6. Hukuk Dairesi 2012/6364 E. , 2012/9669 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının şartları oluşmadığında…
**6. Hukuk Dairesi 2012/6364 E. , 2012/9669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz. Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir. Olayımıza gelince;taraflar arasında 1.7.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kira bedelinin ayın birinci günü ödeneceğini bildirmiştir. Davacı vekilinin bildirdiği ve dava tarihinden önce kira bedellerinin tahsiline ilişkin olarak başlatılan dört ayrı takipde de davalı- borçlunun ödeme gününe ilişkin bir itirazı olmadığı gibi yargılama sürecinde de bu konuda bir savunma ileri sürmemiştir. Bu durumda davacı- kiralayanın bildirdiği ödeme gününe itibar edilmesi gerekir. Davacı 6.8.2010 tarihli takipte 2010 temmuz, ağustos kiralarının ödenmesini istemiş , ödeme emrinin davalı- borçluya 19.8.2010 tarihinde tebliği üzerine temmuz kirasını ödeme emri tebliğinden önce 5.8.2010 tarihinde ödediğini ispatlayarak ağustos kirasını en kısa zamanda ödeyeceğini bildirmiş olmakla 2010 Ağustos kirası nedeniyle bu ihtar haklıdır. Yine davacı 11.2.2011 tarihli takipte 2011 Ocak,Şubat kiralarının ödenmesini istemiş , ödeme emrinin davalı- borçluya 23.2.2011 tarihinde tebliği üzerine ocak kirasını ödeme emri tebliğinden önce 19/01/2011 tarihinde ödediğini ispatlayarak şubat kirasını mart kirası ile birlikte ödeyeceğini bildirmiş olmakla 2011 Şubat kirası nedeniyle bu ihtar da haklı olup, 1.7.2010- 1.7.2011 kira yılı içinde Ağustos ve Şubat aylarına ait kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle iki haklı ihtar olgusu gerçekleşmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.