T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1246 - 2026/662 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1246 KARAR NO : 2026/662 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.02.2024 NUMARASI : 2022/590 Esas 2024/120 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1246 - 2026/662 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1246 KARAR NO : 2026/662 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.02.2024 NUMARASI : 2022/590 Esas 2024/120 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 16.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.04.2022 tarihinde davacının ... plaka sayılı 2015 model ... markalı aracı herhangi tramer/hasar kaydı bulunmaksızın 458.000,00-TL'ye satın aldığını, aracı bir süre şirket işlerinde kullandığını daha sonra aracı satmaya karar verdiğini, alıcı tramer kaydını sorguladığında ise ''KZ1: 08.04.2022 EPR - Çarpışma 35015-TL'' şeklinde hasar kaydı görüldüğünü, hasarsız alınan araçta davalı tarafın kusuru neticesinde ortaya çıkan Tramer kaydı nedeniyle kaydın düzeltilmesinin talep edildiğini, ancak olumlu bir sonuç alamadığını, davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, davalı tarafın kusuru nedeniyle davacının araç satışından kaynaklı zararı ile mahrum kaldığı kardan yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 500,00-TL'nin zararın ortaya çıktığı 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş yargılama sırasında değer artırım dilekçesi ile dava değerini 172.540,39-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın trafik sigorta bilgi ve gözetim merkezine yöneltilmesi gerektiğini, dava değerinin tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, belirsiz alacak talebi ile açılan davada harç ikmali gerektiğini, davacı tarafın iddialarının aksine, olayda davalı şirketin ağır kusuru ya da kabulü söz konusu olmadığını, davacı taraf durum netleşmeden kısa süre içerisinde aracını satmak suretiyle talep ettiği mahrum kalınan kar zararının oluşmasına bizzat kendisi sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aracı üzerinde 35.015,00-TL'lik hatalı tramer kaydı görüldüğünü, davacının gerek 5664 kısa mesaja gönderilen mesajlarında, gerekse sigorta şirketi ile mail yazışmalarında, hatalı tramer kaydının düzeltilmesi için başvurularda bulunduğu ancak sonuç alamadığını, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca işlenen hasar kaydının gerçekte dava dışı ...’nın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihli kazasına ait olduğu, davacı aracına ait bir hasar kaydının olmamasına rağmen bunun davalı sigortanın hatalı bildiriminden kaynaklandığı, bu hatanın düzeltilmesi için davacının iki aya yakın uğraştığı sonrasında ise 28.06.2022 tarihli araç satış ilanının görselinden maliki olduğu aracı 665.000,00-TL ile satışa çıkardığı ancak Ankara 66. Noterliği’nce 06.07.2022 tarih ve 19301 yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi’nden aracını KDV dahil 400.000,00-TL’ye sattığı, hükme esas alınan 30.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının araç satışından kaynaklı zararının 172.540,39-TL olarak hesaplandığı belirtilerek, davanın kabulü ile 172.540,39-TL alacağın 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep konusu netleştirilmeden hüküm kurulduğunu, salt bilirkişi raporunda tespit edilen rakam doğrultusunda karar verildiğini, raporda değer kaybı talebine dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, husumet itirazının değerlendirilmediğini, davacı tarafın işbu dava konusu talebinin tramer kaydının hatalı tutulmasına dayandığından davanın Trafik Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yöneltilmesi gerektiğini, yargılamada dosya kapsamına kazandırılan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından sunulan müzekkere cevabında, dava konusu ... plakalı araç üzerinde tramer kaydının bulunmadığının belirtildiğini, hükmedilen tazminata araç satış tarihi olan 06.07.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı ve dayanaksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında yanlış tramer kaydı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı davalı sigorta şirketi tarafından araca işlenen hatalı tramer hasar kaydı nedeni ile aracını rayiç değerinin altında satılmış olması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmektedir. Davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca işlenen hasar kaydının gerçekte dava dışı ...'nın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihli kazasına ait olduğu, davacının söz konusu aracın Ankara 66. Noterliği'nin 06.07.2022 tarihli araç satış sözleşmesi içeriğinden KDV dahil 400.000,00-TL'ye satıldığı sabittir. Her ne kadar dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın satış tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 572.540,39-TL oluğu tespit edilip bu miktardan aracın noter satış bedeli mahsup edilmek suretiyle davacının uğradığı zarar tespit edilmiş ise de davalı sigorta şirketi yanlış tramer hasar kaydı nedeni ile davcının uğrayacağı gerçek zarardan sorumludur. Bu kapsamda davacının uğradığı zararın tespiti için aracın noter satış bedeli ile bağlı kalınmaksızın satış tarihindeki hatalı tramer kaydı işlenmiş hali ile ikinci el piyasa rayiç değeri tespit edilmeksizin yapılan hesaplama zararın tespitine elverişli olmadığından gerçek zararın belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi yargılama sırasında gerek davalı sigorta şirketi gerekse SGBM'nin yazı cevaplarında dava konusu araca ait bir hasar kaydı bulunmadığı belirtilmiş olması karşısında, söz konusu hasar kaydının dava tarihinden önce kaldırılıp kaldırılmadığı, davacının hasar kaydının kaldırılması için yapmış olduğu başvuruya ilişkin davacıya her hangi bir bilgi verilip verilmediği de tespit edilmemiştir. Bu hali ile yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olup eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Açıklanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından SBGM nezdinde gerekli araştırma yapılarak hatalı olduğu belirtilen tramer kaydının hangi tarihte kaldırıldığı, bu hususta davacı tarafça yapılan başvuru hakkında davacıya bilgi verilip verilmediği de tespit edildikten sonra aracın davacının aracının markası, modeli, yaşı, hasar kaydı birlikte irdelenmek suretiyle aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile hasarsı ikinci el piyasa rayiç değeri değerinin ayrı ayrı tespit edilerek, her iki değer arasındaki fark üzerinden hesaplanan değer kaybı bedelini gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi ek raporu alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n