T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1144 KARAR NO : 2025/1354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.02.2020 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1144 KARAR NO : 2025/1354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.02.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/886 E., 2020/60 K. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30.12.2025 YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 Davalı ... Elektirik Ticaret Ve Taahhüt Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 hissesi ...'a ait bağlı ortaklık olarak kurulduğunu, 11.02.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerinin tamamının ... Enerji A.Ş.'ne satılarak özelleştirildiğini, davalı ...-... şirketi tarafından müvekkili şirket dağıtım bölgesinde yer alan ... HES santralinde üretilen enerjinin müvekkiline ait dağıtım hatları kullanılarak ulusal sisteme ulaştırıldığını, bu kullanımın karşılığı olarak düzenlenen bağlantı ve sistem kullanım faturalarının davalı tarafından ödenmediğini, bağlantı ve sistem kullanım bedellerine ilişkin olarak ...-... şirketince dağıtım bedellerinin 2004 ve takip eden yıllar için ... tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı aleyhine idari yargıda dava açıldığını, davalının bu davayı gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, oysa icap-kabul yoluyla kurulan bağlantı anlaşması uyarınca sistemden yararlanan ...-... şirketinin müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, bununla birlikte davalının Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı aleyhine açtığı davanın kabul ile sonuçlandığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı ...'tan 2.293.366,05 TL sistem kullanım bedelinin ödenmesinin talep edildiğini ancak davalının 11.02.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinden önceki döneme ilişkin ödeme yapmayı reddettiği gibi 11.02.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi sonrası döneme ilişkin ödemeyi de faizsiz yapmayı teklif ettiğini, devredilen alacaklar arasında ...-... şirketine ait sistem kullanım bedeli olmadığını, hisse devir sözleşmesi ile ... ve ... arasında alacakların ayrıştırıldığını, ...'a kalan alacakların 16.01.2009 tarihli tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bu kapsamda davalı ...-... şirketine ait sistem kullanım bedelinin ...'a devredilmediğini ileri sürerek, 1.084.545,28 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...-... Elektirik...Anonim Şirketi vekili özetle; Dava konu olan sistem kullanım bedellerinin diğer davalı ... tarafından ödenmesi gerektiğinin yargı kararı ile kesinleşmiş bulunduğunu, söz konusu bedellerin müvekkili şirketten tahsilinin mümkün olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın, idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacının tahsil edemediğini beyan ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketten sistem kullanım bedelinin tahsil edilemeyeceğinin yargı kararı ile kesinleşmiş olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle: Dağıtım Hizmet Bedellerinin miktarını, kime, hangi miktarda ödeneceğini belirleme konusunda bir karar ve taktir hakkı olmayan teşekküllerinin herhangi bir kusuru olmadığını, Devir Protokollerini yaparken Dağıtım Hizmet Bedellerine ilişkin herhangi bir talebi olmayan, bu hususta sözleşmesini basiretli bir tacir gibi incelemeyen uygulama içerisinde de alabileceği miktara ilişkin fatura gönderme görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı tarafın iddialarının yasal dayanağı olmadığını, davada müvekkilinin davalı sıfatı olmadığından, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, ortada tazmin olunacak bir miktardan söz edilse bile bunun ödenmemesinin şirketin kusurundan kaynaklandığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...İddia kapsamında; işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse devir sözleşmesi, sözleşme ekinde yer alan devre esas mizan ve devre esas bilançolar incelenerek sistem kullanım bedelinin devre konu edilip edilmediği konusunda bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. 08.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... ile ... Elektrik Dağıtım AŞ arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin 10.1 maddesinde ...'a devredilen alacaklarla ilgili düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeye göre sözleşme ekindeki Tablo 8'de ...'a devri yapılmış olan alacakların şirketçe tahsil edilmesi halinde tahsilatın ...'a aktarılması gerektiği, devri yapılan sözleşme eki Tablo 8'deki alacaklar arasında dava konusu alacağın bulunmadığı, ... Elektrik Dağıtım AŞ'ne ait hisselerin satışına ilişkin 11.02.2009 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde; ...'a devredilen alacaklar ve dava konusu sistem kullanım alacakları ile ilgili her hangi bir düzenleme yapılmadığı, ...-... firmasınca işletilen hidro elektrik santralinde üretilen elektriğin davacıya ait hatlar kullanılarak ulusal sisteme ulaştırılması nedeniyle, davacı tarafça ...'dan dağıtım bedeli talep edilmesinin mümkün olduğu, ancak davacının söz konusu bedeli arada sözleşme ilişkisi bulunmadığından ...-...'dan talep etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı ... ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, nitekim Ankara 2. İdare Mahkemesinde görülen davada mahkemece sorumluluğun ...'a ait olduğunun saptandığı, hisse devir sözleşmesinin 11.02.2009 tarihinde imzalanmış olması nedeniyle bu tarihe kadar tahakkuk eden dağıtım bedelinin ...'a, bu tarihten sonra tahakkuk eden dağıtım bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, nitekim 11.02.2009 tarihine kadar tahakkuk eden 891.050,31 TL dağıtım bedelinin ...'a ödendiği, bu tarihten sonra tahakkuk eden Kdv dahil 279.153,10 TL dağıtım bedelinin ise davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda; davacının hisse devir sözleşmesinden sonra tahakkuk eden dağıtım bedellerini isteyebileceği belirtilmişse de; davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinde; devre konu alacaklara ilişkin düzenleme yapıldığı, sözleşme ekindeki Tablo 8'de ...'a devri yapılmış alacaklar içinde dava konusu alacağın bulunmadığı, dolayısıyla sistem kullanım ve dağıtım bedeli gibi alacaklarının davacı şirket uhdesinde kaldığı, ...'a ait hisselerin blok halinde satışına ilişkin 11.02.2009 tarihli Hisse Devir Sözleşmesinde; şirket alacaklarına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı dolayısıyla dava konusu alacağın da davacı şirket uhdesinde kaldığı davacının işbu tutarı tavalı ...'dan talep hakkı bulunduğu, davacının davalı ...-... firması ile her hangi bir akdi ilişkisi bulunmadığı, süreçte davacı tarafından davalı ...'a yönelik yazışmalarda muhatap olarak ...'ı kabul ettiği, yargı kararı ile de sorumluluğun ...'a ait olduğunun kesin bir şekilde saptandığı, ... tarafından 11.02.2009 öncesi dönem için dava dışı ...'a ödeme yapılmış olmasının davalıyı borçtan kurtarmayacağı, 9,35 MW kurulu güç üzerinden hesaplama yapılması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, kaldı ki davalı ... (EÜAŞ)'ın 11.02.2009 öncesi dönem için ...'a 891.050,31 TL ödeyerek, 11.02.2009 sonrası için ise davacıya 279.153,10 TL ödemeyi teklif ederek sorumluluğu toplam (891.050,31 TL + 279.153,10 TL)=1.170.203,41 TL bedel üzerinden kabullendiği, davacının talebinin ise 1.084.545,28 TL olduğu anlaşılmakla bu tutarın davalı ... (EÜAŞ) dan tahsiline, davalı ilk olarak 13.06.2011 tarihli yazı ile temerrüde düştüğünden, yazının davalı teşekkülün kayıtlarına girdiği 04.07.2011 tarihten itibaren alacağa (talep gibi) reeskont faizi uygulamasına..." karar verilmiştir. Davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava zamanaşımı süresinin BK hükümlerine dayandığı kabul edildiğinde dahi sebepsiz zenginleşme davalarının tabi olduğu 1 yıllık hatta 2 yıllık süre aşılarak davanın açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda fatura gönderilmemesinin temerrütle ilişkilendirilemeyeceği, fatura gönderilmişse de, temerrüt oluştuğunun ileri sürüldüğünü, ortada muaccel bir borç olduğundan bilirkişi kurulunun haklı olduğunu, ancak burada muaccel bir borç olmadığını, devir sözleşmesinde hükme bağlanmayan idari kararlarla tesis edilen bir işlemin söz konusu olmadığını, bu durumda davacının teşekküle fatura göndermeyerek ödeme de talep etmeyen davacının dava açmasının iyiniyetle bağdaşmadığını, ne kadar ödeneceği iki taraflı olarak yapılan bir mutabakatla belirlenmişken mutabakat tarihinden önceki bir tarihten itibaren alacaklarına faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı ...-... şirketi tarafından işletilen ... Hidro Elektrik Santralinde üretilen elektriğin davacıya ait dağıtım hatları kullanılarak ulusal sisteme taşınması nedeniyle tahakkuk eden sistem kullanım bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken 74.085,29 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 55.563,96 TL harcın düşümü ile kalan 18.521,33 TL harcın davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nden alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 31.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...