Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında şirketin yönetimi ile ilgili fikri ve ticari konularda anlaşmazlıkların bulunduğunu, müvekkilinin şirkete girmesinin engellendiğini, işbu sebeplerden dolayı şirketin devamının mümkün olmadığını belirterek, şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 25/10/2019 tarihinde ... tic. Ltd. Şti. unvanı ile ticaret sicil gazetesine tescille kurulduğunu, 21/08/2020 tarihinde unvanının değiştirilerek ... İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, Ekim 2019 tarihinden bu zamana kadar ticari faaliyetine devam ettiğini, şirketin kurucu ortaklarının %50 pay ile ... ile ... ... olduğunu, şirketin 1.000.000,00-₺ sermaye ile kurulduğunu, müvekkilinin payına düşen sermaye borcunun 250.000,00-₺'lik kısmının nakden ödendiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürün ... ... olduğunu, şirket kurulduğundan beri müvekkilinin hiçbir faaliyet ile ilgili bilgisi olmadığını, şirketten kar payı almadığını, şirket ortaklarının eşleri arasında geçmişten gelen bir husumet bulunduğunu, son 7-8 aylık süreçte şirketin ... ... tarafından verilen vekaletnamelerle başka kişiler tarafından, arka planda ise ... ... tarafından idare edildiğini, şirketin kuruluş aşamasında husumetin bir süreliğine geride bırakıldığını ancak şirket kurulduktan sonra ailedeki husumetin son bulmadığını, müvekkilinin şirketteki haklarını alamadığını ve yetkilerini kullanamadığını, şirketin olağan toplantılarına dahi katılamadığını, ortaklar arasındaki anlaşmazlık nedeni ile şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alamadıklarını, şirket merkezinin Beykoz'dan Eyüpsultan'a taşınarak şirket unvanının değiştirildiğini, bu değişiklikler için ortaklar kurulunun toplanmadığını, müvekkilinin davet edilmediğini, gündem oluşturulmayıp karar alınmadığını belirterek huzurdaki davanın çıkma payının ödenmesi davası olması ve davanın süresinin uzamasının muhtemel olması karşısında müvekkilinin haklarının haleldar olması ihtimaline binaen HMK 389 ve TTK 638 maddeleri kapsamında şirketin aktif-pasif tüm mal varlığına tedbir konulmasını ve neticeten davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını ve davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirketten haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine ve çıkma payının ve ödenmeyen kar payının tespiti ile HMK 107 madde uyarınca şimdilik 100,00-₺'nin müvekkiline ödenmesine, bunların mümkün olmaması halinde davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.