Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı tarafından faturaya konu ürün ve malzeme satışı yapıldığını, bu mallara ilişkin faturaların tanzim edildiğini, müvekkilince tanzim olunan faturalara davalının itirazının bulunmadığını, cari hesaba ilişkin olarak davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine ... Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, yapılan takibe davalıca itiraz edilmesi üzerine takibin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurtarma hizmeti verdiği geminin, ... bayraklı ... olarak bilindiğini, esasen geminin Türk Ulusal Gemi Siciline kayıtlıyken, müsaade almaksızın yabancı bayrağa geçen TÜKİYE bayraklı ... gemisi olduğunu, 21/05/2014 tarihinden beri Çanakkale Boğaz çıkışı Yeniköy önlerinde demirli bulunan dava konusu geminin 28/09/2014 tarihinde Liman sahasında demir tarayarak sürüklenmeye başladığını, akabinde karaya oturduğunu, Çanakkale Liman Başkanlığının 01/10/2014 tarihli 59209238/12119 yazısı ile bildirilen resen kurtarma talebinin kazazede gemi kaptanlığına iletildiğini, kazazede gemi kaptanının sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini, aynı zamanda resen kurtarılması çalışmalarına başlanmasına da müsaade etmediğini, Çanakkale Liman Başkanlığının 02/10/2014 tarihli 12145 sayılı yazısı üzerine kazazede gemi yanına gidildiğini, kazazede gemi kaptanının Kurtarma anlaşmasını imzalamaya yine yanaşmamakla birlikte, operasyona müsaade ettiğini, kurtarma hizmeti neticesinde geminin emniyet altına alındığını, geminin piyasa değerinin yaklaşık 350.000,00 USD olduğunu, gemi üzerindeki 1267 Ton soğan yükü olmakla beraber ekonomik değeri olmadığından kurtarılan değere dahil edilmediğini, kurtarma alacaklarının temin zımnında talep edilen teminatın ibraz edilmemesi nedeniyle geminin ihtiyaten haczine kararı verildiğini, ...A.Ş.'nin de gemiyi sicil dışı satıp devrettiğini, geçerli bir devir söz konusu olmadığı için Türk Hukukuna göre ... gemisinin halen Türk Gemisi, malikinin de kurtarma tarihi itibariyle ... A.Ş. olduğunu, bu nedenle kurtarma ücretinden sorumlu olduğunu belirterek, verilen kurtarma hizmeti sebebi ile TTK m. 1304 ve devamı hükümleri gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100.000,00 USD (Yüzibin Amerikan Doları) Kurtarma ücretinin 07/10/2014 kurtarma tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesine göre işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/10/2014 tarih, 2014/102 D.İş ve 2011/101 K. sayılı kararıyla, TÜRKİYE bayraklı NİL-K gemisi hakkında verilen (müsaade almaksın ... bayrağına geçen ... gemisinin) ihtiyati haciz kararının bu dosyadan devamına, yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.1 nolu Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kıyı Emniyetinin gemi karaya oturduktan çok sonra geldiğini, "NIL K" gemisi kaptanının Kurtarma Sözleşmesini imzalamamasından anlaşılacağı üzere, ortada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli bir kurtarma faaliyeti olmadığını, ... Siciline kayıtlı bulunan ... Gemisinin (şimdiki adı...) müvekkili tarafından 20 Mayıs 2013 tarihinde ... isimli gerçek kişiden 210.000,00-ABD Dolar karşılığında satın alındığını, satın almanın gerçekleştirildiği tarihte NIL K gemisinin kayıtlı olduğu ... Sicilinde üzerinde hiçbir takyidat bulunmadığını, geminin ... Finansal Kiralamanın borçları sebebi ile seferden men edildiğini, borçların taraflarınca ödenmiş olmasına rağmen İstanbul Liman Başkanlığı tarafından geminin sicilden terkinine müsaade edilmediğini, Çanakkale Liman Başkanlığınca bu sebeple Liman Çıkış Belgesi düzenlenemediğini, Kıyı Emniyetinin gönderdiği 5 römorkörden 3 römorkörün ise hiçbir faaliyet gerçekleştirmeksizin boşuna motorin ve yakıt israf ettiğini, kaldı ki Kıyı Emniyetinin yerleşik uygulamasında kurtarma ücretinin kurtarılan değerin %8'i olarak hesaplandığını, kurtarılan değerin 240.000.00-ABD Doları ettiğini, buna rağmen işbu dosyada 100.000 Amerikan Doları kurtarma ücreti belirlendiğini, ...gemisinin gerçekleştirildiği ileri sürülen kurtarmanın sonrasında tekrar karaya oturduğunu belirterek, işbu davanın müvekkilleri yönünden reddine ve yargılama masraflan ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2 nolu davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti. arasında fınansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ...isimli geminin zilyetliğini, kira bedeli karşılığında ... ’e bıraktığını, sonrasında finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, geminin Mısır’ın Abu Kir limanında, limandan ayrılma hususunda birtakım problemler yaşaması üzerine geminin kullanımının dava dışı .... isimli şahsa bırakıldığını, gemi Türkiye’ye geldiğinde Türk bayraklı, ... isimli geminin bayrağının vc isminin değiştirilerek ... bayraklı ... isimli gemi yapıldığını, bu hususlardan müvekkilinin sonradan haberi olduğunu, müvekkilinin İstanbul Liman Başkanlığına başvurduğunu, fınansal kiralama şerhinin, finansal kira sözleşmesinin feshine ilişkin İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12 Temmuz 2012 tarih ve 2011/419 Esas, 2012/142 Karar sayılı mahkeme kararı gereği kaldırılmasını talep ettiğini, ancak talebin reddedildiğini, bu sebeple müvekkilinin idare mahkemesinde dava açtığını, bu davanın eldeki dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, geminin çıplak mülkiyetinin müvekkilinde olduğunu, geminin kullanımının ise finansal kiracıya bırakıldığını, finansal kiralama sözleşmesi feshedilince geminin zilyetliğinin .... İsimli şahsa bırakıldığını, bu şahısın söz konusu gemiyi 20 Mayıs 2013 tarihinde ...’e devretmiş olduğunu, Kıyı Emniyetinin kurtarma faaliyetinden doğduğunu iddia ettiği alacağın borçlusu geminin ticari ve teknik idaresini elinde bulunduran gemi donatanı olacağını, ayrıca davacı tarafından kurtarma faaliyeti olarak adlandırılan çalışmanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında gerçek bir kurtarma faaliyeti olmadığını, hesaplanan kurtarma ücretinin de fahiş olduğunu, römorkörün gönderilmesinde Kıyı Emniyetinin geç kaldığını, emniyete alındığı iddia edilen geminin 29.12.2014'te tekrar sürüklenerek karaya oturduğunu, bu durumun kurtarma faaliyetinin başarısız olduğunu gösterdiğini belirterek, yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul I. İdare Mahkemesinin 2014/2056 esas sayılı dosyasının bekletici sorun sayılmasına, Kıyı Emniyeti'nin dava konusu alacağın doğuma sebep olan faaliyetinin Türk Ticaret Kanunu anlamında bir kurtarma faaliyeti olmadığının tespitine, davanın reddine, aksı halde, kurtarma hizmetinden doğduğu iddia edilen alacak miktarının uzman bilirkişilerce doğru şekilde hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.