2. Hukuk Dairesi 2013/22392 E. , 2013/26052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Bakırköy 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :17.07.2013 KARŞI OY YAZISI İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması veya vadesi gelmemiş borç için ise İcra İflas Kanununun 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşması gerekecektir. Olayımızda, ihtiyati haciz kararı verilmesine gerekçe gösterilen alacak, taraflar arasında açılan boşanma davasındaki tazminat isteklerinden
**2. Hukuk Dairesi 2013/22392 E. , 2013/26052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Bakırköy 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :17.07.2013 KARŞI OY YAZISI İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması veya vadesi gelmemiş borç için ise İcra İflas Kanununun 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşması gerekecektir. Olayımızda, ihtiyati haciz kararı verilmesine gerekçe gösterilen alacak, taraflar arasında açılan boşanma davasındaki tazminat isteklerinden kaynaklanmaktadır. Boşanma davasının henüz sonuçlanmadığı, sonuçlansa dahi boşanmaya karar verilip verilmeyeceğinin belli olmadığı, hatta boşanma kararı verilmiş olsa dahi, maddi ve manevi tazminata (TMK.md.174/1-2) hükmetmek için boşanmaya neden olan olaylarda kusurun taraflardan hangisinde bulunduğunun tesbiti gerektiği, bu nedenle, bu kadar belirsiz bir alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma görüşüne katılmıyor, yerel mahkeme kararının onanmasını düşünüyorum. KARŞI OY YAZISI Davacının talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389'ncu maddesi gereğince tesis edilen ihtiyati tedbir kararı, davalının itirazı üzerine 11.07.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin huzurunda kaldırılmış, karar davacı vekili tarafından 10.10 2013 tarihinde temyiz edilmiştir. İhtiyati tedbir kararının HMK.'nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin müstakil bir karar yazılmadığı ve bu kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. 1982 Anayasasının 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin müstakil bir karar yazılmadığına göre, bu durum HMK.'nun 391/2'ye aykırı olup, böyle bir kararın temyizinden bahsedilemeyeceği gibi temyiz edilse de temyiz denetimi mümkün değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlanmıştır. Bu Kanunun 432. maddesine göre temyiz süresi 15 gün olup bu süre temyize konu kararın tebliğinden itibaren işler. İhtiyati tedbir kararlarına ilişkin temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağına dair özel düzenleme de bulunmamaktadır. O halde davacının ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karara yönelik temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz incelemesi yapılması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun 1. bentteki görüşüne katılmıyorum.