi geçen sanığın zincirleme suça konu 20.01.2012 tarihli ve 19.02.2012 tarihli eylemlerine ilişkin kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir. 4.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2018/512 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ve infazın buna göre yapılmasına, kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 5.Mahkemenin söz konusu kararının sanık ile şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2020 tarihli, 7-2020/16760 sayılı kararı ile; "14.04.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3 ve 5. Maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olduğu, Aynı Kanunun 63. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeye ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." şeklindeki ikinci fıkrası uyarınca; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arşivinde mevcut İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/267 Esas sayılı dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir. ..." şeklindeki gerekçe ile dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar verilmiştir. 6.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/945 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmi ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun' un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ve infazın buna göre yapılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesin delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.04.2023 tarihli ve 7-2022/140999 sayılı, kısmi ret, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi; kurumun katılmasına karar verildiğinden kamu davasının takip edildiği, katılma kararının da kaldırılmadığına ve re'sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; fazla ceza verildiğine, hükmü temyiz ettiğine ilişindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.13.02.2012 tarihinde cadde üzerinde sanığın elindeki poşet içerisinde 9 çeşit toplam 59 paket kaçak sigara ele geçirimiştir. 2.Birleşen dava dosyasına konu eylemde; 19.02.2012 tarihinde caddedeki sanığa ait karton kutu üzerindeki 18 çeşit toplam 60 paket paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. 3.Birleşen dava dosyasına konu eylemde; 20.01.2012 tarihinde cadde üzerinde sigara sattığı görülen sanığa ait 12 çeşit toplam 69 paket kaçak sigara ve puro ele geçirilmiştir. 4.Sanık bozma öncesinde savunmalarında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini beyan etmiştir. 5.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur. 6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, temyiz inceleme isteğinin reddine dair mahkemenin 28.04.2021 tarihli ve 2020/945 Esas sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/945 Esas, 2021/372 Karar sayılı ek kararında Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/945 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.