5. Hukuk Dairesi 2013/3764 E. , 2013/9934 K. * TAPU SİCİLİNİN TUTULMASINDAN DOĞAN ZARARLAR * KUSURSUZ (OBJEKTİF) SORUMLULUK * TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİNİN BELIRLENMESİ "" Özet: *Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlar- dan Devlet sorumludur. Bu sorumluluk kusura dayanmayan bir sorumluluk türü olduğundan, tapu sicil müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın sicilin tutulmasında kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması…
**5. Hukuk Dairesi 2013/3764 E. , 2013/9934 K.** * TAPU SİCİLİNİN TUTULMASINDAN DOĞAN ZARARLAR * KUSURSUZ (OBJEKTİF) SORUMLULUK * TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİNİN BELIRLENMESİ **"İçtihat Metni"** **Özet:** *T**apu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlar- dan Devlet sorumludur. Bu sorumluluk kusura dayanmayan bir sorumluluk türü olduğundan, tapu sicil müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın sicilin tutulmasında kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir.* *Mahkemece, taşınmazın değerlendirme tarihi gününde belediye imar planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı Belediye Başkanlığından sorularak niteliği belirlenip, bu konuda taraflara delillerini ibraz etmeleri için süre verildikten sonra, bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın arsa vasfında ise emsal karşılaştırması yapılarak, arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmelidir.* Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK.nın 1007. maddesi uyarınca tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 4721 sayılı TMK.nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu 146 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 15627 metrekarelik bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/1272 esas, 2000/517 karar sayılı ilamı ile tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verildiği kararın Yargıtay denetiminden geçerek 28.04.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ek 1 nolu protokol 1. madde ile kabul edilmiş temel haklardandır (Anayasa md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1) ve ancak kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Ne var ki, bu sınırlandırma veya kaldırma gerçekleştirilirken; T.C. Anayasasının 90/5. maddesi ile iç hukuk normu sayılan AİHS hükümlerince AİHM tarafından oluşturulan 30.05.2006 tarih 1262/02 sayılı kararda ifade edildiği üzere; “... bir kişiyi mülkünden yoksun bırakan bir önlemin...”, “kamu yararına meşru bir amaç gütmesi gerektiği...”, bu önlem alınırken başvurulan yollar ve gerçekleştirilmesi amaçlanan hedef arasında makul bir oransallık ilişkisi olması gerektiği...”, kişinin kişisel ve haddinden fazla yük taşıma zorunda kalması halinde gerekli dengenin kurulamayacağı...” açıktır.