4. Hukuk Dairesi 2021/17321 E. , 2023/10490 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/167 - 2020/503 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne - Davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/194 Esas-2019/24 Karar Taraflar arasındaki hayat sigortası kapsamındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar
**4. Hukuk Dairesi 2021/17321 E. , 2023/10490 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/167 - 2020/503 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne - Davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/194 Esas-2019/24 Karar Taraflar arasındaki hayat sigortası kapsamındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Turuncu Elma Hayat Sigortası poliçesi ile hayat sigortası yaptırdığını ve geçirdiği ameliyat neticesinde yüksek dozda ilaç kullandığını, Özel Bayındır Hastanesinden aldığı raporda her ne kadar malign tümörleri içinde olmamakla birlikte dense de hastanın yakın takibi gereklidir ibaresinin mevcut olduğunu, daha sonra kesit patoloji kurumundan aldığı raporda ise tanı olarak papiller karsinoma teşhisi konulduğunu, sigorta kapsamında bulunan kritik hastalıklar teminatının ödenmesi konusunda vermiş olduğu dilekçesine kötü huylu kanser tespit edilemediğinden bahisle olumsuz yanıt verildiğini, gönderdiği ihtarnameye şirketçe olumsuz yanıt verildiğini belirterek sigorta kapsamında bulunan hastalığı sebebiyle ödemiş olduğu primler neticesinde sigortanın ödemekle yükümlü olduğu 53.000 USD karşılığı 95.294,00 TL'nin talep tarihleri olan 15.05.2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Turuncu Elma Hayat Sigortası poliçesinin Özel Şartlar 2., 3. ve 1. maddesinde kanser tanımının "kötü huylu hücrelerin kontrol edilmeyen büyümesi, yayılması ve dokuyu istila etmesiyle kendini gösteren habis bir tümörün varlığı ile ortaya çıkan hastalıktır. Tanısı bir uzman tarafından onaylanmalı ve kesin histolojisi kanıtlanmalıdır" şeklinde düzenlendiğini, ayrıca yine aynı maddenin devamında kapsam dışı durumların sıralanmış olup "premalign tümörler"in bu kısımda yer aldığını, davacının dosyaya sunduğu raporlarda belirtilen tanı ve teşhislere göre, sigorta poliçesinin özel şartlarında düzenlenmiş kanser tanımına giren hiçbir bilgi, bulgu ve raporun mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının poliçede kendi edimi olan prim ödeme borcunu ve doğru beyanda bulunma yükümlülüklerini yerine getirdiği, poliçe süresi içerisinde davacıda kanser hastalığı oluştuğu, bu hastalığın poliçe ile teminat altına alınan kanser türlerinden biri olduğu, oluşan rizikonun teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 95.294,00 TL nin 26.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının tazminat talebine konu hastalığının, poliçenin Özel Şartlarının 2.3. maddesindeki teminat kapsamındaki kritik hastalıkların tanımları kapsamında olmadığından başvurunun 31.05.2011 tarihinde reddedildiğini, davacının aradan 1 yıl gibi bir süre geçtikten sonra şirketlerine başvurarak 15.05.2012 tarihinde ikinci kez tazminat talebinde bulunduğunu, bu kez başvurusuna 09.05.2012 tarihli kesit patolojisi raporunu da eklediğini ve talep üçüncü kez değerlendirmeye alındığını, davacının yeni bir tıbbi değerlendirme raporu almadığını, aynı bilgiler ve belgeler ile ikinci kez farklı bir laboratuvardan rapor alındığını, şirketleri tarafından dördüncü kez yapılan değerlendirmeler ve araştırmalar sonucunda farklı bir bulgu/teşhise rastlanmadığından, davacının bu talebinin de 22.05.2012 tarihli yazı ile reddedildiğini, tazminata konu ettiği hastalığının poliçedeki kritik hastalıklar arasında sayılmadığından ilgili tazminat talebinin şirketleri tarafından reddedildiğini, tazminat başvuru sürecinde şirketlerine sunulan evraklar arasındaki çelişkinin şirketleri için önem taşıdığını, yerel mahkeme kararının esasına yön veren bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu raporunun hukuka uygun hazırlanmadığını, 23.03.2015 tarihli raporda bilirkişinin sigortacılık ve ilgili mevzuatlarda bir yükümlülük olarak görülen bilgilendirmenin şirketleri tarafından yerine getirilmediğinin ifade edildiğini, sigortalının başvuru formunun sadece son sayfasında imzası olduğu ve poliçede kapsam dışında kalan hastalıklardan premaligne tömürü açıklanmadığının ifade edildiğini, başvuru formunun her sayfasının imzalanması gibi bir zorunluluğun sigortacılık mevzuatında öngörülmediğini, hayat sigortası başvuru ve bilgilendirme formunun matbu bir form olmadığını, şirketlerince davacının tazminatının hukuka uygun şekilde reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen raporda ve kesit patolojide 09.05.2012 tarihinde değerlendirilen preparatları papiller karsinom olarak raporlandığı, 19.11.2012 tarihli Gülhane Askeri Tıp Akademisinde değerlendirilen preparatları ise hurtle hücreli karsinom olarak raporlandığı, 22.01.2013 tarihinde Özel Ankara Güven Hastanesinde değerlendirilen preparatları Foliküler Karsinom olarak raporlandığı, mevcut 3 raporda Tiroid Malign Neoplazmı (kanser) ile uyumlu olduğu rapor edilmiş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda davacının hastalığının tiroid kanseri olduğu ve sigorta poliçesinde tanımlanan 17 hastalıktan biri olduğu bildirildiği, alınan raporlar uyarınca davacının kanser hastası olduğu ve bu hastalığının sigorta poliçesi uyarınca teminat kapsamında olduğu gerekesiyle davalının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.01.2019 tarih ve 2013/194 Esas - 2019/24 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen hayat sigorta poliçesi kapsamında yer alan kritik hastalıklar tazminatının ödenmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1487 vd. maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapora göre davacının hastalığının poliçe kapsamında sayılan hastalıklar arasında olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.