8. Hukuk Dairesi 2012/3890 E. , 2012/5345 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2010 gün ve 237/363 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalılara ait olan 5486 parsel sayıl…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3890 E. , 2012/5345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2010 gün ve 237/363 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalılara ait olan 5486 parsel sayılı taşınmazın 267,13 m2 kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, bu kısma ait tapu kaydının iptalini ve bu kısım üzerinde bulunan süs havuzu ile teras balkonun kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve arkadaşları vekili; 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 20 yılı aşkın zilyet olduklarını ve kendi lehlerine müktesep hak oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07.12.2009 tarih, 2009/10709-12637 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile davacı Hazinenin davasında haklı olduğu buna bağlı olarak yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekeceği ...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, davacı Hazinenin karar düzeltme isteği de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.04.2010 tarih 2010/2691-4241 Esas ve Karar sayılı kararıyla reddedilmiş ve mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.