Başvuru, gönderilen mektupların ceza infaz kurumunca başvurucuya verilmeyerek alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme hakkının ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, gönderilen mektupların ceza infaz kurumunca başvurucuya verilmeyerek alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme hakkının ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/8/2013 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 16/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 26/6/2015 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, görüşünü 12/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 24/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/8/2015 tarihinde bu görüşe karşı beyanda bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve ekleri ile başvuruya konu dosya içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Diyarbakır (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 15/12/1995 tarihli ve E.1995/46, K.1995/738 sayılı kararı ile “devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” suçunu işlediği kanaati ile başvurucunun hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, hapis cezasını çekmekte olduğu Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada A. isimli bir şahıs tarafından kendisine gönderilen mektubun Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 27/6/2013 tarihli ve 2013/251 sayılı kararları ile “ … terör örgütü mensuplarının haberleşmesini sağlayan ifadeler içermesi …” gerekçesine istinaden başvurucuya verilmeyerek alıkonulmasına karar verilmiştir. İki sayfadan oluşan ve el yazısı ile Kürtçe yazılmış mektup, İnfaz Kurumu tarafından Türkçe çevirisi yapılarak tutanağa eklenmiştir. Mektubun değerlendirmeye esas alınan Türkçe tercümesinin ilgili kısımları şöyledir:“ Merhaba H. Yoldaş,Her şeyden önce Kürdistan dağlarından, rehber Apo’nun şahsında sıcak selamlarımı cezaevindeki esirler için gönderiyorum.H. yoldaş … ben şimdiye kadar senden bir haber alamamıştım, sen radyoya mektup göndermiş olabilirsin ama ben duymamışım.…… Birçok anıyı da birlikte yaşadık. Ama ne yazık ki, bu gün baktığımda sen ve Ahmet gibi arkadaşlarım zindanda dört duvar arasındalar, … her ne kadar durum böyleyse de hiçbir zaman paslı teller, beton duvarlar yüreğimizdeki hisleri birbirinden koparamazlar. Biz her zaman sizleri hatırlıyoruz ve bir gün evvelden siz cezaevindeki esirlerin özgürlüğüne kavuşması için mücadeleyi daha coşkulu kılmaya çalışıyoruz.…Ahmet yoldaş eğer bu mektubu dinliyorsan sana eski bazı arkadaşlar hakkında haberler vereceğim. Sizlerin de bildiği gibi Ö., N. ve A.K. arkadaşlar seyde köyündendiler, nerede şehit oldukları belli değildi. Ama bu yıl sicillerini ele geçirdim. … Örgüt içindeki isimleri şöyledir: … H. yoldaş acaba aile ziyaretine geliyor mu? .. bu son kaç yıldır onlardan haber almamışım. Kim nerede, ne yapıyor, kimler sağ bilmiyorum. … Hüseyin yoldaş A. ve A.T. arkadaşların ailesi için de selamlarımı gönder, onlar için yazılı bir çalışma var. Gayet iyi olacağına inanıyorum. … içinde bulunduğumuz bölgeyle ilgili olarak aklınıza ne gelirse yazarsanız iyi olur. Doksanlı yıllarda Kürdistan’ın bir çok bölgesinde olduğu gibi bizim bölgemizde de bir çok olay oldu. Bunların kaybolmaması için yeni nesile söylenmesi lazım. Örnek olarak xebat arkadaşın olayı gibi, Diyarbakır’a bağlı Karakoçan köyünde şehit edilmişlerdi, askerlerin köylere saldırıları, özellikle Elwendi köyüne, insanların tutuklanmaları vb. şeyler. … o dönemde yeni dünyaya gelenler şu anda ellerinde silahlı mücadele içindeler. … o dönemde beşikte olanlar gerilla oldular ve bizimle birliktedirler. Devrimimiz iki nesil aldı içine ve inanıyorum ki devrim sürecinin uzaması halkımız için iyi bir tarihi temel oldu.… ben de çok iyiyim ve şu anda görev bölgesindeyim. Eğer sen ve Ahmet arkadaş mektup yazacak olursanız radyoda okunduktan sonra yazılı olarak elime ulaşırsa iyi olur.…Radyo çalışanlarına da selam ve saygı. Yoldaşlar siz bu mektubu okuduktan sonra H.Ö. gönderirseniz çok iyi olur. Şu anda hangi cezaevinde kaldığını bilmiyorum. Eğer onu bulamazsanız şu anda Ankara Sincan Cezaevinde kalan Ahmet Temiz arkadaşa gönderebilirsiniz. Felat Zindan1/6/2013” Başvurucu, Disiplin Kurulunun anılan kararına karşı Sincan İnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet yoluna başvurmuş; İnfaz Hâkimliği 3/7/2013 tarihli ve E.2013/3749 K.2013/3680 sayılı kararıyla başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"...Hükümlüye gönderilen mektubun ‘F.Z. yani H.T. adıyla ve kod isim olarak kabul edilebilecek iki isimle gönderildiği, mektubun gönderen tarafından doğrudan doğruya muhatabına değil de önce Belçika'da kayıtlı bir adrese ve başka bir isme gönderildiği, sonradan da bu isim tarafından da muhatabına iletilmek üzere postaya verildiği, Hakimliğimize intikal eden birçok dosyadan da ( mesela … esas sayılı dosyalar) anlaşıldığı üzere bu şekilde gönderen tarafından doğrudan muhatabına postalanmayan mektupların Belçika'da kayıtlı bir adrese ulaştırılıp o adreste görünen bir isim tarafından muhatabına iletilmek üzere postaya verildiği, bu uygulamaya göre de mektupların bir merkezde toplandıktan sonra muhataplarına iletildiği, mektuplaşmanın bu şekilde bir merkezin kontrol ve denetiminde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan mektubun içeriğinden de daha önce gerçekleştirilmiş somut terör eylemlerinden bahsedildiği, bu eylemlere katılan kişilerin ve yerlerin anlatıldığı, yapılan terör eylemlerinden olumlu şekilde bahsedildiği, bu eylemlere katılan kişilerin mektuplaştığı anlaşılmıştır.Buna göre gerek mektuplaşmanın usulü gerekse içeriği gözetildiğinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68/ maddesinde belirtilen "terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olma" hali söz konusu olduğundan İdare kararının yerinde ve hukuka uygun olduğu, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir....." Başvurucunun anılan ret kararına karşı yaptığı itirazın Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 16/7/2013 tarihli ve 2013/2321 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. Anılan karar başvurucuya 26/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi şöyledir:“(1)Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.” 5275 sayılı Kanun’un maddesine dayanılarak çıkarılan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün (İnfaz Tüzüğü) maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:“Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.” İnfaz Tüzüğü’nün maddesi şöyledir:“(1) 91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle görevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunu iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonuna iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılan incelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine "görüldü" kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.(2) Resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks ve telgraflar zarfları ile birlikte verilir.” İnfaz Tüzüğü’nün maddesi şöyledir:“(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır.”