Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5968 E. , 2024/4731 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5968 Karar No : 2024/4731 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- ... Vasisi ... VEKİLİ : Av. ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ...... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5968 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5968 Karar No : 2024/4731 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- ... Vasisi ... VEKİLİ : Av. ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ...... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Aşağı Dudullu Mahallesi, 282 ada, 16 parsel sayılı yerde olan 4.885,74 m2 taşınmazın, 1.145,28 m2'lik alanı üzerinde kesinleşen mahkeme kararı ile davacıların zilyetliklerinin olduğundan bahisle 6292 sayılı Kanun'un 7-1/b maddesi gereğince taşınmazın eski maliklere bedelsiz iadesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Aşağı Dudullu Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 1943 yılında orman olarak sınırlandırıldıktan sonra 1944 yılında dağıtıma tabi tutularak gerçek kişiler adına sicil oluşturulduğu ve intikal müdahil davacıların murislerine geçtiği, daha sonra söz konusu taşınmaz, müdahil murisleri adına tapuda kayıtlıyken yapılan kadastro işlemi sonucu Hazine adına tescil edildiği, bu işleme karşı müdahiller tarafından, Üsküdar Kadastro Mahkemesi'nde açılan dava sonucu, adı geçen Mahkeme'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; söz konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, devlet ormanının bir bölümünün yöntemine uygun olarak orman sınırları dışına çıkarılmadıkça özel mülkiyet konusu yapılamayacağı, tapu senedine itibar edilmeyerek taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davaya konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve 920 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının onandığı ve kararın kesinleştiği, Diğer yandan, dava konusu taşınmaz için davacılardan ... varisleri ..., ..., .., ..., ... ... tarih ve ... kayıt numaralı dilekçe ile, ... ... tarih ve ... kayıt numaralı dilekçe ile , ... ... tarihli ve ... kayıt numaralı dilekçe ile 6292 sayılı Kanunun 6.maddesine göre doğrudan satış talebinde bulunması ve taşınmazla ilgili işbu davada müdahil olan şahısların dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca bedelsiz olarak taraflarına iadesi için başvurması üzerine, davalı idarece durumun incelendiği, ve yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; "6292 sayılı Kanunun 7/1-b maddesine göre taşınmazların iade edilmesi gereken taşınmazlardan oldukları" belirtildiği, bunun üzerine davalı idarece bu rapora istinaden taşınmazın; ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına iade işlemleri yapılmasının Tapu Müdürlüğünden istenildiği ve tapuda müdahiller adına tescilin sağlandığı görülmüş olup, bu durumda, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelere göre bedelsiz iade edilecek taşınmazların; hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar olduğu, dava konusu taşınmazın ise müdahillerin murisleri adına kayıtlıyken yapılan kadastro işlemi sonrası Hazine adına tespit edildiği ve Maliye Hazinesi tarafından Kadastro Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda dava konusu taşınmazın Hazine adına tescil edildiği hususu dikkate alındığında, müdahil şahısların uyuşmazlık konusu taşınmazda 6292 sayılı Kanun hükmüne göre hak sahibi olduğu sonucuna varılmış olup, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığa konu taşınmazların Çırçır ve Şablanbayırı Devlet Ormanı içerisinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın 1943 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alan içerisinde kaldığı, daha sonra 1944 yılında dağıtıma tabi tutularak gerçek kişiler adına sicil oluşturulduğu, kadastro sırasında Hazine adına tespit gördüğü, 6831 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alan içerisinde kaldığı, bununla beraber, taşınmazın kadastro sonrası gerçek kişiler adına oluşan tapu kaydının bulunmadığı ve Kadastro sonrasında Hazine adına yapılan tespite itiraz sonucunda da Kadastro Mahkemesince görülen dava ile yine taşınmazın Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza tapu oluşturulmadan önce malik olan kişilerin, mülkiyet hakkını hiçbir zaman elde edemediği, kadastro çalışmaları sonrası taşınmazın 23.11.1994 tarihinde Çırçır ve Şablanbayırı Devlet Ormanı olarak Hazine adına tescil edildiği, Kadastro sonrasında Hazine adına yapılan tespite itiraz sonucunda Üsküdar Kadastro Mahkemesinin bbb tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davada 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan olmaması ve mahkemece iptal edilmiş bir tapu kaydı bulunmadığından, ilgililerine iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davacılar tarafındın yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca eski kayıt malikleri adına bedelsiz iadesi yapıldığından dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davalı idare yanında müdahiller tarafından; 2017 yılı Ocak ayında açmış oldukları tapu iptal ve tescil davası ile durumdan haberdar oldukları, sürenin burden başlaması gerektiği ve buna göre süre aşımı bulunduğu, adli yargının görevli olduğu, esasa yönelik olarak ise mülkiyet haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra müdahillerin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 1943 yılında orman olarak sınırlandırıldıktan sonra 1944 yılında dağıtıma tabi tutularak gerçek kişiler adına sicil oluşturulduğu ve intikal müdahil davacıların murislerine geçmesinden sonra söz konusu taşınmaz, müdahil murisleri adına tapuda kayıtlıyken yapılan kadastro işlemi sonucu Hazine adına tescil edildiği, bu işleme karşı müdahiller tarafından, Üsküdar Kadastro Mahkemesi'nde açılan dava sonucu, adı geçen Mahkeme'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; söz konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, devlet ormanının bir bölümünün yöntemine uygun olarak orman sınırları dışına çıkarılmadıkça özel mülkiyet konusu yapılamayacağı, tapu senedine itibar edilmeyerek taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davaya konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş ve söz konusu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ...tarih ve ... sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının onanması üzerine karar düzeltme istemi de reddedilerek karar kesinleşmiştir. 2012 yılında davacılar tarafından söz konusu taşınmazın kendilerine satılması talebiyle başvurularda bulunulmuştur. 19/04/2016 tarihinde ise anılan taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında iadesi uygun görülerek davalı yanında müdahiller adına tapuda tescil edilmesi üzerine davacılar tarafından ... tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tapu iptal ve tescil davası açılmıştır. 24/11/2020 tarihinde ise davacılar tarafından taşınmazın eski maliklere bedelsiz iadesine ilişkin işlemin iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde; " Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,...tarihi izleyen günden başlar." düzenlemesi, 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." düzenlemesi, 12. maddesinde de ;"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. " düzenlemesi bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kullanıcı olan davacılar tarafından 2012 yılının muhtelif aylarında doğrudan satış talebiyle başvuruda bulundukları, 19/04/2016 yılında idarece taşınmazın iade kapsamında görülmesi üzerine müdahiller adına tescil edildiği, bunun üzerine de davacılar tarafından 27/01/2017 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açtıkları, ancak dava harcının tamamlanmaması nedeniyle 24/05/2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 24/11/2020 tarihinde ise taşınmazın eski maliklere bedelsiz iadesine ilişkin işlemin iptali istemiyle huzurdaki bu davayı açmışlardır. Bu durumda; dava konusu edilen bedelsiz iade işleminden, davacıların en geç tapu iptal ve tescil davasını açtıkları 27/01/2017 tarihinde haberdar oldukları anlaşıldığından, 27/01/2017 tarihinden itibaren 60 günlük sürenin sonu olan en geç 28/03/2017 tarihine kadar dava açmaları gerekirken, bu tarihten çok sonra açılan 24/11/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı müdahile iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 20/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Uyuşmazlıkta; çekişmeli taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 7. Maddesi kapsamında iadesi uygun görülerek eski malikleri yani müdahiller adına 19/04/2016 yılında tescil işlemi gerçekleştiği, davacılar tarafından müdahiller adına oluşturulan tapunun iptali ve kendi adlarına tescili istemiyle 27/01/2017 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescili davası açtıkları, 24/11/2020 tarihinde ise müdahiller adına yapılan bedelsiz iade işleminin iptali istemiyle de bakılmakta olan huzurdaki bu davayı açtıkları görülmüştür. Somut olayda her ne kadar davacılar tarafından tapu iptal tescil davasını açtıkları tarihten sonraki bir tarihte bu dava açılmış ise de; zilyedi bulundukları taşınmazın bedelsiz iadesine ilişkin kendilerine bir tebligat yapılmadığı ve her ne kadar davacılar tarafından asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescili davası açılmış ise de; bu aşamada kendilerine bedelsiz iadeye ilişkin bir tebligat yapılmaması nedeniyle dava konusu işlemi tüm unsurlarıyla bildiklerinden söz edilemeyeceğinden uyuşmazlık konusu taşınmazın bedelsiz iadesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan bu davada süre aşımı bulunduğuna ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.