Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nın, dünyada ve Türkiye’de çok tanınmış İtalya menşeli köklü bir firma olduğunu, dünyaca bilinen ve tanınan "..." markasının, ticari unvanının ve "..." markasını belirleyici tüm ibarelerin münhasır ve kesin hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin, şirkete adını veren " ..." tarafından 1978 yılından ...’da kurulduğunu, kuruluşundan itibaren bugüne kadar sürekli dünyaca önde gelen şahıslar ve şirketler ile ticari faaliyetlerde bulunduğunu, günümüz itibariyle ise dünya genelinde butik ve mağazalar zincirine sahip olup her türlü lüks giyim ve aksesuarlar ile diğer farklı ürünlerin özel olarak tasarımı, üretimi, satışı ve lisanslanmasında uzun yıllardır hizmet verdiğini, müvekkiline ait "..." markasının, unvanı ve "..." ile bağlantılı diğer tüm markaların, uluslararası ve ulusal anlamda tanınmış markalar olup uluslararası anlamda markanın bilinirliğinden faydalanmak isteyen kişi ve kurumlar karşısında, marka hakkının uluslararası sicile kaydedilmesi suretiyle W1PO (World Intellectual Property Organization/Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) nezdinde uzun yıllardır korunduğunu, müvekkilinin "..." markasının marka hakkının uluslararası alanda korunması için gereken bütün önlemleri aldığını, kaldı ki "..." markasının müvekkilinin ... adına TPMK nezdinde de yıllar önce tescil ve ilan edilmiş olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sicile kaydedilmek suretiyle yıllardır kanunen korunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu "..." markasının ve unvanının kullanımı için herhangi başka gerçek ya da tüzel kişilere kullanım hakkı, lisans ve kanunda sayılmış olan diğer kullanma haklarının verilmediğini, marka ve ünvan üzerinde münhasır hak sahibi olan müvekkili ... dışında söz konusu markanın ve ünvanın üçüncü kişiler tarafından kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, taraflarınca yapılan araştırmalar neticesinde müvekkili adına tescilli ve korunmakta olan "..." markasının, davalı ... LTD.ŞTİ. tarafından "..." adresinde yerleşik olan "... " isimli mağazanın dış ön cephesindeki tabelalarda, mağazada satılmakta olan tüm ürünlerde, markayı ve mağazayı tanıtıcı tüm eşyalarda ve mağazanın içerisinde marka tanıtımı yapılan iç duvarlarda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin ... isimli stil danışmanı ile çalışmakta olduğunu, ... tarafından da davalı şirkete ait "... ..." adlı mağazanın ve mağazada satılmakta olan ürünlerin sosyal medya üzerinden reklam ve tanıtımlarının yapıldığını, bahsi geçen şahsın İnstagram adlı sosyal medyadaki hesabının "emreariofficial" olduğunu, ilgili medya hesabından edinilen resimlerin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı şirketin ... isimli marka danışmanının "..." instagram hesabında davalıya ait mağaza ve ürünlerin reklamlarının yapıldığını, davalıya ait “...” isimli sosyal medya platformunda edinilen müvekkilinin "..." markasını içerir fotoğrafların da dilekçe ekinde sunulduğunu, davaya dayanak ve delil oluşturmak üzere, ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyası ile tespit davası ikame edildiğini, müvekkiline ait "..." markasının davalı tarafından "..." adresinde yerleşik "... " adlı mağazada yer alan ürünlerde, tanıtım kataloglarında, iç ve dış tabelalarda ve her türlü diğer tüm tanıtıcı araçlarda kullanılmakta olduğunun tespitini talep ettiklerini, davalıya ait mağazada 27.01.2017 tarihli olarak yapılan keşif neticesinde bilirkişi raporunda, tespit isteyen müvekkiline ait "..." markasını ihtiva eder materyallerin ve müvekkiline ait "..." markasını içeren ambalaj ve kutuların davalı tarafından tespiti yapılan mağazada haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalıya ait mağazada müşterilerin, satılan ürünlerin müvekkiline ait gerçek "..." markasına ait olduğu inandırılarak giyim ve aksesuar ürünlerinin sanki gerçek "..." markasına aitmiş gibi satışa sunulduğunu, müvekkili için markası ve tanınmışlığının bütün itibarını oluşturduğundan, bu tür ihlal ve tecavüzlerin varlığının müvekkilinin tanınmış markasına büyük ölçüde zararlar verdiğini, "..." markasının marka değeri çok yüksek olduğunu, marka ihlallerinin varlığı halinde hem maddi hem manevi alanda uğranan kayıpların da çok büyük düzeylerde oluştuğunu, "..." markasının gerek WIPO gerekse de TPMK nezdinde tescilli marka olup, müvekkiline ait olduğundan, "... " adı altında bir markanın tescilinin de kanunen mümkün olmadığını, öyle ki "... 19.69" markasının tescili için üçüncü kişiler tarafından başvuruların yapıldığını, ilgili başvuruların TPMK tarafından reddedildiğini davanın kabulüne, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tazminat talepleri bakımından; 6769 sayılı SMK'nun 151. maddesi çerçevesinde, müvekkilinin, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalının bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde 7. ve 149. maddeleri çerçevesinde müvekkilinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talebi yönünden şimdilik 10.000,00 TL nin müvekkili adına davalıya gönderilen ihtarname tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile tahsiline, 6769 sayılı SMK’nun 7. ve 149. maddeleri çerçevesinde müvekkilinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla manevi tazminat talebi yönünden şimdilik 50.000,00 TL nin müvekkili adına davalıya gönderilen ihtarname tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile tahsiline, 6769 sayılı SMK'nun 150.maddesi çerçevesinde davalının eylemlerinin kötü ve uygun olmayan bir şekilde kullanım niteliğinde olduğundan müvekkilinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL itibar tazminatının müvekkili adına davalıya gönderilen ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline, 6769 sayılı SMK'nun 149 .maddesi (d) bendi hükmü çerçevesinde davalı nezdinde mevcut olan müvekkilinin "..." markasını içeren her türlü tabela, levha, afiş, ilan ve ürün ile bu ürünleri üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara masrafları davalıya ait olmak üzere öncelikle tedbiren el konulmasına, yargılama sonucunda 6769 sayılı SMK'nun 149 .maddesi (f) bendi hükmü çerçevesinde tedbiren el konulan tüm ürün ve diğer materyallerin masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, yargılama sonucunda verilen hükmün, 6769 sayılı SMK’nun 149. maddesi (f) bendi hükmü çerçevesinde tirajı en yüksek 3 gazeteden biri ile marka tecavüzünün ulusal yayın yapan yazılı basında Türkiye genelinde ilan verilmesine, yine davalıya ait tüm sosyal medya hesaplarında davanın ve marka tecavüzünün duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.