DAVACI :VEKİLİ : DAVALI :VEKİLLERİ : DAVA : Sigorta (Kasko Sigortasından Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 29/01/2022KARAR TARİHİ : 20/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 11/11/2022 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde öze
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı asilin ... A.Ş. tarafından 00000382960520130826 barkod numarası ile kendisine gönderilen 05/09/2013 son ödeme tarihli kredi kartı ekstresi ile ... A.Ş.'nin 9420-... müşteri numaralı banka müşterisi olduğundan haberdar olduğunu, davacının bankadan kredi kartı almak için başvuruda bulunmadığını, kimlik bilgileri kullanılarak kartın çıkarıldığı, bu kartın ...'a teslim edildiğini, ...'ın sonu 2562 ile biten kredi kartının sonu 5690 ile biten ... kartının yenilenmesi sebebi ile davacı asile gönderildiğini iddia ettiğini ancak hiçbir zaman ... ile işlem yapmadığını, ancak buna rağmen davalı bankanın borç ödemesi için davacı asile mesajlar gönderdiğini, aramalar yaptığını ve yazılı bildirimde bulunduğunu, davacının kendisi tarafından çıkarılmayan kredi kartından dolayı icra tehditi altına girdiğini, davacı asil aleyhine İzmir 11.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2080 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, ... tarafından açılan itirazın iptali davasında imzanın davacı asile ait olmadığının belirlenmesi neticesinde İzmir 3. Tüketici Mahkemesinin 2015/487 E. Sayılı dosyası üzerinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 04/05/2018 tarihinde kesinleştiği ayrıca konu ile ilgili yapılan şikayet başvurusu üzerine İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/563 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada TCK'nın 245/1 ve 207/1 maddeleri gereğince cezalandırıldığı dosyanın istinaf aşamasında olduğu, itirazın iptali davası neticesi kesinleşen karar uyarınca banka kayıtlarının düzeltilmesi için davalı bankaya bildirimde bulunulmasına rağmen düzeltilmediğini, daha sonra yapılan yazılı ve sözlü başvurular neticesinde kararın kesinleşmesinden bir yıl geçtikten sonra ancak davacı asilin sicilinde düzeltmenin yapıldığını, bunun da mağduriyete yol açtığını, yaşanan bu süreçte davacı asilin herhangi bir yatırım yapamadığını, kredi çekemediğini ve dolayısıyla mağdur olduğunu, davalı bankanın haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumluluğunun tam olduğunu ve bunda diğer davalının da katkısının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yaşanan bu süreçteki yıpranma sebebi ile 75.000,00 TL manevi zararın olay tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.