12. Ceza Dairesi 2021/3811 E. , 2024/5491 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/253 - 2019/267 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. H…
**12. Ceza Dairesi 2021/3811 E. , 2024/5491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/253 - 2019/267 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2017 tarihli 2016/10312 Esas, 2017/6791 Karar sayılı ilamı ile, "Sanığın, kolluk kuvvetlerince 28.10.2013 tarihinde yapılan tespitten sonra, tek katlı prefabrik binanın kuzey ve güney cephelerine ilave müdahalelerde bulunduğu sabit ise de, sözü edilen ilave müdahalelerin ilk kez, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/255 Esas, 2014/110 Karar sayılı dosyası kapsamında 24.02.2014 tarihinde yapılan keşifte gözlemlendiği, sanık hakkındaki 27.11.2013 tarihli ilk iddianamenin 09.12.2013 tarihinde kabul edilip kovuşturma aşamasının belirtilen tarih itibariyle başlaması ve sanığın da kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, prefabrik yapıda 15.12.2013 tarihine kadar oturduğunu beyan etmesi dikkate alındığında, ilave müdahalelerin, sanık hakkında dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra yapıldığı hususunda şüphe bulunduğu anlaşılmakla; incelenen dosya ile Dairemizin 2015/13125 Esas sayılı dosyasının konusunu oluşturan Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/255 Esas, 2014/110 Karar sayılı dosyası birleştirilerek, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde ve kabule göre de, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması " yönünden hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, mükerrer yargılama yapıldığına, aleyhe bozma yasağının ihlâl edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dairemizin 2015/13125 Esas sayılı dosyasının konusunu oluşturan Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/255 Esas, 2014/110 Karar sayılı dosyası kapsamında mevcut 28.10.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağında, mevcut binanın, prefabrik ve tek katlı olarak inşa edildiğinin, üzerine de dış cephe kaplaması yapıldığının belirtildiği, bahse konu binayı inşa eden sanık hakkında 27.11.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, mahkemece 09.12.2013 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verildiği, olay yerinde 24.02.2014 tarihinde icra edilen keşif sonrası inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişilerce ortak düzenlenen rapor ile, 28.10.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağı günü ve 24.02.2014 keşif günü arasında inşai faaliyetlere devam edildiğinin, binaya tuğlalı ve tek katlı bir kısım eklendiğinin, bahçe kısmı büyütülerek tuğla korkuluk yapıldığının belirlendiği, yargılama sonunda, 22.04.2014 tarihli karar ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine hükmedildiği; inceleme konusu dosya kapsamında yürütülen soruşturmanın da, 26.02.2014 tarihli yapı tatil zaptı eklenmek suretiyle Uzungöl Belediye Başkanlığınca suç duyurusunda bulunulması üzerine başladığı, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen 28.04.2014 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında; 28.10.2013 tarihinde yapılan tespitten sonra, yapının kuzeye bakan cephesine tuğla ile örülmüş, kapı ve penceresi takılmamış, çatısı sac ile örtülmüş, duvarları sıvanmamış, tek katlı, odunluk benzeri bir eklenti, güneye bakan cephesine ise, yaklaşık 30 - 40 cm beton taban dökülerek oturma yerine benzer bir alan ve ayrıca yeni bir baca yapıldığının, bahse konu eklentilerin, Uzungöl Belediyesi görevlilerince mühürleme işleminin uygulandığı 26.02.2014 tarihinde de mevcut olduğunun belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadede, suça konu prefabrik yapıyı yaz aylarında konaklamak amacıyla 2013 yılı Mayıs ayında yaptırdığını, 15.12.2013 tarihine kadar içinde oturduktan sonra İnegöl'e gittiğini beyan ettiği, sanık hakkında 03.06.2014 tarihli iddianame ile ikinci davanın açıldığı, yapılan yargılama sonunda, sanığın, ilk iddianamenin tanzim edildiği 27.11.2013 tarihinden sonra da eylemini sürdürdüğü gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği; Dairemizin 28.09.2017 tarihli, 2016/10312 Esas, 2017/6791 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, sanık hakkındaki dosyalar birleştirilip sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.