5. Hukuk Dairesi 2025/7891 E. , 2025/17512 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2225 Esas, 2025/27 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/158 Esas, 2020/657 Karar Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ..., ..., .. .., ... .. .. ve ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer …
5. Hukuk Dairesi 2025/7891 E. , 2025/17512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2225 Esas, 2025/27 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/158 Esas, 2020/657 Karar Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ..., ..., .. .., ... .. .. ve ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalılar vekilleri duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davacının dava konusu taşınmazda 21 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, ana taşınmazın bağımsız bölümlerinin arsa paylarının tapuya tescili sırasında arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleri ile oranlı olarak tahsis edilmediğini iddia ederek arsa paylarının yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu taşınmazı 27/05/1992 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihte arsa payını bildiği halde, aradan geçen 24 yıl boyunca itiraz etmeyerek kullandığını, taşınmazın riskli yapı ve yıkım kararı alındıktan sonra dava açmasının, yıkım sürecini geciktirmeye yönelik olduğunu, kötü niyetle ve dürüstlük kuralına aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazı yaklaşık 24 yıl önce satın aldığını, iktisap ettiği tarihte arsa payını bildiğini ve daha az değer ödediğini, bu süre boyunca apartmanın tüm ortak giderlerine arsa payı orarında daha düşük bedelle katıldığı, taşınmazın yıkım kararı alındıktan sonra müteahhit firma ile yeni bir bina inşaa etme hususunda anlaşma sürecinde açılan davanın iyi niyetle bağdaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... , ... , ... , ... ... ... ve ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, tapuda yer alan hisse paylarının adil olmadığı, bu sebeple raporda gösterildiği gibi yeniden düzenlenmesi gerekmesine rağmen, yerel mahkemenin somut olmayan, soyut gerekçe ile davayı ret etmesinin hukuka ve adalete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmenin kat irtifakı tesisi tarihine göre yapıldığına ve dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölüm metre karelerinin kat irtifakına esas proje dikkate alınarak hesap edildiğine ilişkin somut veri bulunmadığı gibi kat irtifakının kurulduğu 1989 tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı, dava konusu taşınmazda 1989 yılında kat irtifakı kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat irtifakı kurulduğu tarihte arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğunun bilirkişi kurulunca açıkça saptanmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.