8. Ceza Dairesi 2021/8474 E. , 2024/1662 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/166 E. 2016/107 K. Sanıklar ... ve ...'nın yokluklarında verilip 02.05.2016 ve 05.05.2016 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin…
**8. Ceza Dairesi 2021/8474 E. , 2024/1662 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/166 E. 2016/107 K. Sanıklar ... ve ...'nın yokluklarında verilip 02.05.2016 ve 05.05.2016 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.05.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanıkların temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın adresine yapılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine yeniden aynı adresine tebligat çıkarılmadan öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nın temyiz isteği; Suçun sübut bulmadığı gibi yasal unsurlarının da oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'nın sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Suçtan zarar gören ...'nün, bakkal dükkanından alışveriş yapan iki şahsın verdiği 100,00 TL'lik banknotun sahte olduğunu anlayıp aracın plakasını vererek kolluğa müracaatta bulunduğu belirlenmiştir. 3. 05.09.2012 tarihli tutanak ile bahse konu aracın İskilip ilçe merkezinde temyiz dışı sanık ... ile birlikte yakalandığı, araçta yapılan aramada güneşlikte bulunan ruhsat içerisinden 5 adet 100,00 TL, aracın sağ arka kapı döşeme içerisinden ise bir poşet içerisinde 22 adet 100,00 TL'lik banknot ele geçirildiği belirlenmiştir. 4. a) Temyiz dışı sanık ... savunmasında, bahse konu aracı sanık ...'nın kiraladığını, Ordu'dan İstanbul'a gitmek için yola çıktıklarını, ...'nın Çorum'da işlerinin olduğunu söyleyerek Çorum'a doğru yol aldıklarını, Çorum'da kayınpederinin boş evine gittiklerini, ancak evde kimse olmadığı için ayrılıp Kızılırmak kenarında balık tuttuklarını, ... ve yanında tanımadığı kişinin bir bakkala gidip alışveriş yaptıklarını, ...'nın işi olduğunu söyleyip aracın anahtarını da kendisine bırakarak yanından ayrıldığını, sonra da kendisini arayıp Çankırı yolu istikametine hareket etmesini, yolda bekleyeceğini söylediğini, ancak arabanın yanına gittiğinde jandarmanın kendisini yakaladığını ifade ettiği belirlenmiştir. b. Sanık ... savunmasında, bahse konu aracı kendisinin kiraladığını, diğer sanıklar ile Fatsa'dan yola çıkıp İstanbul'a gidecekken Çorum'daki kayınpederini ziyaret etmek istediğini, bu nedenle Çorum'a uğradıklarını, İskilip'te bir bakkaldan adını ... olarak beyan ettiği bir şahısla gidip alışveriş yaptıklarını, parasını ...'ın verdiğini, bir ara postaneye gidip döndüğünde aracı yerinde bulamadığını, sonra da şarjı olmadığından ...'yı arayamadığını, araçta ele geçen paralardan haberinin olmadığını ifade ettiği belirlenmiştir. 5. T.C. ... Sahte Banknot ve Efektif İnceleme Komisyonunun 09.10.2012 tarihli raporu ile; a. Ele geçen beş adet farklı seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı, b. Ele geçen yirmi üç adet farklı seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, bir sıvı ile teması neticesinde sahte banknotların ön ve arka yüzünde baskılı alan görüntüsünde dağılma ve bozulma olduğu için aldatma kabiliyetinin olmadığı, bir sıvı ile temas etmemiş haliyle aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda bir sıvı ile teması neticesinde sahte banknotların ön ve arka yüzünde baskılı alan görüntüsünde dağılma ve bozulma olduğu için sahte olduğunun anlaşılmasının mümkün olduğu, bir sıvı ile temas etmemiş haliyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanıkların yokluklarında verilip 02.05.2016 ve 05.05.2016 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.05.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanıkların temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun 7188 sayılı Kanun ile ve yine adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas olabilecek Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2011 tarihli ve 2008/980 Esas, 2011/1127 Karar sayılı ilamındaki 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu ilamlar yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Suçtan zarar görenin anlatımı, sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın aşamalardaki savunmaları, kolluk tutanakları, ... raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nın kiraladığı araç içerisinde muhafaza ettiği sahte paraları diğer sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.