3. Hukuk Dairesi 2024/1739 E. , 2025/1410 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2134 E., 2023/1541 K. DAVA TARİHİ : 17.06.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/434 E., 2022/673 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten v…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1739 E. , 2025/1410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2134 E., 2023/1541 K. DAVA TARİHİ : 17.06.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/434 E., 2022/673 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının eczacı olup ... Eczanesini işlettiğini, davacının davalı ile 2017 yılında yaptığı, protokolün eczanenin nakledildiği adresin daha önce Veli Serçe'ye ait eczane olduğu ve Fetö soruşturması nedeniyle bu eczanenin kapatıldığı bu yerin davacı tarafından kiralanmasının muvazaalı olduğu iddiasıyla davalı tarafından feshedildiğini, feshin iptali için açılan davanın reddedildiğini ve 19.04.2022 tarihinde kararın kesinleşmesi üzerine aynı tarihte Medula ekranının kapatıldığını, bunun üzerine davacının yeniden sözleşme yapma talebinde bulunduğunu ancak davalı Kurum tarafından 07.06.2022 tarihinde bu talebinin haksız olarak reddedildiğini, red gerekçesinin Türk Eczacılar Birliği ile yapılan protokol hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşme yapılması talebinin reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, davalının davacı eczacı ile sözleşme yapmasına ve Medula ekranının açılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davacının 06.11.2017 tarihinde eczanesini naklettiği adreste daha önce Veli Serçe'ye ait eczanenin bulunduğunu, Fetö soruşturması nedeniyle bu eczanenin kapatıldığını, davacı ile Veli Serçe aralarında imzalanmış olan kira kontratı davalı Kuruma ibraz edilmişse de, davalı Kurum tarafından Medula ekranı kapatılan eczane ile aralarında yapılan kontratın muvazaalı olduğu tespit edilerek sözleşmenin feshedildiğini, fesih işleminin iptaline ilişkin açılan davanın reddine karar verildiğini, 09.04.2022 tarihinde ekranın kapatıldığını, bu defa davacı tarafın 07.06.2022 tarihli dilekçe ile sözleşme imzalama talebi ile Kuruma başvuruda bulunulduğunu, davacının aynı adreste devam etmesi nedeniyle sözleşmesinin feshine konu olan durumun değişmediğini, bu nedenle Kurumun 09.06.2022 tarihli yazısı ile davacının yeniden sözleşme yapma talebinin reddedildiğini, davacı ile Borçlar Hukuku çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi imzalayan Kurumun akabinde sözleşme yapıp yapmama hususunda tam bir serbestiye sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;" davacının 07.06.2022 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2022 Protokolün uygulanması talebinin SGK'nın 09.06.2022 tarihli yazısı ile reddedildiği, serbest meslek sahibi olan eczacıların davalı ile sözleşme imzalamak gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı, ancak eczanelerin, davalının sigortalılarına ilaç satışına aracılık etmek istedikleri takdirde, bağlı oldukları meslek örgütü olan TEB ile yapılmış olan tip sözleşmeyi kendi rızaları ile imzalayarak kabul edebilecekleri, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olan sözleşmelerde, sözleşme süresi ile ilgili bir hüküm bulunsa bile sözleşmenin zorla ayakta tutulması yada devam ettirilmesinin istenemeyeceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5/1. maddesi gereğince tarafların bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman fesih hakkının bulunduğu, davalı tarafından davacının sözleşme yapma talebinin reddine karar verildiği, davalının sözleşme yapma zorunluluğunun bulunmadığı, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince talebin reddedilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Protokolün (7.1.) maddesinin, Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Nisan ayında sözleşme yenilenir hükmünü içerdiği, bu protokolle, sözleşme yapmak isteyen ve belirlenen şartlara uyan eczacılarla davalı Kuruma mutlak ve takdir hakkına dayalı olmaksızın sözleşme yapma zorunluluğu getirilmesine karşın, diğer tarafı olan eczacılara ise, bu sözleşmeye taraf olmak isteyip istememek ve başvurup başvurmamak yönünden bir takdir hakkı tanındığı, sözleşme yapmak için başvuran davacının protokol hükümlerini yerine getirmiş olması halinde, davalı Kurumun sözleşme yapmaktan kaçınamayacağı, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği muvazaaa iddiasını ispatlayan bir delil dosyaya sunmadığı ve muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum söz konusu olmadığından davalı Kurumun sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından yaratılan sözleşme yapmama şeklindeki davranışın hukuka uygun olmadığının tespitine ve taraflar arasındaki muazaranın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; davacı ile yapılan Protokolün feshi işleminin sözleşmesi fesh edilen aczacıya ait adreste kiralama yöntemi ile faaliyet gösterilmesinin muvazaalı olduğu sebebiyle yapıldığını, kesinleşen mahkeme kararıyla bu işlemin haklı bulunduğunu, bu kararla muvazaanın ispatlanmış olduğunu, davacının aynı adreste faaliyet gösterdiğini, hiç bir değişiklik bulunmadığını, sözleşme yapma isteğinin reddine ilişkin işlemde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ilaç teminine ilişkin protokol uyarınca sözleşme yapılması talebinin reddine ilişkin muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği muvazaaa iddiasını ispatlayamadığı, davacının sözleşmesinin davalı Kurum tarafından feshine ilişkin işlemin iptali davasında verilen aynı Mahkemeye ait 06.02.2020 tarihli ve 2019/775 Esas - 2020/121 Karar sayılı kararda, sözleşmenin 5/1. maddesi gereğince tarafların bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman fesih hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararla muvazaa iddası ispatlanmış sayılamayacağı hususlarının anlaşılmasına göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.