10. Hukuk Dairesi 2009/8919 E. , 2010/16008 K. "" ...... Davacı, davalı işverenler yanında, 12.08.2001-07.03.2002 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıt…
**10. Hukuk Dairesi 2009/8919 E. , 2010/16008 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Davacı, davalı işverenler yanında, 12.08.2001-07.03.2002 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece, verilen kesin süre içinde, kesin süreye konu işlemin yapılmaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesinde düzenlenen kesin süre, ancak, taraflarca hazırlama ilkesine tabi olan davalarda uygulanması mümkün olup, hakimin resen araştırma yapması gereken, başka bir anlatımla, kendiliğinden araştırma ilkesine tabi olan hizmet tespit davalarında, kesin sürenin uygulama yeri yoktur. Ayrıca, HUMK'nın 163. maddesi hükmüne göre, kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi bakımından, kesin süreye ilişkin ara kararı, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, ülke koşulları ve hayatın gerçekleri göz önünde tutularak, verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, taraflara yüklenen yükümlülükler birer birer açıklanmalı, masraflar kalem kalem bildirilmeli ve tarafların yapacağı işlemler duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak belirlenmeli, kesin süre verilen tarafa, süreye uymamasının sonuçları açıkça anlatılmalı, taraflar uyarılmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, açıklanan ilkelere aykırı olarak davacı vekiline verilen kesin sürenin geçerliliğinden bahsedilemez. ....