8. Ceza Dairesi 2024/14238 E. , 2024/4043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/294 Esas, 2019/477 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/477 Karar sayılı kararı ile, hükümlü
**8. Ceza Dairesi 2024/14238 E. , 2024/4043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/294 Esas, 2019/477 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/477 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149126 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149126 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce 04/01/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2016 tarihli ve 2016/102 soruşturma, 2016/42 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle bu suçtan dolayı kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2017 tarihli ve 2016/349 esas, 2017/139 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2020 tarihli ve 2019/457 Esas, 2020/203 sayılı kararıyla, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, Ayrıca Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, bu karara müteallik Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı ve uyarı yazılarının şüphelinin doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; İncelemeye konu 12/03/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla aynı sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 30/04/2019 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, 04/01/2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak açılan dava sonucunda durma kararı verildiği gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Şüpheli hakkında 12.03.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2019 tarihli, 2019/42438 soruşturma, 2019/1552 Esas, 2019/10926 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 04.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.07.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/477 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 04.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Dosya arasındaki Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/457 Esas, 2020/203 sayılı dosyasının incelenmesinde; Sanık hakkında 04.01.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2016 tarihli ve 2016/102 soruşturma, 2016/42 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle bu suçtan dolayı kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/349 Esas, 2017/139 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/457 Esas, 2020/203 karar sayılı kararıyla, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği kararın 02.12.2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava dosyası kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda şüpheliye itiraz kanun yoluna ilişkin süre ve mercii gösterilmediği kararın ihlali nedeniyle yapılan yargılama sonunda, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019/457 Esas, 2020/203 karar sayılı kararıyla, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilip kesinleşmesi karşısında, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında da sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilip evrakın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/477 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi. ...