10. Hukuk Dairesi 2024/10119 E. , 2024/10357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/687 E., 2024/57 K. KARAR : kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan y
**10. Hukuk Dairesi 2024/10119 E. , 2024/10357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/687 E., 2024/57 K. KARAR : kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.02.2018 tarihinde yaşlılık aylığı başvurusunda bulunduğunu, başvurunun son hizmetlerin Bağ-Kur’da geçmiş olması gerekçe gösterilerek ret edildiğini, Yargıtay uygulamasına göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağını ve bu nedenle müvekkiline yaşlılık aylığı bağlamasına ilişkin başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenmeyen aylıkların aybe ay faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının son hizmetinin Bağ-Kur statüsünde olduğunu, 2829 sayılı Kanun'a göre son yedi yıllık fiili hizmet süresinin yarısından fazlasının Bağ-Kur statüsünde geçmiş olması nedeni ile SSK statüsünden aylık bağlanmasının mümkün olmadığını, müvekkil Kurum tarafından yapılan işlemin yasal ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/172-2018/528 sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2019/376-2020/1538 sayılı kararıyla; mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.02.1987 tarihi olması yaşlılık aylığı şartlarının da 25 yıl 50 yaş ve 5375 güne tabi bulunması nedeniyle, bu şartlarının yerine geldiği 24.02.2019 tarihinin dikkate alınması yerine..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2018 tarih 2021/411-2022/473 sayılı kararı ile"...24.02.1969 doğumlu olan davacının 50 yaşını doldurduğu 24.02.2019 günü 4/1-a aylığına hak kazanabileceği, Bu durumda, 27.02.2018 tahsis başvurusuna göre takip eden aybaşı olan 01.03.2018 tarihi itibarıyla 4/1-a yaşlılık aylığı bağlanamayacağı anlaşıldığından, Kurum işleminin yerinde olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. "gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...davacının yargılama safhasında 24.02.2019 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı belirgin olmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre paylaştırılması gereğinin gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, davacıya yaşlılık aylığına hak kazandığı 24.02.2019 tarihini takip eden aybaşından itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a sigorta kolundan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve biriken aylıklarının 01.06.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine vekalet ücretinin hatalı olduğunu, Yargıtay bozmasının kanunun uygulanmasında hata edilmesinden kaynaklı olduğu bu nedenle aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, aslen taleplerinin kabul edildiğini belirterek kararın bu yönü ile bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, son çalışmanın 2829 sayılı Kanuna göre son yedi yıllık fiili hizmet süresinin yarısından fazlasının Bağ-Kur statüsünde geçmiş olması nedeniyle SSK statüsünden aylık bağlanması mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30 ncu maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve Geçici 81 inci maddesi, Anayasanın 141 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bozmaya uyularak verilen karara göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.