6. Hukuk Dairesi 2022/4594 E. , 2023/4257 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf.) SAYISI : 2019/86 E., 2022/168 K. DAVA TARİHİ : 06.07.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapı
**6. Hukuk Dairesi 2022/4594 E. , 2023/4257 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf.) SAYISI : 2019/86 E., 2022/168 K. DAVA TARİHİ : 06.07.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatifte 25.11.2010-25.04.2015 tarihleri arasında murahhas müdür olarak sigortasız olarak çalıştırıldığını, aylık 4.000,00 TL olan ücretinin de 30.04.2013-25.04.2015 tarihleri arasında ödenmediğini, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve hafta tatili çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalı vekili daha sonraki beyanlarında davanın görevli mahkemede açılmadığından bahisle öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2016 tarih 2015/433 Esas 2016/251 Karar sayılı kararı ile davacının, davalı kooperatifte murahhas müdür olarak görev yaptığı, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin yerine vekalet sözleşmesinin bulunduğu, 1163 Sayılı Kanun'un 56. maddesinde "Yönetim kurulu üyelerinin belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, ristum ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz." amir hükmü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarih, 2016/4344 Esas, 2019/239 Karar sayılı ilamı ile, taraflar arasında her ne kadar İş Kanunu kapsamında bir hizmet sözleşmesi olmadığı yönünde mahkemenin kabulü doğru ise de dosyada mevcut gerek ticaret sicil gazetesi örneğinden gerekse davalının cevap dilekçesi içeriğinden davacının murahhas müdür olarak görev yaptığı hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı yönetim kurulu üyesi de olmadığına göre davacının müdürlük görevi nedeniyle hak ettiği ücreti talep etme hakkı olup; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56. maddesinin somut olayda uygulama yeri olmadığı, mahkemece kooperatifin tüm kayıt ve defterleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, banka kayıtları getirtilerek, kooperatif uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden, davacının müdürlük ücretinin ne kadar olduğu, müdürlük hizmeti nedeniyle kooperatiften alacaklı olup olmadığı, bu nedenlere dayalı olarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatifin tüm kayıt ve defterleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, banka kayıtları getirtilerek, davacının müdürlük ücretinin 118.802,95-TL olduğu müdürlük hizmeti nedeniyle kooperatiften alacaklı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği ücret alacağı ve diğer taleplerin beş yıllık zamanaşımına tabi olup ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulup mahkemece dikkate alınmadığını, iddialarını ispat külfeti davacıya ait olmakla, 09.07.2020 tarihli duruşmada davacı tarafa maaş bilgilerini ve maaş aldığı banka ve hesap bilgilerini bildirmek için kesin süre verilip ihtarat usule uygun yapılmasına rağmen davacının beyanda bulunmadığı gibi ispat külfetinin davalıda olduğunu beyan ettiğini, mahkemece bu hususların atlanılarak davalı müvekkil aleyhine değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usule aykırılık teşkil ettiğini, ıslah dilekçesinde en yüksek banka mevduat faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu Zira Yargıtay bozma ilamının 31.09.2019 tarihli olup usuli kazanılmış hak nedeniyle davacı tarafın talebini ıslah etmesinin usule aykırı olduğunu, kooperatife kendi soy ismini vermiş olan davacının ceza davasına konu zimmet eylemleri ve diğer konusu suç eylemler nedeniyle davacı kooperatif müdürlüğünü ve yöneticiliğini bırakmak zorunda kaldığını, bu konudaki Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/270E. Sayılı dosyasındaki davacı dahil diğer yönetim kurulu üyelerine yönelik yargılama devam etmekte olduğunu, kooperatifin tüm hesaplarını kontrol eden davacının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden ve dayanaktan yoksun taleplerinin yerel mahkemece kabul edilmesinin açık bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, murahhas müdür ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi 3. Değerlendirme 1- Dava, murahhas müdürün ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2- Davacı, davalı kooperatifte 25.11.2010-25.04.2015 tarihleri arasında murahhas müdürlük yaptığını, aylık 4.000,00 TL olan ücretinin de 30.04.2013-25.04.2015 tarihleri arasında ödenmediğini ileri sürmüştür. 3-(Kapatılan 23. Hukuk Dairesinin) Dairemizin 31.01.2019 tarih, 2016/4344 Esas, 2019/239 Karar sayılı ilamı ile davacının müdürlük ücretinin ne kadar olduğu, müdürlük hizmeti nedeniyle kooperatiften alacaklı olup olmadığı, bu nedenlere dayalı olarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında yeterli araştırma yapılmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu alınmakla yetinilip yazılı şekilde karar verilmiştir. 4- Dosya kapsamında bulunan kooperatif ve banka kayıtlarında murahhas müdür ücretine yönelik bir kararın ve ücret ödendiğine dair bir kaydın yer almadığı, davacı tarafça 25.11.2010 tarihinden 30.04.2013 tarihine kadar ücret ödendiğinin iddia edildiği, 09.07.2020 tarihli ve 24.09.2020 tarihli oturumda davacı vekiline maaş bilgilerini ve maaş aldığı banka ve hesap bilgilerini bildirmek için süre verildiği, davacı vekilince ispat külfetinin davalıda olduğunun beyan edildiği halbuki davalı kooperatif kayıtlarında ücret kararlaştırıldığına veya ödendiğine dair davalı kooperatifi bağlayıcı bir delil ve belge olmadığına göre ispat yükünün davacıda olduğu hususları göz önüne alınarak, davacının bu yöndeki iddiasını ispata elverişli bir delil ve belge sunamadığı da dikkate alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.