2. Ceza Dairesi 2021/9600 E. , 2023/3903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/129 E., 2016/264 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Bozma 1.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesinde; O yer Cumhuriyet savcısının 11.05.2016 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310. maddesinde öngörülen 1 aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 30.06.2016 günü temyiz etmekle, temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğin
**2. Ceza Dairesi 2021/9600 E. , 2023/3903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/129 E., 2016/264 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Bozma 1.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesinde; O yer Cumhuriyet savcısının 11.05.2016 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310. maddesinde öngörülen 1 aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 30.06.2016 günü temyiz etmekle, temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1ç maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 tarihli ve 2015/992 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun belirlenemeyen zaman dilimi içinde, şikâyetçiye ait markete camı kırarak girdikten sonra, 600,00 TL değerinde sigara çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h.2 ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ Çocuk Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/129 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3, 62 ve 51.maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; olay yerinde bulunan kan izinden başka somut bir delil bulunmadığı halde mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suça sürüklenen çocuğun, olay günü tam olarak belirlenemeyen zaman diliminde, şikâyetçiye ait markete camı kırarak girdiği, toplam değeri 600,00 TL olan değişik marka ve sayıdaki sigara paketlerini çaldığı, olay yerinde yapılan incelemede, iş yeri içerisindeki sandalye üzerinden elde edilen kan lekesindeki DNA profilinin, suça sürüklenen çocuğun DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun atılı hırsızlık suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk, atılı suçlamayı inkâr etmiştir. 03.12.2014 tarihli Olay Yeri İnceleme Rapor Formu, 15.01.2015 tarihli Uzmanlık Raporu, 10.03.2015 tarihli Uzmanlık Raporu ve 20.03.2015 tarihli Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A.Tebliğname Görüşü Yönünden; Suça sürüklenen çocuğun Gaziosmanpaşa 1.Çocuk Mahkemesinin 18.06.2015 tarih ve 2015/92 Talimat numaralı duruşmasında kimlik tespiti yapılarak savunması alındıktan sonra, Tekirdağ Çocuk Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli duruşmasında müdafii eşliğinde savunmasının alındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. B.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden; Dosyada mevcut İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarının 15.01.2015 tarihli ve 2014/162 numaralı Uzmanlık Raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun, işyerine girdiği vitrin camı alt yüzeyinden alındığı belirtilen avuç izinin, mukayeseye elverişli olduğu ve veri tabanında herhangi bir avuç izi ile aynı olmadığının tespit edildiği, 20.03.2015 tarihli Uzmanlık Raporunda ise 2014/162 numaralı raporda belirtilen avuç izinin, suça sürüklenen çocuğun sol avuç izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 10.03.2015 tarihli moleküler genetik inceleme konulu Uzmanlık Raporuna göre de; suça konu işyerinde bulunan sandalye üzerinden transfer edildiği bildirilen kan lekesindeki DNA profilinin, suça sürüklenen çocuğun DNA profili ile uyumlu olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ Çocuk Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/129 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak ONANMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.