T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/702 KARAR NO : 2025/864 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ------ Kooperatifi'nin 27.06.20…
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/702 KARAR NO : 2025/864 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ------ Kooperatifi'nin 27.06.2025 tarihinde yapılan son Genel Kurul Toplantısı neticesinde Bakanlık Temsilcileri gözetiminde Yönetim Kurulu'na seçildiklerini, ancak eski yönetim kurulu üyeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 73. maddesine aykırı olarak defter ve belgeleri tarafımıza teslim etmediğini, konu ile ilgili davalılara noter vasıtası ile ihtarname çekildiğini, görev süresi sona eren eski yönetim kurulu, defter ve evrakları yeni yönetime teslim etmeyerek tescil sürecini engellemekte olduğunu, bu durum, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesini zorlaştırdığını, eski yönetim bununla da kalmayarak 11 Ağustos 2025 tarihinde kimseden izin almadan ve yetkisiz olarak tekrar genel kurul seçim kararı aldığını, eski yönetimin 11 Ağustos 2025 tarihinde kimseden izin almadan ve yetkisisz olarak ve hükümet komiseri görevlendirilmeden yasalara aykırı olarak genel kurul gerçekleştirdiğini, 27.06.2025 tarihinde yapılan genel kurulda üye sayısı hazirun cetvelinde 872 iken, 11.08.2025 tarihinde yasalara aykırı olarak yetkisiz yapılan genel kurulda üye sayısı 954 e çıktığı görüldüğünü, son bir ay içerisinde bu şekilde üye artışı hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu yeni üyelerin sırf seçim için kendi taraflarında oy kullanacak şahıslardan seçilmiş olması aşikar olduğunu, bu şahısların kimlikleri, daha önce çalıştığı firmalar ve irtibatları araştırılması gerektiğini, eski üyelerden ------ 11.08.2025 tarihli usulsüz yapılan genel kurulda adaletli ve hakkaniyetli olarak bu genel kurulun usulsüz olduğunu, 27.06.2025 tarihinde yapılan genel kurulla yetkinin yeni yönetimde olduğunu, eski yönetimin tüm defterleri ve yetkiyi yeni yönetime devretmesi gerektiğini açık ve net olarak ifade ettiğini, bu nedenle şahsı adına eski yönetim ----- yapılan bu hukuksuzluklardan sorumlu olmadığını düşündüklerini, sorumlu olmadığı gibi elinden geldiğince eski yönetime uyarılarda bulunmuş ama --- ve ------ bu uyarılara ragmen yasal olmayan eylemlerine devam ettiklerini, hükümet komiseri olamadan mevcut organizasyonu yapan şahıslar hazirun cetvelini açıp sunduklarını, bu genel kurul seçiminin usulsüz yapıldığına dair kooperatif üyelerinin 11.08.2025 tarihinde tuttukları tutanak dilekçemiz ekinde mevcut olduğunu tüm bu nedenlerle yetkisiz şekilde alınan 11.08.2025 tarihli genel kurul toplantısı kararının iptaline karar verilmesini, 27.06.2025 tarihinde yapılan genel kurulda seçimi kazana yeni genel kurulla seçilen yeni yönetime yani bize yetkinin “devrinin sağlanmasını, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ----- cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iptal sebebi teşkil etmeyen hususları gerekçe göstermekte olduğunu, davanın kötü niyetle açıldığı kanaatinde olduğunu, Kooperatif kanununa dayalı olarak, gerçekleştirilen seçimin usule uygun yapılmaması nedeni ile yenilenmesi zarureti hasıl olduğunu, 27/06/2025 tarihinde iptal olan seçim hakkında bireysel olarak bir sorumluluğu bulunmamakta, iptali de yenilenmesi de tarafından değil, Hükümet Komiserinin ( Bakanlık temsilcisi ) görüşleri ve raporlamaları doğrultusunda gerçekleştiğini, genel kurul seçiminin yenilenmesi ve tekrarının kanuna ve usule uygun yapılması gerekliliğinin zarureti sebebi ile, gerçekleştirilmiş olan 11/08/2025 tarihli genel kurulun iptaline yönelik açılmış olan işbu dava kötüniyetli bir şekilde ikame edildiğini, iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili katıldığı duruşmada özetle; 27/06/2025 tarihli genel kurul Ekim ayında tescil alınmış olduğunu, 11/08/2025 tarihli genel kurulun tescil edilmediğini, defterler yeni yönetime Eylül ayında teslim edildiğini, davanın konusuz kaldığını bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ------ usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya karşı cevap vermemiş ve duruşmaya da katılmamıştır.Mahkememizce; ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden dava konusu kooperatifin tüm ticari sicil kayıtları ve 27/06/2025 ve 11/08/2025 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağı ve ----- Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden kooperatifin ana sözleşmesi, güncel ortaklar listesi, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ad, soyad ve adresleri ile 27/06/2025 ve 11/08/2025 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağının bir suretinin (tüm itiraz şerhleri ev ekleriyle birlikte) celp edilerek incelenmiştir. Dava, Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu------Kooperatifi'nin 11/08/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir. Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Yok hükmünde olan genel kurul kararları şeklen meydana gelmemiş olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacağından, bununla ilgili olarak açılan davalar bir tespit davası niteliğinde olacaktır. Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m. 27.maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. Kanunun; şekil, usul ve konusu bakımından amir hükümlerine karşı gelinmesi, kamu düzeni ve kamu yararının ihlali anlamına geleceğinden böyle bir kararın geçersiz olması, iptal davasının açılmasına bağlı olmayacaktır. Bu tür kararların tespiti herhangi bir süreye bağlı olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından muhalefet şerhi aranmaksızın ileri sürülebilir. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır. İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53.maddesinde kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek kişiler; "1.Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri" şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Genel kurul kararına karşı açılacak iptal davasında; davalı, kooperatif tüzel kişiliğidir. Kooperatif tüzel kişiliğini temsil yetkisi yönetim kuruluna ait olduğundan (KK m.55/11) kooperatif tüzel kişiliğini davada yönetim kurulu temsil eder. Yönetim kurulu bu görevini birlikte veya kendi içinde görevlendirdiği üye veya üyeler aracılığı ile asaleten yahut görevlendireceği avukat aracılığı ile vekaleten yerine getirir. Davanın yönetim veya denetim kurulu üyelerinin her biri tarafından açılması halinde de kooperatifi temsil yetkisi yönetim kuruluna aittir.. İptal davasının yönetim kurulunca açılması halinde ise, kooperatifi denetim kurulunun temsil etmesi gerekir ----- Sıfat davanın esasına yani maddi hukuka ilişkin bir kavram olup dava konusu talep bakımından kimin hak sahibi, kimin yükümlü olduğunu ifade eder. Davada davacı ve davalı olarak yer almakla taraf olarak gösterilenlerin maddi hukuk bakımından gerçekten bu niteliği taşıyıp taşımamaları tümüyle birbirinden farklı kavramlardır. Sıfat, tarafın bir özelliği olmadığı gibi usule ilişkin bir kavram da değildir. Aksine sıfat, davanın taraflarının ihtilaflı maddi hukuk ilişkisinin gerçek süjesi olup olmadığı ile ilgilidir (--). Sıfat, nihai karar verildiğinde, davanın haklı veya haksız olduğunu ifade eder. Dava takip yetkisi ve sıfatın davadaki durumunu belirtmek bakımından, davanın yürütülmesi ve karara ulaşmasındaki sürecin dava takip yetkisini, bu sürecin sonunda maddi hukuka yönelik sonucun ise sıfatı karşıladığı söylenebilir (-----). Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Mesela, bir alacak davasında davacı olma sıfatı, o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davacının davacı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir.. Taraf sıfatı dava şartı değildir. Çünkü sıfat, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin, bir maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu, bir def'i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hakim kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (----- Açılan davada hasım olarak, iptal talebine konu 11/08/2025 tarihli genel kurul toplantısında secilen yönetim kurulu üyeleri gösterilmiş ise de kooperatif genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davalarda, husumetin kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğinden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle): 1-)Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-)Davalı ------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ------- verilmesine, 6-)Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-)Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, Dair; davacı ---- vekili ile davalı ------ vekilinin ve davalı ----- yüzüne, diğer davacı ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.